Zona hastalığı, özellikle bağışıklık sisteminin zayıfladığı dönemlerde daha sık karşılaşılan bir sağlık sorunudur. Bu hastalık, suçiçeği virüsünün yeniden aktif hale gelmesiyle ortaya çıkar ve genellikle ağrılı döküntülerle kendini gösterir. Uzmanlar, zona görülme riskinin 50 yaşından sonra belirgin bir şekilde arttığını ifade ediyor. Peki, bunun nedenleri neler ve zona hastalığı nasıl önlenebilir?
Haber Giriş Tarihi: 24.02.2026 16:44
Haber Güncellenme Tarihi: 24.02.2026 16:44
Kaynak:
Ayşe CANDAN
Yapılan araştırmalara göre, suçiçeği geçirmiş olan herkes hayatının ilerleyen dönemlerinde zona riski taşımaktadır. Çünkü vücut, suçiçeği virüsünü tamamen yok edemez; virüs sinir uçlarında uykuda kalır ve bağışıklık sisteminin zayıfladığı anlarda tekrar aktif hale gelebilir. Özellikle 50 yaş üstü bireylerde bağışıklık sisteminin doğal bir süreç olarak zayıflaması, zona görülme ihtimalini artırmaktadır. Aynı zamanda stres, kronik hastalıklar, yetersiz uyku ve beslenme gibi faktörler de bu riski tetikleyebilen unsurlar arasında yer alır.
Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri'nin (CDC) verilerine göre, her üç kişiden biri hayatı boyunca en az bir kez zona hastalığı geçirmektedir ve bu vakaların büyük bir kısmı 50 yaş üzerindeki kişilerde görülmektedir. Ayrıca araştırmalar, kadınların erkeklere oranla daha yüksek risk taşıdığını ortaya koymaktadır.
Zona belirtileri genellikle ciltte ağrılı ve kaşıntılı döküntülerle başlar. Döküntüler, sıklıkla vücudun sadece bir tarafını etkiler ve sinir ağrısı ile birlikte seyreder. Bunun dışında yüksek ateş, baş ağrısı, halsizlik gibi semptomlar da görülebilir. Şiddetli vakalarda ise uzun süren sinir ağrıları olan post-herpetik nevralji gelişebilir.
Zona hastalığından korunmanın en etkili yollarından biri aşı olmaktır. Son yıllarda geliştirilen zona aşıları, bu hastalığın ortaya çıkma riskini büyük ölçüde azaltabilir. Özellikle 50 yaşını geçmiş bireyler için aşı tavsiye edilmektedir.
Hastalıktan korunmada aşının yanı sıra, bağışıklık sistemini güçlü tutmak da büyük bir önem taşır. Dengeli ve sağlıklı beslenmek, düzenli egzersiz yapmak, stresten uzak durmak ve yeterince uyumak bağışıklık sisteminizi desteklemek için etkili yollar arasında yer alır.
Uzmanlar, zona belirtileriyle karşılaşıldığında zaman kaybetmeden bir doktora başvurulmasını tavsiye etmektedir. Erken teşhis ve tedavi, hastalığın şiddetini hafifletebilir ve komplikasyonların önüne geçebilir. Özellikle risk grubunda olan bireylerin belirtiler konusunda bilinçli olması büyük önem taşır.
Görünüşte basit bir deri rahatsızlığı gibi algılansa da, ileri yaş gruplarında ciddi ağrılar ve kalıcı hasarlara yol açabilen zona hastalığına karşı gerekli önlemleri almak, sağlıklı bir yaşam sürdürmek adına kritik bir adım olabilir.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Zona görülme riski 50 yaşından sonra artıyor
Zona hastalığı, özellikle bağışıklık sisteminin zayıfladığı dönemlerde daha sık karşılaşılan bir sağlık sorunudur. Bu hastalık, suçiçeği virüsünün yeniden aktif hale gelmesiyle ortaya çıkar ve genellikle ağrılı döküntülerle kendini gösterir. Uzmanlar, zona görülme riskinin 50 yaşından sonra belirgin bir şekilde arttığını ifade ediyor. Peki, bunun nedenleri neler ve zona hastalığı nasıl önlenebilir?
Yapılan araştırmalara göre, suçiçeği geçirmiş olan herkes hayatının ilerleyen dönemlerinde zona riski taşımaktadır. Çünkü vücut, suçiçeği virüsünü tamamen yok edemez; virüs sinir uçlarında uykuda kalır ve bağışıklık sisteminin zayıfladığı anlarda tekrar aktif hale gelebilir. Özellikle 50 yaş üstü bireylerde bağışıklık sisteminin doğal bir süreç olarak zayıflaması, zona görülme ihtimalini artırmaktadır. Aynı zamanda stres, kronik hastalıklar, yetersiz uyku ve beslenme gibi faktörler de bu riski tetikleyebilen unsurlar arasında yer alır.
Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri'nin (CDC) verilerine göre, her üç kişiden biri hayatı boyunca en az bir kez zona hastalığı geçirmektedir ve bu vakaların büyük bir kısmı 50 yaş üzerindeki kişilerde görülmektedir. Ayrıca araştırmalar, kadınların erkeklere oranla daha yüksek risk taşıdığını ortaya koymaktadır.
Zona belirtileri genellikle ciltte ağrılı ve kaşıntılı döküntülerle başlar. Döküntüler, sıklıkla vücudun sadece bir tarafını etkiler ve sinir ağrısı ile birlikte seyreder. Bunun dışında yüksek ateş, baş ağrısı, halsizlik gibi semptomlar da görülebilir. Şiddetli vakalarda ise uzun süren sinir ağrıları olan post-herpetik nevralji gelişebilir.
Zona hastalığından korunmanın en etkili yollarından biri aşı olmaktır. Son yıllarda geliştirilen zona aşıları, bu hastalığın ortaya çıkma riskini büyük ölçüde azaltabilir. Özellikle 50 yaşını geçmiş bireyler için aşı tavsiye edilmektedir.
Hastalıktan korunmada aşının yanı sıra, bağışıklık sistemini güçlü tutmak da büyük bir önem taşır. Dengeli ve sağlıklı beslenmek, düzenli egzersiz yapmak, stresten uzak durmak ve yeterince uyumak bağışıklık sisteminizi desteklemek için etkili yollar arasında yer alır.
Uzmanlar, zona belirtileriyle karşılaşıldığında zaman kaybetmeden bir doktora başvurulmasını tavsiye etmektedir. Erken teşhis ve tedavi, hastalığın şiddetini hafifletebilir ve komplikasyonların önüne geçebilir. Özellikle risk grubunda olan bireylerin belirtiler konusunda bilinçli olması büyük önem taşır.
Görünüşte basit bir deri rahatsızlığı gibi algılansa da, ileri yaş gruplarında ciddi ağrılar ve kalıcı hasarlara yol açabilen zona hastalığına karşı gerekli önlemleri almak, sağlıklı bir yaşam sürdürmek adına kritik bir adım olabilir.
(Ayşe Candan)
Kaynak: Ayşe CANDAN
En Çok Okunan Haberler