SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

“Su İçsem Yarıyor” diyenlere uyarı: Lipödem sessizce ilerliyor

Toplumda sıklıkla duyduğumuz, özellikle kadınlar arasında yaygın bir serzeniş olan "Su içsem yarıyor!" ifadesi, aslında hafife alınmaması gereken bir sağlık probleminin habercisi olabilir. Genellikle kilo alımına ve şişkinliğe bağlı ortaya çıkan bu yakınma, vücudun kronik şekilde ödem tutmasına sebep olan ve gözden kaçırılan lipödem hastalığı ile ilişkilendiriliyor. Uzmanlar, lipödemin kilosunu kontrol altında tutmak isteyen bireyler için basit bir estetik problem olmaktan çok daha fazlası olduğuna dikkat çekiyor.

Haber Giriş Tarihi: 28.03.2026 16:47
Haber Güncellenme Tarihi: 28.03.2026 16:48
Kaynak: Ayşe CANDAN
“Su İçsem Yarıyor” diyenlere uyarı: Lipödem sessizce ilerliyor

Lipödem, yağ dokusunun anormal bir şekilde vücut üzerinde biriktiği ve özellikle bacak, kalça ve bazen de kollarda belirginleşen kronik bir durum olarak tanımlanıyor. Bu hastalıkta, vücut simetrik bir şekilde yağ depolarken ödemin ilerlemesiyle birlikte ağrı ve hassasiyet gibi semptomlar yaşanabilir. Lipödemin, genetik faktörler başta olmak üzere hormonal dalgalanmalar ve yaşam tarzıyla ilişkilendirilen nedenlerden kaynaklandığı düşünülse de kesin oluşum sebebi henüz tam olarak ortaya konulabilmiş değil.

Hastalığın belirtileri arasında ani kilo artışı, bacaklarda ve kollarda şişlik, dokulara bastırıldığında hassasiyet ve kronik ağrılar yer alıyor. Ayrıca lipödem hastalarının diyet ve egzersiz yoluyla kilo verse dahi bölgesel yağlanmadan kurtulmaları son derece güç oluyor.

Lipödem hastalığının çoğunlukla kadınları etkilediği bilinirken, erkeklerde ortaya çıkma olasılığı oldukça düşüktür. Bunun en önemli sebeplerinden biri, kadınların hormonal değişimlere daha yatkın olmalarıdır. Özellikle ergenlik dönemi, gebelik veya menopoz gibi hormonal dengenin değiştiği süreçlerde lipödem riskinin arttığı gözlemlenmiştir.

Uzmanlar, lipödemin başlangıç aşamasının genellikle göz ardı edildiğini ve sadece estetik bir sorun ya da geçici kilo alımı olarak yorumlandığını belirtiyor. Ancak ilerleyen evrelerde hareket kabiliyetine engel olabilecek seviyede ciddi sorunlara yol açabilir.

Lipödem tedavisi multidisipliner bir yaklaşım gerektiriyor. Cerrahi yöntemler (liposuction gibi) hastalığın şiddetli evrelerinde tercih edilse de erken dönemde konservatif tedavi yöntemleri sıklıkla uygulanıyor. Kompresyon giysileri, manuel lenf drenajı ve düzenli egzersiz lipödem ile mücadelede önemli araçlardır. Diyabet, hipertansiyon gibi eşlik edebilecek diğer kronik hastalıklara karşı da önlem almak için sağlıklı bir beslenme planı oluşturulması gerekiyor.

Uzmanlar aynı zamanda stres yönetiminin de bu süreçte önemli olduğunu vurguluyor. Çünkü stres hormonlarının dolaşımdaki etkisi uzun vadede ödemi artırıcı sonuçlar doğurabiliyor.

Eğer diyet ve düzenli egzersize rağmen bacaklarınızda inatçı bir kalınlık fark ediyor ya da dokularda sıklıkla ağrı hissediyorsanız bir uzmana danışmanız önemlidir. Erken teşhis, lipödem tedavisindeki başarı oranını artırdığı gibi kişinin yaşam kalitesini de iyileştiriyor.

(Ayşe Candan)

Kaynak: Ayşe CANDAN

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.