Türkiye’de akran zorbalığı dünya ortalamasını aştı!
Türkiye’de akran zorbalığı dünya ortalamasını aştı!
Son yıllarda okul ortamında görülen akran zorbalığı, uzmanların dikkatle üzerinde durduğu bir konu olarak öne çıkıyor. Yapılan araştırmalar, Türkiye'de yaşayan çocuklar ve gençler arasında akran zorbalığı oranlarının dünya ortalamasını aştığını ortaya koyuyor. Bu durum, hem eğitim sistemi içerisinde hem de toplumsal alanda alınması gereken önlemlerin önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Haber Giriş Tarihi: 17.03.2026 16:15
Haber Güncellenme Tarihi: 17.03.2026 16:16
Kaynak:
Ayşe YILDIRIM
Geçtiğimiz yıl bir üniversite iş birliğiyle gerçekleştirilen kapsamlı bir çalışmada, Türkiye genelindeki okullarda 8 ila 18 yaş arası öğrencilerin akran zorbalığına maruz kalma sıklıkları incelendi. Araştırmaya katılan çocukların yüzde 40’ı, son bir yıl içinde sözlü ya da fiziksel zorbalık deneyimi yaşadığını belirtirken, bu oran dünya genelindeki yüzde 30’luk ortalamanın oldukça üzerinde seyrediyor. Zorbalık türleri içinde en yaygın olarak sözlü hakaret ve sosyal dışlanma öne çıkarken, fiziksel şiddet ve siber zorbalık da ciddi oranda rapor edildi.
Uzmanlar, bu yüksek oranların altında yatan nedenlere dikkat çekerek aile içi iletişim güçlü olan çocukların zorbalığa hem daha az eğilim duyduğunu hem de mağdur olma risklerinin azaldığını vurguluyor. Bunun yanı sıra, toplumsal yapıdaki zayıf farkındalık ve okullardaki psikolojik danışmanlık faaliyetlerinin sınırlı olması gibi etmenlerin de zorbalık oranlarını artırdığı belirtiliyor.
Akran zorbalığının yalnızca bireyi değil, toplumu da derinden etkileyen uzun vadeli sonuçlar doğurabileceği ifade ediliyor. Zorbalığa uğrayan çocuklarda düşük öz saygı, akademik başarıda düşüş ve uzun vadede psikolojik rahatsızlıklar gibi pek çok olumsuz etki ortaya çıkabiliyor. Bunun yanı sıra, zorba davranışlar sergileyen bireylerin de ilerleyen süreçte suç işlemeye yönelik eğilimlerinin artabildiği yine araştırmalarla desteklenmiş durumda.
Uzmanlar, bu konuda hem ailelere hem de eğitimcilere büyük sorumluluk düştüğünü belirtiyor. Öncelikli olarak okullarda farkındalığı artırıcı eğitim programlarının yaygınlaştırılması ve zorbalıkla mücadele için özel stratejiler geliştirilmesi gerekiyor. Ayrıca, ailelere yönelik bilinçlendirme çalışmalarıyla çocuk yetiştirme tutumlarının gözden geçirilmesinin önemine vurgu yapılıyor. Sosyal medyanın çocuk ve gençler üzerindeki etkisi göz önüne alınarak siber zorbalığa yönelik yasal düzenlemelerin de hızlandırılması gerektiği belirtiliyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Türkiye’de akran zorbalığı dünya ortalamasını aştı!
Son yıllarda okul ortamında görülen akran zorbalığı, uzmanların dikkatle üzerinde durduğu bir konu olarak öne çıkıyor. Yapılan araştırmalar, Türkiye'de yaşayan çocuklar ve gençler arasında akran zorbalığı oranlarının dünya ortalamasını aştığını ortaya koyuyor. Bu durum, hem eğitim sistemi içerisinde hem de toplumsal alanda alınması gereken önlemlerin önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Geçtiğimiz yıl bir üniversite iş birliğiyle gerçekleştirilen kapsamlı bir çalışmada, Türkiye genelindeki okullarda 8 ila 18 yaş arası öğrencilerin akran zorbalığına maruz kalma sıklıkları incelendi. Araştırmaya katılan çocukların yüzde 40’ı, son bir yıl içinde sözlü ya da fiziksel zorbalık deneyimi yaşadığını belirtirken, bu oran dünya genelindeki yüzde 30’luk ortalamanın oldukça üzerinde seyrediyor. Zorbalık türleri içinde en yaygın olarak sözlü hakaret ve sosyal dışlanma öne çıkarken, fiziksel şiddet ve siber zorbalık da ciddi oranda rapor edildi.
Uzmanlar, bu yüksek oranların altında yatan nedenlere dikkat çekerek aile içi iletişim güçlü olan çocukların zorbalığa hem daha az eğilim duyduğunu hem de mağdur olma risklerinin azaldığını vurguluyor. Bunun yanı sıra, toplumsal yapıdaki zayıf farkındalık ve okullardaki psikolojik danışmanlık faaliyetlerinin sınırlı olması gibi etmenlerin de zorbalık oranlarını artırdığı belirtiliyor.
Akran zorbalığının yalnızca bireyi değil, toplumu da derinden etkileyen uzun vadeli sonuçlar doğurabileceği ifade ediliyor. Zorbalığa uğrayan çocuklarda düşük öz saygı, akademik başarıda düşüş ve uzun vadede psikolojik rahatsızlıklar gibi pek çok olumsuz etki ortaya çıkabiliyor. Bunun yanı sıra, zorba davranışlar sergileyen bireylerin de ilerleyen süreçte suç işlemeye yönelik eğilimlerinin artabildiği yine araştırmalarla desteklenmiş durumda.
Uzmanlar, bu konuda hem ailelere hem de eğitimcilere büyük sorumluluk düştüğünü belirtiyor. Öncelikli olarak okullarda farkındalığı artırıcı eğitim programlarının yaygınlaştırılması ve zorbalıkla mücadele için özel stratejiler geliştirilmesi gerekiyor. Ayrıca, ailelere yönelik bilinçlendirme çalışmalarıyla çocuk yetiştirme tutumlarının gözden geçirilmesinin önemine vurgu yapılıyor. Sosyal medyanın çocuk ve gençler üzerindeki etkisi göz önüne alınarak siber zorbalığa yönelik yasal düzenlemelerin de hızlandırılması gerektiği belirtiliyor.
(Ayşe Yıldırım)
Kaynak: Ayşe YILDIRIM
En Çok Okunan Haberler