Oltalama saldırılarında sahte servis ve alan adı kullanımı yaygınlaşıyor
Oltalama saldırılarında sahte servis ve alan adı kullanımı yaygınlaşıyor
Oltalama saldırıları son yıllarda giderek daha karmaşık ve tehlikeli bir hâl alıyor. Siber suçlular, kurbanları kandırmak ve hassas bilgilerine erişmek için yeni yöntemler geliştiriyor. Bu saldırılarda en dikkat çeken tekniklerden biri ise sahte servis ve alan adları kullanımı. Uzmanlar, bu yöntemin hem bireysel kullanıcıları hem de işletmeleri ciddi şekilde tehdit ettiğine dikkat çekiyor.
Haber Giriş Tarihi: 06.02.2026 16:54
Haber Güncellenme Tarihi: 06.02.2026 16:55
Kaynak:
Ayşe CANDAN
Son yapılan analizler, oltalama saldırılarında kullanılan sahte alan adı oluşturma taktiklerinin hızla arttığını ortaya koyuyor. Saldırganlar, meşru şirket ve kurumların internet adreslerine görsel ya da yazımsal olarak çok benzeyen sahte alan adları oluşturarak, kullanıcıları yanılgıya düşürüyor. Hedeflenen kullanıcı, tıpkı gerçek bir web sitesinde olduğu gibi bilgilerini paylaşırken aslında bu bilgileri siber suçlulara teslim ediyor. Uzmanlara göre bu saldırılar, özellikle e-posta yoluyla yaygınlaşmakta ve genellikle acil bir işlemi yerine getirme baskısı altında kullanıcıyı harekete geçirmeyi hedeflemekte.
Türkiye’de de bu tip saldırıların örnekleri giderek artarken, son dönemde özellikle banka ve kamu hizmeti sağlayıcılarının isimlerinin sıklıkla taklit edildiği gözlemleniyor. Alan adlarında küçük harf değişiklikleri, ekstra bir harf ya da rakam eklenmesi gibi yöntemlerle hazırlanan sahte siteler, gerçeğinden ayırt edilmesi neredeyse imkânsız hâle geliyor.
Araştırma şirketlerinin raporlarına göre, kullanıcıların büyük bir kısmı bu tür saldırıları fark edemeden oltaya düşüyor. Siber dolandırıcılar, sadece kişisel bilgileri çalmakla kalmayıp, aynı zamanda para transferi gibi işlemleri illegal yollarla gerçekleştirebiliyor. Çevrimiçi alışveriş yaparken ya da e-postalarını kontrol ederken dikkatli olmayan bireyler, dolandırıcılığın hedefi hâline geliyor.
Siber güvenlik uzmanları, bu tür tehditlere karşı bireyleri ve şirketleri bilinçlendirmek gerektiğini belirtiyor. Öncelikle, kullanıcıların e-postalarında gelen bağlantılara tıklamadan önce alan adını dikkatle incelemeleri gerektiği vurgulanıyor. Güvenilir bir antivirüs programının aktif bir şekilde çalışması ve düzenli olarak güncellenmesi de kritik öneme sahip. Ayrıca, resmi bir kurumun ya da şirketin gönderdiği iddia edilen e-postaların doğruluğu teyit edilmeli ve mümkünse doğrudan kurumun kendi web adresine giriş yapılarak işlemler gerçekleştirilmelidir.
Gelecekte teknolojinin daha da gelişmesiyle bu saldırıların tekniklerinin de daha sofistike bir şekilde evrilmesi bekleniyor. Bu nedenle siber farkındalık eğitiminin artırılması ve kullanıcıların temel düzeyde bilgi güvenliği protokollerini öğrenmesi büyük önem taşıyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Oltalama saldırılarında sahte servis ve alan adı kullanımı yaygınlaşıyor
Oltalama saldırıları son yıllarda giderek daha karmaşık ve tehlikeli bir hâl alıyor. Siber suçlular, kurbanları kandırmak ve hassas bilgilerine erişmek için yeni yöntemler geliştiriyor. Bu saldırılarda en dikkat çeken tekniklerden biri ise sahte servis ve alan adları kullanımı. Uzmanlar, bu yöntemin hem bireysel kullanıcıları hem de işletmeleri ciddi şekilde tehdit ettiğine dikkat çekiyor.
Son yapılan analizler, oltalama saldırılarında kullanılan sahte alan adı oluşturma taktiklerinin hızla arttığını ortaya koyuyor. Saldırganlar, meşru şirket ve kurumların internet adreslerine görsel ya da yazımsal olarak çok benzeyen sahte alan adları oluşturarak, kullanıcıları yanılgıya düşürüyor. Hedeflenen kullanıcı, tıpkı gerçek bir web sitesinde olduğu gibi bilgilerini paylaşırken aslında bu bilgileri siber suçlulara teslim ediyor. Uzmanlara göre bu saldırılar, özellikle e-posta yoluyla yaygınlaşmakta ve genellikle acil bir işlemi yerine getirme baskısı altında kullanıcıyı harekete geçirmeyi hedeflemekte.
Türkiye’de de bu tip saldırıların örnekleri giderek artarken, son dönemde özellikle banka ve kamu hizmeti sağlayıcılarının isimlerinin sıklıkla taklit edildiği gözlemleniyor. Alan adlarında küçük harf değişiklikleri, ekstra bir harf ya da rakam eklenmesi gibi yöntemlerle hazırlanan sahte siteler, gerçeğinden ayırt edilmesi neredeyse imkânsız hâle geliyor.
Araştırma şirketlerinin raporlarına göre, kullanıcıların büyük bir kısmı bu tür saldırıları fark edemeden oltaya düşüyor. Siber dolandırıcılar, sadece kişisel bilgileri çalmakla kalmayıp, aynı zamanda para transferi gibi işlemleri illegal yollarla gerçekleştirebiliyor. Çevrimiçi alışveriş yaparken ya da e-postalarını kontrol ederken dikkatli olmayan bireyler, dolandırıcılığın hedefi hâline geliyor.
Siber güvenlik uzmanları, bu tür tehditlere karşı bireyleri ve şirketleri bilinçlendirmek gerektiğini belirtiyor. Öncelikle, kullanıcıların e-postalarında gelen bağlantılara tıklamadan önce alan adını dikkatle incelemeleri gerektiği vurgulanıyor. Güvenilir bir antivirüs programının aktif bir şekilde çalışması ve düzenli olarak güncellenmesi de kritik öneme sahip. Ayrıca, resmi bir kurumun ya da şirketin gönderdiği iddia edilen e-postaların doğruluğu teyit edilmeli ve mümkünse doğrudan kurumun kendi web adresine giriş yapılarak işlemler gerçekleştirilmelidir.
Gelecekte teknolojinin daha da gelişmesiyle bu saldırıların tekniklerinin de daha sofistike bir şekilde evrilmesi bekleniyor. Bu nedenle siber farkındalık eğitiminin artırılması ve kullanıcıların temel düzeyde bilgi güvenliği protokollerini öğrenmesi büyük önem taşıyor.
(Ayşe Candan)
Kaynak: Ayşe CANDAN
En Çok Okunan Haberler