Son dönemlerde artan enflasyon ve döviz kuru dalgalanmaları, pazar tezgâhlarında satılan sebze ve meyve fiyatlarını adeta uçurdu. Vatandaşların temel gıda ürünlerine bile erişmekte zorlandığı bu süreçte, pazar yerlerinde fiyatlar adeta cep yakıyor. Yapılan araştırmalar, tüketici alışveriş eğilimlerini ve gıdaya erişimi detaylı bir şekilde gözler önüne sermeye başladı.
Haber Giriş Tarihi: 15.08.2025 15:28
Haber Güncellenme Tarihi: 15.08.2025 15:28
Kaynak:
Fatma Hatun ALTIKARDEŞ
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre, son bir yıl içinde yaş meyve ve sebze fiyatlarında ortalama %40 oranında artış gözlemlendi. Özellikle domates, patates ve soğandaki yüksek fiyatlar vatandaşın en çok şikayet ettiği konular arasında yer alıyor. Öte yandan pazarcılar ise artan maliyetler nedeniyle üreticiden aldıkları ürünleri daha yüksek rakamlara satmak zorunda kaldıklarını belirtiyor.
Pazar yerinde yapılan yüz yüze görüşmelerde hem vatandaşlar hem de esnaf, ekonomik koşulların olağanüstü bir hal aldığını dile getiriyor. Pazara alışveriş yapmak için gelen Ayşe Hanım, "Geçen yıl aynı sebze ve meyveleri çok daha uygun fiyatlara alabiliyordum. Şimdi hiçbir şekilde bütçeme uyduramıyorum, almak istediğim ürünleri seçmek zorunda kalıyorum," diyerek zorlayıcı ekonomik koşulları vurguladı. Pazarcı Mehmet Bey ise yükselen mazot fiyatları ve lojistik maliyetlerinden yakındı: "Ürünleri üreticiden alırken bile zorluk yaşıyoruz. Üretim maliyeti artıyor, haliyle biz de fiyatları yukarı çekmek zorunda kalıyoruz. En çok isteriz ki uygun fiyata satış yapalım, ama maalesef mümkün olmuyor."
Uzmanlar, gıda enflasyonunu düşürmek adına tarım sektöründe yapılacak destekler ve teşviklerin önemini vurguluyor. Özellikle küçük ölçekli çiftçilerin desteklenmesi gerektiğini ifade eden Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Özkan, "Tarım politikalarında köklü değişiklikler olmadan bu fiyatları stabilize etmemiz mümkün değil. Girdilerin düşürülmesi ve yerli üretimin teşvik edilmesi kaçınılmaz bir ihtiyaç," dedi.
Sorunun çözümüne dair öneriler sunulsa da kısa vadede fiyatların düşmesi zor görünüyor. Vatandaşlar, hem pazar tezgâhlarında hem de market reyonlarında giderek pahalanan ürünler sebebiyle alternatif arayışlara yönelirken bütçelerini daha dikkatli yönetmek zorunda kalıyor. Pazar yerlerinde gözlenen çarşı hareketliliği ise her geçen gün biraz daha azalıyor; bu da ekonomideki daralmanın pazarcı esnafı üzerindeki etkisini açıkça ortaya koyuyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Pazar Tezgâhlarında Fiyatlar El Yakıyor
Son dönemlerde artan enflasyon ve döviz kuru dalgalanmaları, pazar tezgâhlarında satılan sebze ve meyve fiyatlarını adeta uçurdu. Vatandaşların temel gıda ürünlerine bile erişmekte zorlandığı bu süreçte, pazar yerlerinde fiyatlar adeta cep yakıyor. Yapılan araştırmalar, tüketici alışveriş eğilimlerini ve gıdaya erişimi detaylı bir şekilde gözler önüne sermeye başladı.
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre, son bir yıl içinde yaş meyve ve sebze fiyatlarında ortalama %40 oranında artış gözlemlendi. Özellikle domates, patates ve soğandaki yüksek fiyatlar vatandaşın en çok şikayet ettiği konular arasında yer alıyor. Öte yandan pazarcılar ise artan maliyetler nedeniyle üreticiden aldıkları ürünleri daha yüksek rakamlara satmak zorunda kaldıklarını belirtiyor.
Pazar yerinde yapılan yüz yüze görüşmelerde hem vatandaşlar hem de esnaf, ekonomik koşulların olağanüstü bir hal aldığını dile getiriyor. Pazara alışveriş yapmak için gelen Ayşe Hanım, "Geçen yıl aynı sebze ve meyveleri çok daha uygun fiyatlara alabiliyordum. Şimdi hiçbir şekilde bütçeme uyduramıyorum, almak istediğim ürünleri seçmek zorunda kalıyorum," diyerek zorlayıcı ekonomik koşulları vurguladı. Pazarcı Mehmet Bey ise yükselen mazot fiyatları ve lojistik maliyetlerinden yakındı: "Ürünleri üreticiden alırken bile zorluk yaşıyoruz. Üretim maliyeti artıyor, haliyle biz de fiyatları yukarı çekmek zorunda kalıyoruz. En çok isteriz ki uygun fiyata satış yapalım, ama maalesef mümkün olmuyor."
Uzmanlar, gıda enflasyonunu düşürmek adına tarım sektöründe yapılacak destekler ve teşviklerin önemini vurguluyor. Özellikle küçük ölçekli çiftçilerin desteklenmesi gerektiğini ifade eden Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Özkan, "Tarım politikalarında köklü değişiklikler olmadan bu fiyatları stabilize etmemiz mümkün değil. Girdilerin düşürülmesi ve yerli üretimin teşvik edilmesi kaçınılmaz bir ihtiyaç," dedi.
Sorunun çözümüne dair öneriler sunulsa da kısa vadede fiyatların düşmesi zor görünüyor. Vatandaşlar, hem pazar tezgâhlarında hem de market reyonlarında giderek pahalanan ürünler sebebiyle alternatif arayışlara yönelirken bütçelerini daha dikkatli yönetmek zorunda kalıyor. Pazar yerlerinde gözlenen çarşı hareketliliği ise her geçen gün biraz daha azalıyor; bu da ekonomideki daralmanın pazarcı esnafı üzerindeki etkisini açıkça ortaya koyuyor.
(Fatma Hatun Altıkardeş)
Kaynak: Fatma Hatun ALTIKARDEŞ
En Çok Okunan Haberler