SON DAKİKA
Hava Durumu

Bozbey’in yüz günü

Yazının Giriş Tarihi: 09.07.2024 14:26
Yazının Güncellenme Tarihi: 09.07.2024 14:26

“Göreve geldiğimde; ilk olarak belediyedeki tüm durum raporlarını, Bursalılarla paylaşacağım. Bu güzelim kenti, yönetim anlayışım gereği; demokratik katılım, şeffaflık, hesap verebilirlik ve ulaşılabilirlik ilkeleriyle, sizlerle beraber ve geride kimseyi bırakmayan bir anlayışla yöneteceğim. "Ben yaptım oldu" devri Bursa için kapanacak. İlk 100 gün, 200 gün ve 300 gün icraat raporlarıyla siz Bursalılara hesap vereceğim.”

Yukarıdaki paragraf www.mustafabozbey.com sitesinden alınmıştır.

Yani “ben yaptım oldu” devri bitti diyor sayın Bozbey ama ne zaman nerede başlamıştı? Bu soruya cevap vermiyor.

Ben cevaplayayım 1999 yılında Bursa’nın Nilüfer ilçesinde başlamıştı, başlamasıyla birlikte Nilüfer müteahhitleri gülümsemeye başlamıştı e tabii dolaylı olarak Bozbey’in aile vakfı NilVak’ın hesapları gülmekten katılmıştı.

“İlk 100 gün icraat raporlarıyla siz Bursalılara hesap vereceğim” demiş sayın Bozbey yani haftaya 100 gün doluyor, sayın Bozbey’in gündemi yoğun yaşı da var, unutma ihtimaline karşı hatırlatma olsun diye ben kendisine yardımcı olmak istiyorum.

Seçim gecesi heyecandan ilk düğmesini yanlış iliklemişti sayın Bozbey ve sonra, sonrası o yanlışla sürdü ve sürüyor.

Neydi ilk yanlış düğme “seçim gecesi belediyeye tırlar yanaşmış evrakları çalıyorlar” demişti, daha sonra bu paylaşımı sildi ama maaşa bağladığı başka köşe yazarları yatsı olmamış gibi utangaçça da olsa bu yalanı yazmaya devam ediyorlar.

İşte sayın Bozbey’in ilk yüz günde ilk icraatı bu oldu, yani yalan oldu.

İcraatlara; eş, dost, hısım, akraba, uzak akraba, akrabanın yeğeni, yeğenin eşi, eşinin dıdısı, dıdısının bıdısını belediyeden ballı kadrolara yerleştirmekle devam etti, akrabaların tamamı belediyeden maaş almaya başladığı bir zamanda CHP medyası bile Bozbey’e verdi veriştirdi.

Bozbey bu rüzgâra yeğenini kurban vererek karşı durmaya çabaladı ve ikinci yalanını sarf etti “Henüz atamadık, düşünüyoruz” yalanı işte bu süreçte ortaya çıktı, ama yeğen çoktan BURKENT’in başına geçmiş ilk toplantıyı yapmış sosyal medyasından hem unvanını hem toplantı zaptını yayınlamıştı bile.

Bu havayı dağıtmak için suya yüzde 25 indirim yapma kararı aldı, elbette meclis kamu yararına olan bu kararı onayladı ama bu indirim halen daha faturalara yansımadı.

Yabancı tabelalar TÜRKÇE olacak dedi sayın Bozbey

Bizde hoş olur dedik ama bu sadece işin kılıfıymış meğer sadece Arapça düşmanlığı yapmak istemiş sayın Bozbey geçmiş travmaları hatırlatır gibi, sonra gördük ki İngilizce, Fransızca, İtalyanca, Yunanca tüm tabelalar baş üstünde duruyor, zabıtalar Arapça avına çıkmış, dükkan camında ki küçük bir kağıda yazılmış Arapça “birazdan geleceğim” ifadesi bile düşmana süngü vurur gibi sökülüyor, neyse CHP genel merkezi oy kaybı yaşarız endişesiyle karardan geri adım attı da bu yalan hikayede nihayete erdi.

