SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Yaş meyve sebze ihracatında AB ağırlığı

Yaş meyve ve sebze sektörü, Türkiye’nin ihracat kalemleri arasında önemli bir yere sahip. Bu sektörde elde edilen gelirlerin büyük bir bölümü, uluslararası pazarlara yapılan satışlardan geliyor. Son yapılan araştırmalara göre, yaş meyve sebze ihracatında en çok ticaret yapılan ilk 20 ülkenin 10’unu Avrupa Birliği (AB) ülkeleri oluşturuyor. Bu veri, sektörde AB ülkelerinin ne denli etkili bir pazar olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

Haber Giriş Tarihi: 10.02.2026 16:21
Haber Güncellenme Tarihi: 10.02.2026 16:22
Kaynak: Ayşe YILDIRIM
Yaş meyve sebze ihracatında AB ağırlığı

Türkiye’nin coğrafi konumu ve iklimsel avantajı düşünüldüğünde, hem ürün çeşitliliği hem de ürün kalitesi açısından oldukça rekabetçi bir yapıya sahip olduğu görülüyor. Bununla birlikte, AB ülkelerine yapılan ihracatta öncelikli olarak narenciye, üzüm, domates ve kabak gibi ürünler dikkat çekiyor. Avrupa pazarında bu ürünlerin talebi yüksek olduğu gibi Türk tarım ürünleri kalite-fiyat dengesi açısından da diğer ülkelere göre bir adım önde yer alıyor.

Araştırma kapsamında elde edilen veriler, yaş meyve ve sebze ihracatında Almanya’nın ilk sırada yer aldığını gösteriyor. Almanya’yı sırasıyla Hollanda, Romanya ve Fransa takip ediyor. Araştırmacılar, bu ülkelerin hem ekonomik düzeylerinin yüksek olması hem de tüketici alışkanlıkları nedeniyle Türk ürünlerine yoğun ilgi gösterdiğini vurguluyor. Bunun yanı sıra Türk markalarının, uzun yıllardır Avrupa pazarında etkin olması sayesinde güvenilir bir imaj oluşturdukları ifade ediliyor.

Türk yaş meyve sebze sektörü temsilcilerine göre AB ile sürdürülebilir bir ticari ilişki kurmak büyük öneme sahip. İhracatçı firmalar, özellikle tarım ürünlerinde uygulanan sıkı kalite standartlarına uyum sağlayarak bu pazardaki varlıklarını artırmayı hedefliyor. Örneğin, son yıllarda organik tarıma olan yönelim ve pestisit kullanımının azalması, AB ülkeleriyle olan ticarette kritik bir rekabet avantajı sunuyor.

Ancak sektörün yalnızca avantaja odaklanmak yerine bazı zorlukları da göz önünde bulundurması gerekiyor. Araştırmada dile getirilen sorunların başında lojistik maliyetler, gümrük işlemleri ve sezon kısalığı yer alıyor. Bu gibi engellerin aşılmasına yönelik yapılan çalışmalarda inovatif çözümler üretilmesi gerektiği belirtiliyor.

(Ayşe Yıldırım)

Kaynak: Ayşe YILDIRIM

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.