Son yıllarda Türkiye’de ev sahibi olmak, birçok vatandaş için giderek zorlayıcı bir hal alıyor. Bunun arkasında ise artan inşaat maliyetleri, yüksek faiz oranları ve ekonomik dalgalanmalar gibi bir dizi faktör yatıyor. Peki, konut piyasasındaki bu sıkışıklığın temel nedenleri nelerdir ve gelecekte bizi neler bekliyor?
Haber Giriş Tarihi: 15.05.2026 15:26
Haber Güncellenme Tarihi: 15.05.2026 15:28
Kaynak:
Fatma Hatun ALTIKARDEŞ
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 2023 verilerine göre, yıllık inşaat maliyet endeksinde %80'in üzerinde bir artış gözlemlendi. İnşaat sektöründe kullanılan çimento, demir, cam ve alüminyum gibi temel malzemelerdeki fiyat artışları bu oranı yükselten en önemli faktörlerden. Özellikle döviz kurundaki dalgalanmalar, ithal edilen yapı malzemelerinin maliyetini artırarak sektörde maliyet yükünü katlıyor.
Artan maliyetlerin yanı sıra kredi faiz oranlarındaki yükseliş de konut talebini belli ölçüde düşürüyor. Bankaların sunduğu konut kredilerinde faiz oranlarının %30'a kadar çıkması, ev sahibi olmayı hayal eden birçok kişi için kredi kullanımını neredeyse imkânsız kılıyor. 1 milyon TL'lik bir ev için kullanılan kredinin geri ödeme miktarı 3 milyon TL’yi bulabiliyor. Bu durum, özellikle dar ve orta gelir grubundaki aileleri olumsuz etkiliyor.
Konut satın almanın zorlaşmasıyla birlikte vatandaşlar kiralık ev bulmaya yöneliyor. Ancak kiralık konut piyasası da aynı şekilde olumsuz şartlardan etkilenmiş durumda. Büyükşehirlerde kira artış oranlarının %150’lere ulaştığı dile getiriliyor. İstanbul gibi yoğun göç alan illerde uygun fiyatlı kiralık daire bulmak neredeyse imkânsız hale gelmiş durumda.
Uzmanlar, hem konut üretim maliyetlerinin düşürülmesi hem de düşük gelirli vatandaşların ev sahibi olabilmesi için özel programların uygulanması gerektiğini belirtiyor. Devlet destekli konut projelerinin yanı sıra uzun vadeli düşük faizli kredi imkânlarının genişletilmesi, vatandaşların yükünü hafifletebilir. Ayrıca, inşaat malzemelerinin yerli üretiminin teşvik edilmesiyle maliyetlerin kontrol altına alınabileceği öne sürülüyor.
Konut piyasasının yeniden canlanması ve kişilerin barınma hakkına daha kolay erişebilmesi için kapsamlı bir politika bütününe ihtiyaç var. Aksi takdirde, Türkiye’de ev sahibi olmak yalnızca belirli bir kesimin sahip olabileceği bir ayrıcalığa dönüşebilir.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Türkiye’de ev sahibi olmak zorlaşıyor
Son yıllarda Türkiye’de ev sahibi olmak, birçok vatandaş için giderek zorlayıcı bir hal alıyor. Bunun arkasında ise artan inşaat maliyetleri, yüksek faiz oranları ve ekonomik dalgalanmalar gibi bir dizi faktör yatıyor. Peki, konut piyasasındaki bu sıkışıklığın temel nedenleri nelerdir ve gelecekte bizi neler bekliyor?
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 2023 verilerine göre, yıllık inşaat maliyet endeksinde %80'in üzerinde bir artış gözlemlendi. İnşaat sektöründe kullanılan çimento, demir, cam ve alüminyum gibi temel malzemelerdeki fiyat artışları bu oranı yükselten en önemli faktörlerden. Özellikle döviz kurundaki dalgalanmalar, ithal edilen yapı malzemelerinin maliyetini artırarak sektörde maliyet yükünü katlıyor.
Artan maliyetlerin yanı sıra kredi faiz oranlarındaki yükseliş de konut talebini belli ölçüde düşürüyor. Bankaların sunduğu konut kredilerinde faiz oranlarının %30'a kadar çıkması, ev sahibi olmayı hayal eden birçok kişi için kredi kullanımını neredeyse imkânsız kılıyor. 1 milyon TL'lik bir ev için kullanılan kredinin geri ödeme miktarı 3 milyon TL’yi bulabiliyor. Bu durum, özellikle dar ve orta gelir grubundaki aileleri olumsuz etkiliyor.
Konut satın almanın zorlaşmasıyla birlikte vatandaşlar kiralık ev bulmaya yöneliyor. Ancak kiralık konut piyasası da aynı şekilde olumsuz şartlardan etkilenmiş durumda. Büyükşehirlerde kira artış oranlarının %150’lere ulaştığı dile getiriliyor. İstanbul gibi yoğun göç alan illerde uygun fiyatlı kiralık daire bulmak neredeyse imkânsız hale gelmiş durumda.
Uzmanlar, hem konut üretim maliyetlerinin düşürülmesi hem de düşük gelirli vatandaşların ev sahibi olabilmesi için özel programların uygulanması gerektiğini belirtiyor. Devlet destekli konut projelerinin yanı sıra uzun vadeli düşük faizli kredi imkânlarının genişletilmesi, vatandaşların yükünü hafifletebilir. Ayrıca, inşaat malzemelerinin yerli üretiminin teşvik edilmesiyle maliyetlerin kontrol altına alınabileceği öne sürülüyor.
Konut piyasasının yeniden canlanması ve kişilerin barınma hakkına daha kolay erişebilmesi için kapsamlı bir politika bütününe ihtiyaç var. Aksi takdirde, Türkiye’de ev sahibi olmak yalnızca belirli bir kesimin sahip olabileceği bir ayrıcalığa dönüşebilir.
(Fatma Hatun Altıkardeş)
Kaynak: Fatma Hatun ALTIKARDEŞ
En Çok Okunan Haberler