SON DAKİKA
Hava Durumu

Brown Üniversitesi

Yazının Giriş Tarihi: 08.03.2017 22:30
Yazının Güncellenme Tarihi: 08.03.2017 22:30
Amerika’da bulunan Brown Üniversitesi araştırmacıları geliştirdikleri yeni bir algoritma ile robotların daha zeki olması yolunda büyük bir adım attılar. Bizim gazete ve televizyonlarımızın henüz görmediği bu müthiş gelişme robot teknolojisinde bir devrim niteliği taşıyor. Konuyu daha iyi anlatabilmek için önce bu algoritma ne demek onu açıklayalım;

Algoritma bir problemin çözümünde izlenecek yol demektir. Şimdi sıkı durun. Bütün dünyanın matematik ve bilgisayar programlama dillerinde kullandığı bu algoritma nereden gelir? Kim bulmuştur? Onu açıklayacağım;

Algoritma sözcüğü Müslüman bir âlimden gelir. Türkistanlı âlim 9. yüzyılda Cebir adında bir kitap oluşturarak algoritmik çalışmalarını sergilemiştir. Kısaca algoritmayı bulan kişi kim diye sorulduğunda Ebu Abdullah Muhammed bin Musa el Harezmî dir. Bu kitabın matematiğe çok büyük katkıları olmuştur. Bu kitap farklı dillere çevrilmiştir. Avrupa da çok ilgi gören kitabın ismi ve âlimin ismi Avrupalılar tarafından telaffuz edilemediği ya da işlerine pek gelmediği için “algorizm” kelimesini kullanmışlardır. Algorizm (İngilizcedeki kullanımı: algorithm) “Arap sayıları kullanarak problemleri çözmek” anlamına gelir. Zamanla algorizm algoritmaya dönüşmüştür.

Bu yeni bilimsel gelişmeyi ABD Brown Üniversitesi Bilgisayar Bilimleri Bölümünden Profesör Stefanie Tellex, “Burada yapmak istediğimiz şey bir robotun ne yapması gerektiğinden emin olmadığında sorular sormasını sağlamak. Yani robot bilmediği bir şey olduğunda, ne yapması gerektiğinden emin değilse sorular sorarak öğrenecek. Bu da deyimi yerindeyse kafası karışan robotun kendinden istenileni anlayıp yapmasını sağlayacak.” Diye açıklıyor.

Ben bu gelişmeyi öğrendiğimde çok sevindim. Dünyada bilimin gelişmesi ve bu gelişmenin Müslüman bir bilim adamı sayesinde başarılabilmesi çok güzel bir şey. Batılılar bunu örtbas etmeye çalışıyor. Hiç olmazsa bizim medyamızın gelişmeyi bu yönüyle duyurması gerek diye düşünüyorum.

Ne var ki işin bir başka yönü daha var. Bir robota bile bilmediğini öğrenme yeteneği kazandırılıyor. Robot bile artık bir şeyi yaparken bilmediğini anlamadığını sorup öğreniyor. Ancak bazıları var ki bir işi bilmedikleri halde biliyormuş gibi yapmaya kalkışıyorlar. Bir robot kadar olamıyorlar.

Örneğin Anayasa değişikliğine karşı çıkıyorlar ama değişikliğin ne olduğunu bilmeden karşı çıkıyorlar. Daha doğrusu, “Tayyip Başkan olacak” diye karşı çıkıyorlar. Çıkıyorlar da, “Yahu biz neye karşı çıkıyoruz? Bir bakıp öğrenelim. Yarın bir gün bir laf eder madara oluruz.” Demeden karşı çıkıyorlar. Bunu yapanlar genelde bilinçsiz ve öğretilmiş korkularıyla hareket eden kişiler. Bir de memur zihniyetinde olanlar (gerçi o hayalleri de bitti. Artık öyle yan gelip yatma memuriyeti yok ama bunlarda hala bir umut var.) bir de kahvede pişpirik oynayan bazı emekliler.

Bunların yaptığı bir nebze olsun anlaşılabilir ama bir muhalif parti liderinin, hele hele ana muhalefet partisi liderinin neyin ne olduğunu bilmeden karşı çıkması anlaşılır gibi değil. Sen ana muhalefet partisinin lideri olacaksın ve şiddetle karşı çıktığın, birçok yargılara vardığın Anayasa değişikliğinin ne getirdiğini bilmeyeceksin. Var mı öyle şey? Bu durumda sana “cahil-i cühela, vekil-i ukala” (bakın internetten öğrenin kardeşim. Bir de size lisanınızı öğretecek değilim.) denir. Böyle bir kişinin de bir parti lideri olması kendini iyice düşürmesinin yanı sıra o partiyi de sorgulatır. Bu zatın o partiden (görevinden demiyorum, külliyen partiden) ayrılması gerekir.

CHP yöneticilerine de tavsiyem gidin şu öğrenen robotlardan birini partinin başına getirin. Emin olun yüzde 25 sınırını aşarsınız. Aşamasanız bile el aleme eğlence malzemesi olmazsınız bari…

 
Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.