Günümüz dünyasında toplumsal değerler ve anlayışlar hızla dönüşüm geçiriyor. Teknolojinin gelişimi, sosyal medyanın yaygınlaşması ve bireysel hayatın ön planda olduğu bir yaşam tarzının benimsenmesi, kuşaklar arası ilişkilerde derin değişimlere neden oluyor. Bu değişimin en dikkat çekici sonuçlarından biri de, geçmiş nesillere oranla yaşlılara olan saygının giderek kaybolduğu yönündeki genel kanı. Peki, bu durum gerçekten doğru mu? Eğer öyleyse, sebepleri neler ve çözüm yolları nasıl bulunabilir? İşte bu araştırma yazısında, yaşlılara saygının azalmasının nedenleri ve sonuçları üzerine odaklanılıyor.
Haber Giriş Tarihi: 03.02.2026 16:18
Haber Güncellenme Tarihi: 03.02.2026 16:19
Kaynak:
Fatma Hatun ALTIKARDEŞ
Türkiye'nin dört bir yanından farklı yaş gruplarını kapsayan anket ve mülakatlarla elde edilen verilere göre, genç neslin eskiye kıyasla yaşlılara daha az ilgi gösterdiği gözlemleniyor. Mülakatlara katılan pek çok yaşlı birey, sokakta karşılaştıkları gençlerden saygılı davranışlar görmediklerini, hatta zaman zaman görmezden gelindiklerini belirtti. Ankete katılan gençlerin önemli bir kısmı ise kendilerine sunulan koşullarla geçmişteki kuşakların kıyaslanamayacağını, bugünün dünyasının farklı dinamikler içerdiğini savundu. Bu ifadeler, sorunun kökeninde yalnızca kişisel tutumların değil, aynı zamanda belirli yapısal ve kültürel değişimlerin de etkili olduğunu ortaya koyuyor.
Uzmanlara göre, yaşlılara yönelik saygının azalmasının birkaç temel sebebi bulunuyor. İlk olarak, artık geniş aile yapısından çekirdek aile modeline geçişin, bireyler arasındaki dayanışmayı zayıflattığı belirtiliyor. Eskiden büyükanne ve büyükbabalar aynı evde çocukları ve torunlarıyla birlikte yaşarken, günümüzde çoğu aile ayrı yaşamayı tercih ediyor. Bu durum hem fiziksel hem de duygusal mesafeyi artırıyor. İkinci olarak, modernleşme süreciyle birlikte geçmişe dönük bilgilerin ve deneyimlerin gençler tarafından daha az değerli bulunması, yaşlıların bilgi ve hikmet kaynağı rolünü ikinci plana itiyor. Üçüncü olarak ise sosyal medyada yayılan bireyci değerlerin etkisiyle empati kurma ve farklı yaş gruplarına saygı duyma bilincinin zayıfladığı ifade ediliyor.
Yaşlılara saygının azalması sadece bireyler için değil, toplumun geneli için de önemli sorunlar doğuruyor. Öncelikle kuşaklar arası iletişim kopukluğu artıyor ve bu durum toplumsal dayanışmayı zayıflatıyor. Ayrıca, yaşlı bireylerde yalnızlık, mutsuzluk ve kendini değersiz hissetme gibi duygular ortaya çıkıyor. Bu da çeşitli psikolojik sorunları beraberinde getiriyor.
