Son dönemlerde toplu taşıma araçlarında yaşanan klima problemleri, özellikle yaz aylarının sıcaklık rekorları kırdığı günlerde yolcuların en çok yakındığı konular arasında yer alıyor. Hem şehir içi otobüslerde hem de metrobüslerde sıkça dile getirilen bu sorun, hem hizmet kalitesini düşürüyor hem de vatandaşların yaşam kalitesini olumsuz etkiliyor.
Haber Giriş Tarihi: 21.02.2026 16:51
Haber Güncellenme Tarihi: 21.02.2026 16:52
Kaynak:
Özkan GÜNGÖRMEZ
Yapılan bir anket çalışmasına göre, toplu taşıma kullanıcılarının yüzde 65’i sıcak havalarda klimaların yetersiz ya da tamamen kapalı olmasından şikâyetçi. Yolcuların yüzde 40’ı ise sorunların çözülmesi yönünde yetkililerin daha fazla sorumluluk alması gerektiğini düşünüyor.
İstanbul gibi büyük şehirlerde ulaşım hizmetinin geliştirilmesi için ciddi bütçeler ayrılıyor, ancak klima gibi temel ihtiyaçların karşılanmaması vatandaşların tepki göstermesine yol açıyor. Bu süreç, yalnızca bireysel rahatsızlıklarla sınırlı kalmıyor, aynı zamanda toplu taşımadaki genel memnuniyet seviyesini de düşürüyor. Özellikle çocuklu aileler ve yaşlı bireyler gibi hassas gruplar, sıcak hava koşullarında bu tür problemlerden daha fazla etkileniyor.
Konuyla ilgili uzmanlar, toplu taşımanın sürdürülebilir bir şekilde iyileştirilmesi için düzenlemeler yapılması gerektiğini vurguluyor. İklimlendirme sistemlerinin düzenli olarak bakımının yapılmaması ya da maliyetlerin kısılması adına yetersiz düzeyde çalıştırılması gibi sorunların giderilmesi gerektiği belirtiliyor. Uzman görüşüne göre, toplu taşıma hizmeti veren kurumların öncelikli olarak kullanıcı memnuniyetini göz önünde bulundurmaları şart.
Elde edilen araştırma verileri ve yolcu görüşleri ışığında bu sorunun çözümü adına atılacak adımlar, hem vatandaşların konforunu artıracak hem de toplu taşımaya duyulan güveni pekiştirecek. Pandemi sonrasında artan hijyen ve konfor beklentileri göz önüne alındığında, toplu taşımada daha sürdürülebilir ve sağlıklı bir deneyim sunulması kaçınılmaz bir gereklilik olarak karşımıza çıkıyor. Karar alıcıların bu konuya öncelik tanıyıp tanımayacağı ise ilerleyen süreçte netlik kazanacak gibi görünüyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Toplu Taşımada Klima Şikâyetleri Gündeme Geldi
Son dönemlerde toplu taşıma araçlarında yaşanan klima problemleri, özellikle yaz aylarının sıcaklık rekorları kırdığı günlerde yolcuların en çok yakındığı konular arasında yer alıyor. Hem şehir içi otobüslerde hem de metrobüslerde sıkça dile getirilen bu sorun, hem hizmet kalitesini düşürüyor hem de vatandaşların yaşam kalitesini olumsuz etkiliyor.
Yapılan bir anket çalışmasına göre, toplu taşıma kullanıcılarının yüzde 65’i sıcak havalarda klimaların yetersiz ya da tamamen kapalı olmasından şikâyetçi. Yolcuların yüzde 40’ı ise sorunların çözülmesi yönünde yetkililerin daha fazla sorumluluk alması gerektiğini düşünüyor.
İstanbul gibi büyük şehirlerde ulaşım hizmetinin geliştirilmesi için ciddi bütçeler ayrılıyor, ancak klima gibi temel ihtiyaçların karşılanmaması vatandaşların tepki göstermesine yol açıyor. Bu süreç, yalnızca bireysel rahatsızlıklarla sınırlı kalmıyor, aynı zamanda toplu taşımadaki genel memnuniyet seviyesini de düşürüyor. Özellikle çocuklu aileler ve yaşlı bireyler gibi hassas gruplar, sıcak hava koşullarında bu tür problemlerden daha fazla etkileniyor.
Konuyla ilgili uzmanlar, toplu taşımanın sürdürülebilir bir şekilde iyileştirilmesi için düzenlemeler yapılması gerektiğini vurguluyor. İklimlendirme sistemlerinin düzenli olarak bakımının yapılmaması ya da maliyetlerin kısılması adına yetersiz düzeyde çalıştırılması gibi sorunların giderilmesi gerektiği belirtiliyor. Uzman görüşüne göre, toplu taşıma hizmeti veren kurumların öncelikli olarak kullanıcı memnuniyetini göz önünde bulundurmaları şart.
Elde edilen araştırma verileri ve yolcu görüşleri ışığında bu sorunun çözümü adına atılacak adımlar, hem vatandaşların konforunu artıracak hem de toplu taşımaya duyulan güveni pekiştirecek. Pandemi sonrasında artan hijyen ve konfor beklentileri göz önüne alındığında, toplu taşımada daha sürdürülebilir ve sağlıklı bir deneyim sunulması kaçınılmaz bir gereklilik olarak karşımıza çıkıyor. Karar alıcıların bu konuya öncelik tanıyıp tanımayacağı ise ilerleyen süreçte netlik kazanacak gibi görünüyor.
(Özkan Güngörmez)
Kaynak: Özkan GÜNGÖRMEZ
En Çok Okunan Haberler