Ardından BURBAK otoparkları ücretsiz oldu müjdesi geldi ama müjde bize değil, değnekçilere, dükkanının önüne bariyer koyarak kendi otoparkını oluşturan esnafa müjde verildiği ortaya çıktı.

Hangi dala uzatsa kurutan sayın Bozbey, klasik “Enkaz devraldık” edebiyatından modaya uyarak, ağlamaklı, telaşlı ve doğru olmayan beyitler paylaşarak belediyenin borçları yalanına sarılmak zorunda kaldı.

Amaç; gündem değiştirip eş dost akraba kadrosu nedeniyle partililerinden bile kaybettiği güveni, AK parti karşıtlığıyla, parayla geri almak olunca, araştırmadan, okumadan gelişi güzel rakamlar sarf etti.

Bu açıklamaya Alinur Aktaş “gülümseyen yüzüyle” tek tek, tane tane cevap verip, yalanlarını yüzlerine vurunca sayın Bozbey uzun bir sessizliğe büründü.

Sosyal demokrat olduğu sanılan sayın Bozbey’in diğer bir icraatı belediye sosyal tesislerindeki ürün ve hizmetlere yüzde 70 zam yapmak oldu.

“Sosyal alana ne kadar çok zam yaparsam o kadar çok sosyal demokrat olurum”.

Anlayışıyla hizmet veremeye çalışan sayın Bozbey, sosyal demokratlığını bizlere ispatlamak için BESAŞ ürünlerine yüzde 67 ile yüzde 80’e varan zamlar yaptı.

“Ben hakiki sosyal demokratım” dercesine bu defa BUDO’ya yüzde 52 zam yaptı sayın Bozbey.

Yani artık sayın Bozbey’in ne kadar sosyal demokrat olduğunu sorgulamak bize mi düştü, bu zamlarla sosyalistliğe bile terfi etmiş olabilir (kimse kendisiyle iddiaya girmesin faturası ağır oluyor).

Şehrimizin, dürüst, namuslu ama saf solcuları “Sayın, Bozbey siz sosyalist misiniz?” diye sorsa, inanın ispat için toplu taşımaya sağlam bir zam yapar(dolayısıyla lütfen aklınızda saklı tutun sakın dilinizle açığa çıkarmayın bu soruyu).

Soysal işlere yaptığı kallavi zamlarla “Sağlam solcu” olduğunu sanan Bozbey, Bursaspor kongresinde Faruk Çelik ile omuz omuza vererek Enes Çelik’i Bursaspor başkanı seçtirmek için verdiği mücadeleyi inanın şu yüz günde Bursa için vermedi.

Ardından bir icraat haberi daha verdi sayın Bozbey; artık kapasitesi dolan ve tehlike saçan Hamitler katı atık alanının çöp almaya devam edeceğini (doğru okuyorsunuz), Kayapa’da geçmiş dönemde çok uğraş verilerek ÇED raporu alınan, bittiğinde Avrupa’nın sayılı entegre katı atık tesisi olarak gösterilen projeyi iptal ettiğini gözümüzün içine baka baka anlattı, yapraklar, dallar Bozbey’i alkışladı.

“Bursa Metrosu gece seferlerine başladı” müjdesi aldığımızda ben metroda akşam iş çıkışı evime dönmek üzereydim, enerji yetersizliği var denilerek 40 dk süren yolu 1.5 satte zor bitirdik, hava 41 derece sıcaklıktaydı ve metroda klima çalışmıyordu, yolcuların çoğu (ki metro hınca hınç doluydu) bu duruma çok şaşırmışken ben CHP’nin ve özellikle sayın Bozbey’in belediyecilik anlayışını bildiğim için olaya hiç şaşırmadan yolculuğu tamamladım çünkü biliyordum bunlar iyi günlerimizdi.