Peki, yaşlılara saygıyı yeniden tesis etmek mümkün mü? Uzmanlar birlik içinde bazı adımlar atılması gerektiğini vurguluyor. Öncelikle eğitim sisteminde değerler eğitiminin öneminin artırılması gerekebilir. Genç neslin yaşlılara yönelik empati geliştirmesi için okullarda bu konuda farkındalık çalışmaları yürütülebilir. Ayrıca medya aracılığıyla kuşaklar arası bağları güçlendirecek projelere yer verilmesi de öneriliyor. Ailelerde ise çocuklara erken yaşta büyüklerle sağlıklı iletişim kurma değerinin aşılanması gerektiği belirtiliyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Yeni nesil yaşlılara saygıyı giderek kaybediyor
Günümüz dünyasında toplumsal değerler ve anlayışlar hızla dönüşüm geçiriyor. Teknolojinin gelişimi, sosyal medyanın yaygınlaşması ve bireysel hayatın ön planda olduğu bir yaşam tarzının benimsenmesi, kuşaklar arası ilişkilerde derin değişimlere neden oluyor. Bu değişimin en dikkat çekici sonuçlarından biri de, geçmiş nesillere oranla yaşlılara olan saygının giderek kaybolduğu yönündeki genel kanı. Peki, bu durum gerçekten doğru mu? Eğer öyleyse, sebepleri neler ve çözüm yolları nasıl bulunabilir? İşte bu araştırma yazısında, yaşlılara saygının azalmasının nedenleri ve sonuçları üzerine odaklanılıyor.
Türkiye'nin dört bir yanından farklı yaş gruplarını kapsayan anket ve mülakatlarla elde edilen verilere göre, genç neslin eskiye kıyasla yaşlılara daha az ilgi gösterdiği gözlemleniyor. Mülakatlara katılan pek çok yaşlı birey, sokakta karşılaştıkları gençlerden saygılı davranışlar görmediklerini, hatta zaman zaman görmezden gelindiklerini belirtti. Ankete katılan gençlerin önemli bir kısmı ise kendilerine sunulan koşullarla geçmişteki kuşakların kıyaslanamayacağını, bugünün dünyasının farklı dinamikler içerdiğini savundu. Bu ifadeler, sorunun kökeninde yalnızca kişisel tutumların değil, aynı zamanda belirli yapısal ve kültürel değişimlerin de etkili olduğunu ortaya koyuyor.
Uzmanlara göre, yaşlılara yönelik saygının azalmasının birkaç temel sebebi bulunuyor. İlk olarak, artık geniş aile yapısından çekirdek aile modeline geçişin, bireyler arasındaki dayanışmayı zayıflattığı belirtiliyor. Eskiden büyükanne ve büyükbabalar aynı evde çocukları ve torunlarıyla birlikte yaşarken, günümüzde çoğu aile ayrı yaşamayı tercih ediyor. Bu durum hem fiziksel hem de duygusal mesafeyi artırıyor. İkinci olarak, modernleşme süreciyle birlikte geçmişe dönük bilgilerin ve deneyimlerin gençler tarafından daha az değerli bulunması, yaşlıların bilgi ve hikmet kaynağı rolünü ikinci plana itiyor. Üçüncü olarak ise sosyal medyada yayılan bireyci değerlerin etkisiyle empati kurma ve farklı yaş gruplarına saygı duyma bilincinin zayıfladığı ifade ediliyor.
Yaşlılara saygının azalması sadece bireyler için değil, toplumun geneli için de önemli sorunlar doğuruyor. Öncelikle kuşaklar arası iletişim kopukluğu artıyor ve bu durum toplumsal dayanışmayı zayıflatıyor. Ayrıca, yaşlı bireylerde yalnızlık, mutsuzluk ve kendini değersiz hissetme gibi duygular ortaya çıkıyor. Bu da çeşitli psikolojik sorunları beraberinde getiriyor.
Peki, yaşlılara saygıyı yeniden tesis etmek mümkün mü? Uzmanlar birlik içinde bazı adımlar atılması gerektiğini vurguluyor. Öncelikle eğitim sisteminde değerler eğitiminin öneminin artırılması gerekebilir. Genç neslin yaşlılara yönelik empati geliştirmesi için okullarda bu konuda farkındalık çalışmaları yürütülebilir. Ayrıca medya aracılığıyla kuşaklar arası bağları güçlendirecek projelere yer verilmesi de öneriliyor. Ailelerde ise çocuklara erken yaşta büyüklerle sağlıklı iletişim kurma değerinin aşılanması gerektiği belirtiliyor.
(Fatma Hatun Altıkardeş)
Kaynak: Fatma Hatun ALTIKARDEŞ
En Çok Okunan Haberler