Glokom, halk arasında genellikle "göz tansiyonu" olarak bilinen ve görme sinirinde geri dönüşü olmayan hasarlara yol açabilen kronik bir göz hastalığıdır. Erken teşhis edilmediğinde ya da doğru tedavi uygulanmadığında ciddi görme kayıplarına, hatta körlüğe yol açabilir. Bu noktada, göz sağlığını korumanın en önemli yollarından biri, doğru zamanda ilaç kullanımı ve düzenli doktor kontrolleridir. Ancak Ramazan ayında, özellikle oruç tutan glokom hastalarının tedavi yollarında zorluklar yaşandığı ve bu durumun, görme kaybı riskini daha da artırabileceği belirtiliyor.
Haber Giriş Tarihi: 18.02.2026 16:42
Haber Güncellenme Tarihi: 18.02.2026 16:43
Kaynak:
Dilvin ALTIKARDEŞ
Geçtiğimiz yıllarda yapılan kapsamlı bir çalışmada, glokom hastalarının büyük bir kısmının, oruç sırasında ilaç kullanımının orucu bozup bozmadığı konusunda endişeler yaşadığı ve bu sebeple reçete edilen göz damlalarını düzenli kullanmayı ihmal ettiği ortaya kondu. Uzmanlar bu kaygının hastalar üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu ve glokom tedavisinde aksamalara neden olduğunu vurguluyor.
Araştırma sırasında, ilaçlarını düzenli olarak kullanan hastalar ile oruç nedeniyle tedavi planını aksatanlar arasında karşılaştırmalar yapıldı. Sonuçlara göre tedavisini sekteye uğratan hastalarda görme kaybı riskinin belirgin şekilde yükseldiği tespit edildi. Bunun temel nedeni, glokom tedavisinin sürekliliğe son derece bağlı bir süreç olması. İlaçların düzenli olarak alınmaması durumunda göz içi basıncı yükseliyor ve bu da görme sinirine zarar verebiliyor.
Bu bağlamda uzmanlar, glokom hastalarının oruç döneminde mutlaka doktorlarına danışarak tedavi süreçlerini yeniden planlamaları gerektiğini öneriyor. Göz damlalarının kullanılabileceği alternatif saat aralıkları veya tedaviye uygun bazı esneklikler geliştirilmesi hastaların hem dini vecibelerini yerine getirmesini hem de göz sağlıklarını korumasını sağlayabilir.
Özetle, glokom tedavisinde ilaçların istikrarlı kullanımı hayati önem taşıyor. Oruç nedeniyle yaşanan kaygılar, tedavi sürecinin aksamasına yol açabilir ve bu da kalıcı görme kaybı riskini beraberinde getirebilir. Hastaların bu konuda doğru bilgiye ulaşarak hekiminin önerilerine uyması, hem sağlıklarını koruma hem de inançlarını yaşama noktasında dengeyi sağlamaları açısından kritik bir adım olacaktır.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
“Oruç Bozulur” kaygısı Glokom hastalarında görme kaybını artırıyor
Glokom, halk arasında genellikle "göz tansiyonu" olarak bilinen ve görme sinirinde geri dönüşü olmayan hasarlara yol açabilen kronik bir göz hastalığıdır. Erken teşhis edilmediğinde ya da doğru tedavi uygulanmadığında ciddi görme kayıplarına, hatta körlüğe yol açabilir. Bu noktada, göz sağlığını korumanın en önemli yollarından biri, doğru zamanda ilaç kullanımı ve düzenli doktor kontrolleridir. Ancak Ramazan ayında, özellikle oruç tutan glokom hastalarının tedavi yollarında zorluklar yaşandığı ve bu durumun, görme kaybı riskini daha da artırabileceği belirtiliyor.
Geçtiğimiz yıllarda yapılan kapsamlı bir çalışmada, glokom hastalarının büyük bir kısmının, oruç sırasında ilaç kullanımının orucu bozup bozmadığı konusunda endişeler yaşadığı ve bu sebeple reçete edilen göz damlalarını düzenli kullanmayı ihmal ettiği ortaya kondu. Uzmanlar bu kaygının hastalar üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu ve glokom tedavisinde aksamalara neden olduğunu vurguluyor.
Araştırma sırasında, ilaçlarını düzenli olarak kullanan hastalar ile oruç nedeniyle tedavi planını aksatanlar arasında karşılaştırmalar yapıldı. Sonuçlara göre tedavisini sekteye uğratan hastalarda görme kaybı riskinin belirgin şekilde yükseldiği tespit edildi. Bunun temel nedeni, glokom tedavisinin sürekliliğe son derece bağlı bir süreç olması. İlaçların düzenli olarak alınmaması durumunda göz içi basıncı yükseliyor ve bu da görme sinirine zarar verebiliyor.
Bu bağlamda uzmanlar, glokom hastalarının oruç döneminde mutlaka doktorlarına danışarak tedavi süreçlerini yeniden planlamaları gerektiğini öneriyor. Göz damlalarının kullanılabileceği alternatif saat aralıkları veya tedaviye uygun bazı esneklikler geliştirilmesi hastaların hem dini vecibelerini yerine getirmesini hem de göz sağlıklarını korumasını sağlayabilir.
Özetle, glokom tedavisinde ilaçların istikrarlı kullanımı hayati önem taşıyor. Oruç nedeniyle yaşanan kaygılar, tedavi sürecinin aksamasına yol açabilir ve bu da kalıcı görme kaybı riskini beraberinde getirebilir. Hastaların bu konuda doğru bilgiye ulaşarak hekiminin önerilerine uyması, hem sağlıklarını koruma hem de inançlarını yaşama noktasında dengeyi sağlamaları açısından kritik bir adım olacaktır.
(Dilvin Altıkardeş)
Kaynak: Dilvin ALTIKARDEŞ
En Çok Okunan Haberler