Ardından, AFAD ve Bursa valiliğinin tüm uyarılarına rağmen (Yağmur geliyor, mazgalları temizleyin diye açık açık uyarmanın ayıp olduğu düşünülmüş olmalı, hatta sayın başkan yağmur sağlam yağacak Ekrem Bey’in tatile gitmesi gibi sizde İstanbul’a gitmeseniz daha iyi olur demenin akıl vermek olarak yorumlanacağından endişe edilmiş olmalı ki sadece “şiddetli yağmur uyarısı yapmış valiliğimiz) yağan yağmur ve odunluk metro istasyonunu su basması, istasyonun Venedik’i andıran içler açınası hali “bunlar iyi günlerimiz” öngörüsünü doğruladı, bu defa aynı yolu iki saatte ancak alabildik, şehrin bir yakasıyla diğer yakası arasında ki ulaşım saatlerce durdu, inanın üzülerek söylüyorum maalesef bunlar daha iyi günlerimiz.

Yüz günün son yalanıyla yazıyı bitirelim yine uzun yazdık, Bursa terminalde diyanete ait “Diyanet Mola” adlı küçücük bir mekan var, bu mekanda terminal camiinde görevli imamlar namaz aralarında nöbetleşe hizmet veriyor, din ile ilgili sorulara cevap veriyorlar.

Ama büyükşehir belediyesi bu hizmetten rahatsız olmuş ve bu mekanı kapatma kararı veriyor, ardından esnaf ve vatandaş tepki verince bir büyük yalana daha bulaşarak “kapatma kararının Alinur Aktaş yönetimce verildiğini onların sadece bu kararı yerine getirdiğini” basın açıklamasıyla duyuruyorlar.

Vakit yatsı olup mum sönünce, İl müftülüğü ve AK partili yetkililer işin doğrusunu açıklayarak Bozbey’e sorular sordular.

AK parti il başkanı Gürkan yapılan açıklamalarla ilgili de şu soruları yöneltti, “BURULAŞ Genel Müdürlüğü’nün Ocak 2024’te (Alinur Aktaş Başkanımız dönemine ait olduğu kastedilen) almış olduğu böyle bir karar yokken kastettiğiniz karar kimin? Söz konusu stant için; İl Müftülüğü ile BURULAŞ arasında imzalanan protokol süresi Ocak 2025 iken bu tarihin 1 Temmuz 2024 olduğunu nasıl belirlediniz? İlgili standın kaldırılması ve yeni yer belirlenmesi konusunda İl Müftülüğü yetkilileri ‘Bizimle kimse diyaloğa geçmedi’ diyorsa sizler kiminle iletişime geçtiniz? Halkımızın dini ihtiyaç ve beklentilerine cevap vermek, doğru ve güncel bilgi ile toplumu din konusunda aydınlatmak amacını taşıyan "Diyanet Mola" standını esnafımızın şikayet ettiğini söyleyerek sorumluluğu Terminal esnafına yüklemek haksızlık değil de nedir? Şeklinde sorular sordu.

Sayın Bozbey bu yalandan dolayı özür diler mi? hani yalandan dolayı özür diledi ki?

İlk yüz gün bitti ama Mustafa Bozbey hala servetini açıklamadı, bunu sürekli yazacağız, soracağız.

Evet ilk yüz sayın Mustafa Bozbey’in icraatları bunlar, bunlar arasında Bursa için Bursalılar için faydalı bir iş var mı? ben bulamadım.

En faydalı iş bu çapsız, vizyonsuz, gönülsüz yüz günden ders çıkarmak ders almaktır.

YÜZ GÜN toplantısına bizim gazete muhtemelen davet edilmez, davetli köşe yazarlarımız bu satırlardan soru sorarsa çok memnun olurum, sayın Bozbey’in yüz gün sorularına cevap verecek yüzü var mı yok mu hep beraber anlamış oluruz.

Bu hafta okuduğum kitaplardan birinden yazacaktım ama sayın Bozbey’e yardımcı olmak için bu yazıyı haftaya erteledim, haftaya “Hortumcunun Fırtınalı Yaşam Öyküsü” adlı yazı geliyor, Hortumcu denince aklınıza kim geliyor?

Selam ve Saygıyla

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.