Uyanır uyanmaz telefona sarılmak zihinsel sağlığı tehdit ediyor
Uyanır uyanmaz telefona sarılmak zihinsel sağlığı tehdit ediyor
Modern yaşamın ayrılmaz bir parçası olan akıllı telefonlar, artık sabahları alarm sesiyle güne başlamanın ötesinde, pek çok kişi için uyanır uyanmaz ilk kontrol edilen araç haline geldi. Ancak bu alışkanlık, sanıldığından çok daha ciddi bir etki yaratabiliyor. Uzmanların son dönemlerde yaptığı araştırmalar, uyandıktan hemen sonra telefona sarılmanın zihinsel sağlık üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceğini ortaya koyuyor.
Haber Giriş Tarihi: 23.03.2026 17:05
Haber Güncellenme Tarihi: 23.03.2026 17:06
Kaynak:
Dilvin ALTIKARDEŞ
Michigan Üniversitesi'nde yapılan bir çalışmaya göre, sabahın erken saatlerinde telefon ekranına bakmak, günün geri kalanındaki zihinsel denge ve odaklanma yeteneğini olumsuz etkileyebiliyor. Araştırmada, özellikle sosyal medya kullanımı ve haber okuma gibi alışkanlıkların, beynin stres hormonlarını tetiklediği ve kişinin kaygı seviyesini artırdığı belirlendi. Bu durumun, kişilerin güne daha yorgun ve negatif bir ruh haliyle başlamasına neden olduğu ifade edildi.
Araştırmacılar, telefon kullanımı sırasında gelen görsel ve metinsel bilgi bombardımanının, beyin için bir çeşit "saldırı" olarak algılandığını belirtiyor. Yeni uyanmış bir beyinde henüz yeterince yüksek olmayan dikkat seviyesi ve düşük bilişsel işlev, bu ani bilgi yüklemesiyle başa çıkmakta zorlanıyor. Özellikle iş veya okul kaynaklı mesajlar ve yapılacaklar listeleri gibi şeyler, kaygıyı daha da tetikliyor.
Diğer bir sorun ise bağımlılık etkisi. Psikologlar, sabah ilk iş olarak telefona bakma alışkanlığının zamanla otomatik bir davranışa dönüştüğünü ve bunun dijital bağımlılık riskini artırdığını söylüyor. Bunun yanında, mavi ışık maruziyetinin doğal biyolojik ritmi bozduğu ve melatonin seviyelerini olumsuz etkilediği bilinen bir diğer gerçek. Bu durum yalnızca uyku döngülerini rahatsız etmekle kalmıyor, uzun vadede duygu durum bozukluklarına da yol açabiliyor.
Telefonlarımız elbette hayatımızı kolaylaştıran araçlar. Ancak hem fiziksel hem de zihinsel sağlığımız açısından nasıl ve ne zaman kullandığımıza dikkat etmek büyük önem taşıyor. Uyandıktan hemen sonra telefona sarılmayı alışkanlık haline getirmek yerine dikkatimizi güne pozitif bir başlangıç yapmaya yönlendirdiğimizde, sadece daha üretken değil aynı zamanda daha huzurlu bir gün geçirme şansımız artabilir. Zihinsel sağlığımız elimizde; doğru seçimlerle hem kendimize hem de geleceğimize daha iyi bakabiliriz.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Uyanır uyanmaz telefona sarılmak zihinsel sağlığı tehdit ediyor
Modern yaşamın ayrılmaz bir parçası olan akıllı telefonlar, artık sabahları alarm sesiyle güne başlamanın ötesinde, pek çok kişi için uyanır uyanmaz ilk kontrol edilen araç haline geldi. Ancak bu alışkanlık, sanıldığından çok daha ciddi bir etki yaratabiliyor. Uzmanların son dönemlerde yaptığı araştırmalar, uyandıktan hemen sonra telefona sarılmanın zihinsel sağlık üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceğini ortaya koyuyor.
Michigan Üniversitesi'nde yapılan bir çalışmaya göre, sabahın erken saatlerinde telefon ekranına bakmak, günün geri kalanındaki zihinsel denge ve odaklanma yeteneğini olumsuz etkileyebiliyor. Araştırmada, özellikle sosyal medya kullanımı ve haber okuma gibi alışkanlıkların, beynin stres hormonlarını tetiklediği ve kişinin kaygı seviyesini artırdığı belirlendi. Bu durumun, kişilerin güne daha yorgun ve negatif bir ruh haliyle başlamasına neden olduğu ifade edildi.
Araştırmacılar, telefon kullanımı sırasında gelen görsel ve metinsel bilgi bombardımanının, beyin için bir çeşit "saldırı" olarak algılandığını belirtiyor. Yeni uyanmış bir beyinde henüz yeterince yüksek olmayan dikkat seviyesi ve düşük bilişsel işlev, bu ani bilgi yüklemesiyle başa çıkmakta zorlanıyor. Özellikle iş veya okul kaynaklı mesajlar ve yapılacaklar listeleri gibi şeyler, kaygıyı daha da tetikliyor.
Diğer bir sorun ise bağımlılık etkisi. Psikologlar, sabah ilk iş olarak telefona bakma alışkanlığının zamanla otomatik bir davranışa dönüştüğünü ve bunun dijital bağımlılık riskini artırdığını söylüyor. Bunun yanında, mavi ışık maruziyetinin doğal biyolojik ritmi bozduğu ve melatonin seviyelerini olumsuz etkilediği bilinen bir diğer gerçek. Bu durum yalnızca uyku döngülerini rahatsız etmekle kalmıyor, uzun vadede duygu durum bozukluklarına da yol açabiliyor.
Telefonlarımız elbette hayatımızı kolaylaştıran araçlar. Ancak hem fiziksel hem de zihinsel sağlığımız açısından nasıl ve ne zaman kullandığımıza dikkat etmek büyük önem taşıyor. Uyandıktan hemen sonra telefona sarılmayı alışkanlık haline getirmek yerine dikkatimizi güne pozitif bir başlangıç yapmaya yönlendirdiğimizde, sadece daha üretken değil aynı zamanda daha huzurlu bir gün geçirme şansımız artabilir. Zihinsel sağlığımız elimizde; doğru seçimlerle hem kendimize hem de geleceğimize daha iyi bakabiliriz.
(Dilvin Altıkardeş)
Kaynak: Dilvin ALTIKARDEŞ
En Çok Okunan Haberler