Kas kütlesinin büyüklüğü, özelikle spor dünyasında sıkça konuşulan ve sıklıkla bir başarı ölçütü olarak kullanılan bir kavramdır. Ancak yapılan son araştırmalar, kas hacminin büyüklüğünden ziyade kasların ürettiği kuvvetin başarı ve genel sağlık açısından çok daha kritik bir rol oynadığını ortaya koyuyor.
Haber Giriş Tarihi: 21.02.2026 16:04
Haber Güncellenme Tarihi: 21.02.2026 16:05
Kaynak:
Ayşe CANDAN
Yakın zamanda yayımlanan bir bilimsel çalışmada, kas kuvveti ile bireyin genel yaşam kalitesi ve hastalıklara karşı direnci arasında güçlü bir bağ olduğu tespit edildi. Araştırmaya katılan yüzlerce gönüllü üzerinde yapılan ölçümlerde, büyük kas kütlesine sahip olan bireylerin çoğunun kas kuvveti anlamında yetersiz kalabildiği; buna karşın daha küçük kas kütlesine sahip bazı bireylerin günlük hayat aktivitelerinde oldukça yüksek performans sergilediği belirlendi.
Araştırmacılar, kasların ürettiği kuvvetin fiziksel dayanıklılık ve metabolik sağlık açısından ne denli önemli olduğunun altını çiziyor. Özellikle yaşla birlikte doğal olarak azalan kas kuvveti, düşme riskini artırmakta ve bireylerin bağımsız yaşam sürdürme becerilerini azaltmaktadır. Bu nedenle, kas gücünü muhafaza etmek veya artırmak, sağlıklı bir yaşam için kritik bir faktör olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlar, bu konuda yanlış bir algının yaygınlaştığına da dikkat çekiyor: Sporda genellikle estetik odaklı bir anlayışla büyük kasların hedeflenmesi, güç ve işlevsellikten ziyade görünüşün ön planda tutulduğu antrenman yaklaşımlarını beraberinde getiriyor. Oysaki güçlü kaslar, sadece estetik bir kriter değil; aynı zamanda eklemleri koruma, doğru postür sağlama ve genel sağlığı destekleme gibi hayati işlevlere sahip.
Peki, güçlü kaslar için nasıl bir yaklaşım benimsenmeli? Araştırmacılar önceliğin dayanıklılık, güç ve işlevselliği artırmaya yönelik direnç antrenmanlarına verilmesi gerektiğini vurguluyor. Sadece büyük ağırlıklarla çalışmaya odaklanmak yerine, vücut ağırlığıyla yapılan egzersizlerin, hareket kalitesini ve dengeyi geliştiren aktivitelerin önemi öne çıkıyor. Plank, squat ya da şınav gibi egzersizler, hem kas fonksiyonlarını destekliyor hem de genel kuvvet kazancına katkı sağlıyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Önemli olan kas kütlesi değil kuvveti
Kas kütlesinin büyüklüğü, özelikle spor dünyasında sıkça konuşulan ve sıklıkla bir başarı ölçütü olarak kullanılan bir kavramdır. Ancak yapılan son araştırmalar, kas hacminin büyüklüğünden ziyade kasların ürettiği kuvvetin başarı ve genel sağlık açısından çok daha kritik bir rol oynadığını ortaya koyuyor.
Yakın zamanda yayımlanan bir bilimsel çalışmada, kas kuvveti ile bireyin genel yaşam kalitesi ve hastalıklara karşı direnci arasında güçlü bir bağ olduğu tespit edildi. Araştırmaya katılan yüzlerce gönüllü üzerinde yapılan ölçümlerde, büyük kas kütlesine sahip olan bireylerin çoğunun kas kuvveti anlamında yetersiz kalabildiği; buna karşın daha küçük kas kütlesine sahip bazı bireylerin günlük hayat aktivitelerinde oldukça yüksek performans sergilediği belirlendi.
Araştırmacılar, kasların ürettiği kuvvetin fiziksel dayanıklılık ve metabolik sağlık açısından ne denli önemli olduğunun altını çiziyor. Özellikle yaşla birlikte doğal olarak azalan kas kuvveti, düşme riskini artırmakta ve bireylerin bağımsız yaşam sürdürme becerilerini azaltmaktadır. Bu nedenle, kas gücünü muhafaza etmek veya artırmak, sağlıklı bir yaşam için kritik bir faktör olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlar, bu konuda yanlış bir algının yaygınlaştığına da dikkat çekiyor: Sporda genellikle estetik odaklı bir anlayışla büyük kasların hedeflenmesi, güç ve işlevsellikten ziyade görünüşün ön planda tutulduğu antrenman yaklaşımlarını beraberinde getiriyor. Oysaki güçlü kaslar, sadece estetik bir kriter değil; aynı zamanda eklemleri koruma, doğru postür sağlama ve genel sağlığı destekleme gibi hayati işlevlere sahip.
Peki, güçlü kaslar için nasıl bir yaklaşım benimsenmeli? Araştırmacılar önceliğin dayanıklılık, güç ve işlevselliği artırmaya yönelik direnç antrenmanlarına verilmesi gerektiğini vurguluyor. Sadece büyük ağırlıklarla çalışmaya odaklanmak yerine, vücut ağırlığıyla yapılan egzersizlerin, hareket kalitesini ve dengeyi geliştiren aktivitelerin önemi öne çıkıyor. Plank, squat ya da şınav gibi egzersizler, hem kas fonksiyonlarını destekliyor hem de genel kuvvet kazancına katkı sağlıyor.
(Ayşe Candan)
Kaynak: Ayşe CANDAN
En Çok Okunan Haberler