SON DAKİKA
Hava Durumu

BBC'den FETÖ'ye destek!

Yazının Giriş Tarihi: 18.11.2017 21:00
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.11.2017 21:00
Bu sabah (dün) BBC Radyo 4’ü dinlerken birdenbire irkildim. Sürekli Türkiye aleyhine algı yönetimine yönelik yayınlar yapan BBC. 15 Temmuz’daki girişimi anlatıyor, o gece TBMM’nin nasıl bombalandığından, Türk Milleti’nin nasıl sokaklara dökülüp demokrasiyi koruduğundan söz ediyordu. İlk aklıma gelen, acaba bunlar durumun farkına vardılar da bize destek vermeye mi başladılar? Sorusu oldu.

Meğer ne kadar iyi niyetliymişim!

Bunların böyle bir şeyi sittin sene akıllarına getirmeyeceklerini düşünememiştim. Kendime kızdım, iyi niyetime lanet ettim. Adamların niyeti başkaymış meğer. Kendilerinden bekleneni yaptılar ve bu sözlerin ardından Fetöcülerin avukatlarını konuşturmaya başladılar…

Avukatlar Türkçe konuşuyor, BBC spikeri İngilizceye çeviriyordu. Söylenenleri bu adamların kim olduğunu bilmeden dinleseniz kolayca hallerine acıyabilirdiniz. Söylemlerinde mağduriyet vardı. Baksanız hiçbiri FETÖ’cü değildi. Haksız yere hapse girmişti müvekkilleri. Onlar sütten çıkmış ak kaşıktı… Evet, FETÖ vardı. Bunu kabul ediyorlardı ama müvekkilleri FETÖ’cü değildi. Davlara leke düşmüştü.

BBC spikeri bu sinsi ve şeytani söylemi destekleyen bir iki laf edip başka bir konuya geçti. Haberin, yapılan röportajların ne vesile ile birden yayına alındığı belli bile olmuyordu. Birdenbire kendi yerel haberlerinin arasına sıkıştırıvermişlerdi bunu.

Yeğenim eskiden BBC’de çalışıyordu. Şimdi başka bir kanala geçti. BBC’den yaka silkmiş ve eski, tarafsız haberciliklerinin artık esamisinin okunmadığından şikâyet ederdi. Aklıma o geldi, aradım. Haberleri dinlememiş. Ayrıntısıyla anlattım. Hiç de şaşırmadı. Sadece, “Ee, ne olmuş? Gayet normal.” deyiverdi. Önce kızdım. “Yok kızma!” dedi ve başladı neden öyle söylediğini anlatmaya.

“Bana normal geldi, Ahmet. Neden biliyor musun? İsteyen, parası ve tanıdığı olan istediği gibi BBC’de haberlere çıkabiliyor ve istediğini anlatıyor.” deyiverdi. “Yahu, bu bir memleketin resmi yayın kuruluşu. Olur mu öyle şey?” diyecek oldum, “Ben BBC’ye gıcığım diye öyle söylediğimi zannediyorsun ama durum bu. İnanmıyorsan teyzeme söyle çocukluk arkadaşı Tim Martin’i arasın ve ona sorsun. Biliyorsun adam bar işletmecisi ama sık sık BBC’ye çıkıp konuşuyor. Politikaya atılacak ya.” diye cevapladı.

Tim’i aradık. Önce mırın kırın etti. Sonra dökülüverdi. Bu BBC’ye çıkmak için biraz harcama yapmak gerekiyormuş. Aracı kurumlar bile oluşmuş. Adına PR kurumları deniyor. Yani halkla ilişkiler. Ama bunlar özel. BBC’de sesini duyurmak isteyen gidip bu aracı kurumlarla görüşüyor ve parayı bastırıyor, ardından hop radyoya…

Radyo haberlerine çıkmak bizim paramızla 70-80 bin lira. Televizyon ise biraz daha pahalı. Yani parayı veren düdüğü çalıyor.

Eski dostum, Alan Duncan’ı aradım ama o bu aralar biraz meşgul. Boris Johnson’ın yediği nanelerle uğraşıyorlar. Söz aldım, ortalık yatışınca bu BBC konusunu konuşacağız…

Bir memleketin resmi kanalı nasıl olur da böyle bir şey yapar? Hesabını soralım bakalım.
Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.