SON DAKİKA
Hava Durumu

Ayrımcılıktan da öte!

Yazının Giriş Tarihi: 15.12.2015 06:00
Yazının Güncellenme Tarihi: 15.12.2015 06:00
 

Su tesisatçısı çağırırken hangi partiye oy verdiği önemli midir?
Ekmeğinizi alırken fırıncının hangi partiye oy verdiğine dikkat edip, sizin görüşünüze karşıysa ekmeğinizi ondan almamayı mı düşünürsünüz?
İlaç alacağınız eczanenin sahibinin zıt politik görüşte olduğunu duyunca oradan almak yerine başka bir eczaneye mi yönelirsiniz?
Tam pırasayı torbanıza koyacakken pazarcının sizin görüşünüzden başka bir görüşe sahip olduğunu öğrendiğinizde geri mi bırakırsınız?
Böyle davrananlar var biliyorsunuz. Belki bu yazıyı okuyanlar arasında da var.
Yoksa alışveriş yaptığınız kişinin zıt siyasi görüşte olduğunu gördüğünüzde onunla alışverişi kesmekten de öte bir şey mi yaparsınız? O kişiyle iş ilişkisi olanları bir bir bularak onunla iş yapmalarını engellemeye mi çalışırsınız? Üstelik yalanlarla, düzmecelerle ve iftiralarla…
Belki siz bu kadarını yapmazsınız ama yapanlar var…
Geçtiğimiz hafta sonu bir tercüman bana mail attı. Kendisini tanımam. Kayıtlı olduğum sitelerden zaman zaman iş paylaşımı için teklifler gelir. Elinde yüklü iş olanlar çabuk bitirmek amacıyla başka tercümanlarla paylaşırlar. Ben de öyle bir şey zannettim önce. Ama oldukça uzun olan e-mailin iş için değil de şikâyet amacıyla yazıldığını gördüm. Tercümanlığın yanı sıra gazetecilik de yaptığımı gören bir meslektaşım yürekler sızlatan bir mail yazmıştı.
Oldukça uzun bu e-maili burada alıntılamak imkânsız. O yüzden özetleyeceğim. Meslektaşım önce kendini tanıtmış. Mütercim tercümanlık mezunu, 28 senedir bu işi yapan biri. Son zamanlarda tekerlekli sandalyeye mahkûm olmuş. Yaptığı tercümelere örnekler de vermiş. Çok başarılı… Siyasi görüşü değişene kadar işleri de oldukça iyiymiş. Maalesef şimdi tek bir küçük tercüme işi bile gelmiyormuş.
Bakın olayı özetle nasıl anlatıyor?
“Seçimlerden sonra işler birden azalmaya, sonra da hiç gelmemeye başladı. Tercüme ajansları başvurularıma; ‘yeterli bulunmadığınızdan iş başvurunuza olumlu yanıt verilememektedir.’ Cevabını vermeye başladılar. Yahu ben bu işe dün başlamadım. Yıllardır yapıyorum. Kitaplar, bilimsel makaleler çevirdim. Bu da ne demek oluyor? Diye düşünmeye başladım. En sonunda dayanamayıp önceden çok iş yaptığım bir tercüme bürosunun sahibini aradım. Neler olduğunu, neden birden bire bana iş vermek istemediklerini sordum. Aldığım cevap beni şoka uğrattı. ‘Git AKP sana iş versin’ deyiverdi. Biraz daha araştırdım, birkaç kişiden daha soruşturdum. Bu tercüme bürolarından biri siyasi görüşümün değiştiğini görünce işleri kesmiş. Bu da yetmemiş diğer tercüme bürolarını da arayıp, ‘Tercümeleri iyiydi ama son dönemlerde çok kötüleşti. İşleri zamanında teslim etmiyor. Yaptığı tercümeleri hiç kontrol etmiyor. Aynı işi başka tercümana vermek zorunda kaldım. Onun yüzünden müşteri kaybettim.’ Gibi iftiralarla beni karalamış. Ben eskiden sol görüşlü biriydim ama oyumu son seçimlerde AK Partiye verdim. Partinin üyesi falan da değilim. Bunu da sosyal medyadan açıkladım. Paylaşımlarımda Ak Parti’nin yaptığı güzel şeyleri övdüm. Ne olduysa da bundan sonra oldu zaten… Ancak, şunu söyleyeyim, aç da kalsam oyum Ak Parti’nin. Bu yapılanların ardından artık her şeyi daha iyi görüyorum. Rızık Allah’tandır. Rızık kesildiyse zaten ölmüşsünüz demektir. Ben bir yerlerden rızık geleceğine inanıyorum.”
Bu nasıl bir şeydir? Benim aklım almadı.
Allah’ım insanı kuru iftiradan koru…
Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.