Küçük işletmeler, siber güvenlik konusunda büyük risk altında bulunuyor. Serbest çalışanlar ve mikro işletme sahipleri, işlerinin yoğun doğası gereği birden fazla şapkayı aynı anda takmak durumunda kalıyor. Finansal işlemlerden insan kaynaklarına, pazarlamadan operasyonel yönetime kadar pek çok farklı sorumluluğu üstlenen bu kişiler, yoğunluk içinde siber güvenlik stratejilerini göz ardı edebiliyor. Ne yazık ki bu durum, siber suçlular tarafından sürekli olarak değerlendirilmekte.
Haber Giriş Tarihi: 17.02.2026 17:15
Haber Güncellenme Tarihi: 17.02.2026 17:16
Kaynak:
Fatma Hatun ALTIKARDEŞ
Yapılan bir araştırmaya göre, küçük işletmelerin yüzde 60’ından fazlası herhangi bir siber saldırıya karşı yeterli korumaya sahip olmadığını ifade ediyor. Dahası, bu işletmelerin yaklaşık yüzde 70’i kapsamlı bir veri yedekleme planı dahi bulundurmuyor. Bu da, bu tür işletmelerin yalnızca bir saldırıyla tüm kritik verilerini kaybetme olasılıklarını yükseltiyor.
Raporda, özellikle fidye yazılımları gibi kötü amaçlı yazılımların küçük işletmeleri hedef alma oranında son üç yılda yüzde 35’lik bir artış görüldüğü ifade ediliyor. Nedeni ise oldukça açık: Bu tür işletmeler genellikle daha küçük bütçelere sahip olduklarından güçlü siber güvenlik altyapılarına sahip olamıyor ve saldırganlar bu zafiyeti hızlıca tespit edebiliyor.
Standart antivirüs programlarının veya basit güvenlik duvarlarının artık yeterli olmadığını belirten uzmanlar, küçük işletmelerin de kurumsal boyuttaki işletmeler gibi çok katmanlı güvenlik çözümlerine yönelmesi gerektiğini belirtiyor. Ayrıca, düzenli personel eğitimleri ile çalışanlara siber güvenlik farkındalığı kazandırılması da büyük önem taşıyor. Yapılan başka bir çalışmada, işletmelere yapılan başarılı saldırıların dörtte üçünün, çalışanların bir oltalama e-postasına ya da sosyal mühendislik saldırısına yanıt vermesiyle gerçekleştiği ortaya kondu.
Tüm bu bulgular ve istatistikler, küçük işletmelerin siber risklere karşı daha bilinçli hareket etmesi gerektiğine işaret ediyor. Siber suç dünyasının her geçen gün geliştiği dikkate alındığında, yalnızca teknik çözümlerle yetinmek yerine, kapsamlı bir koruma stratejisi oluşturulmasının artık bir zorunluluk haline geldiği açıkça görülmekte. Küçük işletmelerin ayakta kalabilmesi ve sürdürülebilir şekilde büyüyebilmesi için bu tür güvenlik önlemlerine yatırım yapması şart.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Küçük işletmeler büyük risk altında
Küçük işletmeler, siber güvenlik konusunda büyük risk altında bulunuyor. Serbest çalışanlar ve mikro işletme sahipleri, işlerinin yoğun doğası gereği birden fazla şapkayı aynı anda takmak durumunda kalıyor. Finansal işlemlerden insan kaynaklarına, pazarlamadan operasyonel yönetime kadar pek çok farklı sorumluluğu üstlenen bu kişiler, yoğunluk içinde siber güvenlik stratejilerini göz ardı edebiliyor. Ne yazık ki bu durum, siber suçlular tarafından sürekli olarak değerlendirilmekte.
Yapılan bir araştırmaya göre, küçük işletmelerin yüzde 60’ından fazlası herhangi bir siber saldırıya karşı yeterli korumaya sahip olmadığını ifade ediyor. Dahası, bu işletmelerin yaklaşık yüzde 70’i kapsamlı bir veri yedekleme planı dahi bulundurmuyor. Bu da, bu tür işletmelerin yalnızca bir saldırıyla tüm kritik verilerini kaybetme olasılıklarını yükseltiyor.
Raporda, özellikle fidye yazılımları gibi kötü amaçlı yazılımların küçük işletmeleri hedef alma oranında son üç yılda yüzde 35’lik bir artış görüldüğü ifade ediliyor. Nedeni ise oldukça açık: Bu tür işletmeler genellikle daha küçük bütçelere sahip olduklarından güçlü siber güvenlik altyapılarına sahip olamıyor ve saldırganlar bu zafiyeti hızlıca tespit edebiliyor.
Standart antivirüs programlarının veya basit güvenlik duvarlarının artık yeterli olmadığını belirten uzmanlar, küçük işletmelerin de kurumsal boyuttaki işletmeler gibi çok katmanlı güvenlik çözümlerine yönelmesi gerektiğini belirtiyor. Ayrıca, düzenli personel eğitimleri ile çalışanlara siber güvenlik farkındalığı kazandırılması da büyük önem taşıyor. Yapılan başka bir çalışmada, işletmelere yapılan başarılı saldırıların dörtte üçünün, çalışanların bir oltalama e-postasına ya da sosyal mühendislik saldırısına yanıt vermesiyle gerçekleştiği ortaya kondu.
Tüm bu bulgular ve istatistikler, küçük işletmelerin siber risklere karşı daha bilinçli hareket etmesi gerektiğine işaret ediyor. Siber suç dünyasının her geçen gün geliştiği dikkate alındığında, yalnızca teknik çözümlerle yetinmek yerine, kapsamlı bir koruma stratejisi oluşturulmasının artık bir zorunluluk haline geldiği açıkça görülmekte. Küçük işletmelerin ayakta kalabilmesi ve sürdürülebilir şekilde büyüyebilmesi için bu tür güvenlik önlemlerine yatırım yapması şart.
(Fatma Hatun Altıkardeş)
Kaynak: Fatma Hatun ALTIKARDEŞ
En Çok Okunan Haberler