Lenfödem, dokularda sıvı birikimiyle karakterize ciddi bir sağlık sorunudur. Özellikle cerrahi müdahaleler, radyoterapi veya kanser tedavilerinden doğan bir yan etki olarak karşımıza çıkan bu durum, doğru zamanda müdahale edilmediğinde hastaların yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyebilir. Uzmanlar, lenfödemle mücadelede erken tedavinin hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor. Yeni yapılan çalışmalar ve gelişen tedavi yöntemleri sayesinde bu kronik rahatsızlığın etkileri büyük ölçüde kontrol altına alınabiliyor.
Haber Giriş Tarihi: 22.11.2025 17:03
Haber Güncellenme Tarihi: 22.11.2025 17:04
Kaynak:
Dilvin ALTIKARDEŞ
Son yayımlanan bilimsel araştırmalardan biri, lenfödemin erken teşhisinde teknolojinin oynadığı rolü vurguluyor. Avrupa’da gerçekleştirilen ve 500 hastayı kapsayan bu geniş çaplı çalışma, ileri seviye görüntüleme tekniklerinin lenfödemi daha başlangıç aşamasında saptamaya yardımcı olduğunu kanıtladı. Araştırma, özellikle kanser tedavisi sonrasında risk taşıyan hastaların düzenli tarama programlarına alınmasını öneriyor. Çalışmayı yürüten uzmanlar, erken teşhis ile hastaların yüzde 70’inde ilerlemiş semptomların önüne geçilebileceğini belirtiyor.
Tedavi açısından bakıldığında ise fiziksel terapi, kompresyon giysileri ve ileri masaj teknikleri (manuel lenf drenajı) hala ön planda yer alıyor. Ancak son yıllarda minimal invaziv cerrahi yöntemleri ve lazer tedavileri gibi yenilikçi uygulamaların da etkinliği kanıtlanmış durumda. Uzmanlara göre, tedavi sürecinin bir parçası olarak hasta eğitimi de unutulmamalı. Hastaların, kendi durumlarını yakından takip edebilmesi, semptomları yönetmede büyük önem taşıyor.
Fizyoterapist uzmanlar, "Lenfödemde erken müdahale hem ağrıyı azaltıyor hem de hastaların hareket kapasitesini artırıyor. Risk grubundaki bireylerin, özellikle cerrahi işlemler sonrasında bu konuda bilinçlenmesi gerekiyor" açıklamasında bulunuyor.
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre lenfödem oranlarının artış göstermesi ve bununla ilişkili uzun vadeli sağlık sorunlarının yaygınlaşması, toplum genelinde farkındalık çalışmaları yapılmasının ne kadar önemli olduğunu gözler önüne seriyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Lenfödemeye karşı erken tedavi
Lenfödem, dokularda sıvı birikimiyle karakterize ciddi bir sağlık sorunudur. Özellikle cerrahi müdahaleler, radyoterapi veya kanser tedavilerinden doğan bir yan etki olarak karşımıza çıkan bu durum, doğru zamanda müdahale edilmediğinde hastaların yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyebilir. Uzmanlar, lenfödemle mücadelede erken tedavinin hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor. Yeni yapılan çalışmalar ve gelişen tedavi yöntemleri sayesinde bu kronik rahatsızlığın etkileri büyük ölçüde kontrol altına alınabiliyor.
Son yayımlanan bilimsel araştırmalardan biri, lenfödemin erken teşhisinde teknolojinin oynadığı rolü vurguluyor. Avrupa’da gerçekleştirilen ve 500 hastayı kapsayan bu geniş çaplı çalışma, ileri seviye görüntüleme tekniklerinin lenfödemi daha başlangıç aşamasında saptamaya yardımcı olduğunu kanıtladı. Araştırma, özellikle kanser tedavisi sonrasında risk taşıyan hastaların düzenli tarama programlarına alınmasını öneriyor. Çalışmayı yürüten uzmanlar, erken teşhis ile hastaların yüzde 70’inde ilerlemiş semptomların önüne geçilebileceğini belirtiyor.
Tedavi açısından bakıldığında ise fiziksel terapi, kompresyon giysileri ve ileri masaj teknikleri (manuel lenf drenajı) hala ön planda yer alıyor. Ancak son yıllarda minimal invaziv cerrahi yöntemleri ve lazer tedavileri gibi yenilikçi uygulamaların da etkinliği kanıtlanmış durumda. Uzmanlara göre, tedavi sürecinin bir parçası olarak hasta eğitimi de unutulmamalı. Hastaların, kendi durumlarını yakından takip edebilmesi, semptomları yönetmede büyük önem taşıyor.
Fizyoterapist uzmanlar, "Lenfödemde erken müdahale hem ağrıyı azaltıyor hem de hastaların hareket kapasitesini artırıyor. Risk grubundaki bireylerin, özellikle cerrahi işlemler sonrasında bu konuda bilinçlenmesi gerekiyor" açıklamasında bulunuyor.
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre lenfödem oranlarının artış göstermesi ve bununla ilişkili uzun vadeli sağlık sorunlarının yaygınlaşması, toplum genelinde farkındalık çalışmaları yapılmasının ne kadar önemli olduğunu gözler önüne seriyor.
(Dilvin Altıkardeş)
Kaynak: Dilvin ALTIKARDEŞ
En Çok Okunan Haberler