Türkiye’nin önemli tarım sektörlerinden biri olan narenciye üretimi, son dönemde artan maliyetler nedeniyle zor günler geçiriyor. Üreticiler, özellikle gübre, enerji ve işçilik fiyatlarındaki yükselişin kendilerini olumsuz etkilediğini bildirerek, bu durumun sürdürülebilirliği tehdit ettiğine dikkat çekiyor.
Haber Giriş Tarihi: 19.02.2026 15:47
Haber Güncellenme Tarihi: 19.02.2026 15:47
Kaynak:
Ayşe YILDIRIM
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre, tarım girdi fiyat endeksi son bir yılda yüzde 30’un üzerinde artış gösterdi. Gübre ve toprak düzenleyici fiyatlarının yüzde 130’lara varan oranlarda artması, narenciye bahçelerinde üretim masraflarını ciddi şekilde artırdı. Ayrıca, elektrik fiyatlarındaki yüzde 60’a yaklaşan yükseliş, sulama maliyetlerini katlarken, hasat için gerekli olan işçilik ücretlerindeki artış da üreticilerin kâr marjını daraltıyor.
Bir çalışmaya göre, narenciye üreticilerinin büyük bir kısmı artan maliyetlerin karşılanabilmesi için ya krediye yöneliyor ya da üretim miktarını azaltarak giderlerini kısmaya çalışıyor. Bu durum, hem üretim miktarında azalma riskini beraberinde getirirken hem de ihracatta sıkıntılı bir dönemin kapısının aralanmasına yol açıyor.
Yerel narenciye üreticilerinden biri olan Ahmet Yıldız, yaşadığı sorunları şöyle açıklıyor: "Son yıllarda üretim girdilerimiz oldukça arttı; gübreden ilaca, elektrikten işçiliğe kadar her şey zamlandı. Biz üretim yapmaktan vazgeçmek istemiyoruz ama bu şartlarda ayakta kalmak çok zor. Devletin tarımsal destekleri artırarak bize yardımcı olmasını bekliyoruz."
Türkiye’de üretilen narenciyenin büyük bir kısmı Avrupa ve Rusya gibi dış pazarlara ihraç ediliyor. Ancak döviz kurlarındaki dalgalanmalar hem maliyet hesaplamalarını zorlaştırıyor hem de ürün fiyatlandırmasında rekabet gücünü doğrudan etkiliyor. Uzmanlar, maliyet artışlarının bu şekilde devam etmesi halinde birçok üreticinin sektörden çekilmek zorunda kalacağını ve bunun da ülke ekonomisini derinden etkileyebileceğini öngörüyor.
Sektörde faaliyet gösteren dernekler ve ziraat birlikleri, hükümetin özellikle tarım girdilerindeki vergi yüklerini azaltması, düşük faizli kredi destekleri sağlaması ve ihracatta üreticilere yönelik teşvik mekanizmalarını devreye sokması gerektiğini vurguluyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Narenciye üreticisi maliyet artışından şikâyetçi
Türkiye’nin önemli tarım sektörlerinden biri olan narenciye üretimi, son dönemde artan maliyetler nedeniyle zor günler geçiriyor. Üreticiler, özellikle gübre, enerji ve işçilik fiyatlarındaki yükselişin kendilerini olumsuz etkilediğini bildirerek, bu durumun sürdürülebilirliği tehdit ettiğine dikkat çekiyor.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre, tarım girdi fiyat endeksi son bir yılda yüzde 30’un üzerinde artış gösterdi. Gübre ve toprak düzenleyici fiyatlarının yüzde 130’lara varan oranlarda artması, narenciye bahçelerinde üretim masraflarını ciddi şekilde artırdı. Ayrıca, elektrik fiyatlarındaki yüzde 60’a yaklaşan yükseliş, sulama maliyetlerini katlarken, hasat için gerekli olan işçilik ücretlerindeki artış da üreticilerin kâr marjını daraltıyor.
Bir çalışmaya göre, narenciye üreticilerinin büyük bir kısmı artan maliyetlerin karşılanabilmesi için ya krediye yöneliyor ya da üretim miktarını azaltarak giderlerini kısmaya çalışıyor. Bu durum, hem üretim miktarında azalma riskini beraberinde getirirken hem de ihracatta sıkıntılı bir dönemin kapısının aralanmasına yol açıyor.
Yerel narenciye üreticilerinden biri olan Ahmet Yıldız, yaşadığı sorunları şöyle açıklıyor: "Son yıllarda üretim girdilerimiz oldukça arttı; gübreden ilaca, elektrikten işçiliğe kadar her şey zamlandı. Biz üretim yapmaktan vazgeçmek istemiyoruz ama bu şartlarda ayakta kalmak çok zor. Devletin tarımsal destekleri artırarak bize yardımcı olmasını bekliyoruz."
Türkiye’de üretilen narenciyenin büyük bir kısmı Avrupa ve Rusya gibi dış pazarlara ihraç ediliyor. Ancak döviz kurlarındaki dalgalanmalar hem maliyet hesaplamalarını zorlaştırıyor hem de ürün fiyatlandırmasında rekabet gücünü doğrudan etkiliyor. Uzmanlar, maliyet artışlarının bu şekilde devam etmesi halinde birçok üreticinin sektörden çekilmek zorunda kalacağını ve bunun da ülke ekonomisini derinden etkileyebileceğini öngörüyor.
Sektörde faaliyet gösteren dernekler ve ziraat birlikleri, hükümetin özellikle tarım girdilerindeki vergi yüklerini azaltması, düşük faizli kredi destekleri sağlaması ve ihracatta üreticilere yönelik teşvik mekanizmalarını devreye sokması gerektiğini vurguluyor.
(Ayşe Yıldırım)
Kaynak: Ayşe YILDIRIM
En Çok Okunan Haberler