Hepatit C, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen ciddi bir sağlık sorunu olmaya devam ediyor. Uzmanların son araştırmaları, bu hastalığın genellikle belirgin semptomlar göstermediğini ve sessizce ilerlediğini ortaya koyuyor. Tedavi edilmediğinde ciddi karaciğer hasarına, siroza ve hatta karaciğer kanserine yol açabilecek bu virüs, erken teşhis ve tedavi ile kontrol altına alınabiliyor.
Haber Giriş Tarihi: 25.02.2026 15:44
Haber Güncellenme Tarihi: 25.02.2026 15:44
Kaynak:
Ayşe YILDIRIM
Son yapılan bir çalışma, Hepatit C'nin yayılma hızının özellikle farkındalığın düşük olduğu bölgelerde endişe verici boyutlara ulaştığını gösteriyor. Araştırmalarda birçok kişinin enfekte olduğunu bilmediği, hatta bazı durumlarda yanlış tanılar veya geç teşhis nedeniyle tedavi şansı bulamadığı ortaya çıktı. Bir sağlık raporuna göre, dünya genelindeki Hepatit C vakalarının yaklaşık %50'si teşhis edilmeden baş gösteriyor.
Hepatit C'nin bulaşma yolları arasında kan yoluyla temas, sterilize edilmemiş tıbbi aletler ve enfekte kişinin kullandığı iğne gibi araçlar ilk sıralarda yer alıyor. Ayrıca, kan nakli gibi tıbbi işlemlerde yeterince sterilizasyon sağlanmayan yerlerde de sıklıkla bulaştığı görülüyor. Bununla birlikte, virüsün aşısı olmadığı için önleme yöntemleri üzerine daha fazla çalışma yapılması gerektiği de vurgulanıyor.
Uzmanlar, düzenli sağlık taramalarının önemine dikkat çekerek risk grubundaki bireylerin zaman kaybetmeden test yaptırmaları gerektiğini belirtiyor. 1990’lı yılların öncesinde kan nakli yapılan kişiler, damardan kullanılan uyuşturuculara maruz kalan bireyler ve hijyen koşulları yetersiz ortamlarda yaşayan insanlar bu risk gruplarında öne çıkıyor.
Özellikle son yıllarda geliştirilen antiviral ilaçlarla birlikte Hepatit C'nin tedavisinde önemli ilerlemeler kaydedildi. Ancak tedavinin etkili olabilmesi için erken teşhis kritik rol oynuyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 2030 yılına kadar Hepatit C'yi tamamen ortadan kaldırmayı hedefleyen küresel bir strateji üzerinde çalışmalar yürütüyor. Bu stratejiler arasında farkındalığı artırmak, test erişimini yaygınlaştırmak ve enfekte bireyleri tedaviye teşvik etmek gibi öncelikler bulunuyor.
Toplumsal farkındalığın artırılması adına çeşitli kampanyalar düzenleyen sağlık otoriteleri, bireylerin yaşam tarzlarına dikkat etmelerini ve gerektiğinde uzman görüşü almalarını öneriyor. Ayrıca bağışıklık sistemini güçlendiren beslenme ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesi, virüse karşı korunmada ek bir avantaj sağlayabilir.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Uzmanlardan hepatit C uyarısı
Hepatit C, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen ciddi bir sağlık sorunu olmaya devam ediyor. Uzmanların son araştırmaları, bu hastalığın genellikle belirgin semptomlar göstermediğini ve sessizce ilerlediğini ortaya koyuyor. Tedavi edilmediğinde ciddi karaciğer hasarına, siroza ve hatta karaciğer kanserine yol açabilecek bu virüs, erken teşhis ve tedavi ile kontrol altına alınabiliyor.
Son yapılan bir çalışma, Hepatit C'nin yayılma hızının özellikle farkındalığın düşük olduğu bölgelerde endişe verici boyutlara ulaştığını gösteriyor. Araştırmalarda birçok kişinin enfekte olduğunu bilmediği, hatta bazı durumlarda yanlış tanılar veya geç teşhis nedeniyle tedavi şansı bulamadığı ortaya çıktı. Bir sağlık raporuna göre, dünya genelindeki Hepatit C vakalarının yaklaşık %50'si teşhis edilmeden baş gösteriyor.
Hepatit C'nin bulaşma yolları arasında kan yoluyla temas, sterilize edilmemiş tıbbi aletler ve enfekte kişinin kullandığı iğne gibi araçlar ilk sıralarda yer alıyor. Ayrıca, kan nakli gibi tıbbi işlemlerde yeterince sterilizasyon sağlanmayan yerlerde de sıklıkla bulaştığı görülüyor. Bununla birlikte, virüsün aşısı olmadığı için önleme yöntemleri üzerine daha fazla çalışma yapılması gerektiği de vurgulanıyor.
Uzmanlar, düzenli sağlık taramalarının önemine dikkat çekerek risk grubundaki bireylerin zaman kaybetmeden test yaptırmaları gerektiğini belirtiyor. 1990’lı yılların öncesinde kan nakli yapılan kişiler, damardan kullanılan uyuşturuculara maruz kalan bireyler ve hijyen koşulları yetersiz ortamlarda yaşayan insanlar bu risk gruplarında öne çıkıyor.
Özellikle son yıllarda geliştirilen antiviral ilaçlarla birlikte Hepatit C'nin tedavisinde önemli ilerlemeler kaydedildi. Ancak tedavinin etkili olabilmesi için erken teşhis kritik rol oynuyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 2030 yılına kadar Hepatit C'yi tamamen ortadan kaldırmayı hedefleyen küresel bir strateji üzerinde çalışmalar yürütüyor. Bu stratejiler arasında farkındalığı artırmak, test erişimini yaygınlaştırmak ve enfekte bireyleri tedaviye teşvik etmek gibi öncelikler bulunuyor.
Toplumsal farkındalığın artırılması adına çeşitli kampanyalar düzenleyen sağlık otoriteleri, bireylerin yaşam tarzlarına dikkat etmelerini ve gerektiğinde uzman görüşü almalarını öneriyor. Ayrıca bağışıklık sistemini güçlendiren beslenme ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesi, virüse karşı korunmada ek bir avantaj sağlayabilir.
(Ayşe Yıldırım)
Kaynak: Ayşe YILDIRIM
En Çok Okunan Haberler