SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Olumsuz duygular duygusal yeme bozukluğunu tetikliyor

Modern yaşamın getirdiği yoğun stres, kaygı ve duygusal dalgalanmalar, bireylerin beslenme alışkanlıklarını ciddi şekilde etkileyebilir. Özellikle duygusal yeme bozukluğu, olumsuz duygularla başa çıkmada bir kaçış mekanizması olarak öne çıkıyor. Son yıllarda yapılan araştırmalar, bu bozukluk ile güçlü bir bağ kurulan olumsuz duyguların doğrudan tetikleyici bir rol oynadığını ortaya koyuyor.

Haber Giriş Tarihi: 09.04.2026 16:50
Haber Güncellenme Tarihi: 09.04.2026 16:51
Kaynak: Fatma Hatun ALTIKARDEŞ
Olumsuz duygular duygusal yeme bozukluğunu tetikliyor

Uzmanlar, bireylerin sıkıntılı hissettiği anlarda daha çok yüksek kalorili, şekerli veya karbonhidrat açısından zengin gıdalara yöneldiğini belirtiyor. Bu tür gıdalar, kısa vadeli bir rahatlama sağlayıp beynin ödül mekanizmasını aktive ederek geçici bir "iyi hissetme" durumu yaratabiliyor. Ancak bu geçici hisler yerini hızla suçluluk, pişmanlık ve kontrol kaybı hissine bırakıyor, böylece bir kısır döngü oluşuyor. Duygusal yeme bozukluğu bu özelliğiyle hem fiziksel sağlık hem de psikolojik iyi oluş açısından ciddi sonuçlar doğurabiliyor.

Bir grup akademisyenin 2022 yılında gerçekleştirdiği geniş kapsamlı bir araştırma, duygusal yeme bozukluğunun özellikle yoğun kaygı, depresyon ve öfke gibi duyguların ardından tetiklendiğini gözler önüne serdi. Çalışmada yer alan katılımcıların büyük bir bölümünün, stresli olaylardan sonra yemek yeme oranlarında artış gösterdiği tespit edildi. Bu eğilimin, çocukluk çağı travmaları ve bireyin stres yönetimi yetenekleriyle de bağlantılı olduğu ifade edildi.

Duygusal yeme bozukluğuna dair farkındalık yaratmak için yapılan çalışmalar artarken, uzmanlar bu sorunun disiplinler arası bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini ifade ediyor. Hem psikolojik hem de fiziksel sağlık kriterleri göz önünde bulundurularak yapılacak bütüncül tedavi yaklaşımları sayesinde bireylerin bu kısır döngüden kurtulabileceğine inanılıyor.

(Fatma Hatun Altıkardeş)

Kaynak: Fatma Hatun ALTIKARDEŞ

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.