SON DAKİKA
Hava Durumu

Çifte karavanlı Kemal!

Yazının Giriş Tarihi: 01.07.2017 22:25
Yazının Güncellenme Tarihi: 01.07.2017 22:25
Bugün Pazar, o nedenle biraz magazinle başlayalım yazıya da eğlence olsun. Sonra yine eğlenceli şeylerden devam ederiz.

Önce şu Ahmet Hakan’a bulaşalım biraz. Şeyma Subaşı röportajı ile ilgili bir yazı yazdı ve aklı sıra entellik etti. Kızcağız buna sosyal medyadan kibarca ama sağlam biçimde ağzının payını verdi. Fırçayı yiyen Ahmet Hakan yeni bir yazı yazarak kıvırmak zorunda kaldı tabi.

Bugün Ertuğrul Özkök’ün yazısını görünce anladım ki bu cevap kesmemiş. Şeyma hala kızgın ve Hürriyet Gazetesi yönetimi bu işten pek hoşnut değil. Ahmet Hakan’ın özür mahiyetindeki yazısının kesmediği anlaşılınca Özkök aracılığıyla bir fırça attırılıyor. Bakın ne diyor Özkök?

“GÜNÜN KONUSU

NE VAR BUNDA... ŞEYMA KARAKTERLİ BİR KIZ

O binaya kapatılan on üç kişi ne yapıyor

BEN hiç dalga falan geçmiyorum.

Onur Baştürk’ün Kelebek’te onunla yaptığı mülakatı büyük keyifle okudum.

- Bir kere çok neşeli ve mutlu bir kadın.

- Karakterli bir duruşu var.

- Evleneceği erkeğin iktidarla ilişkileri şuymuş, buymuş demeden, kendi hayat tarzını bildiği gibi yaşayacak kadar kişiliğine saygılı.

- Konuşmasının her cümlesinden, kendine olan güveni okunuyor.

- Zeki bir kadın. Zekâsını en çok da mizahı ile gösteriyor.

Nedir ona yapılanlar anlamadım.

Hiç takma Şeyma, en iyi bildiğimiz şey, hayat tarzımız ve onu böyle yüreklice yaşamak da bize en yakışan şey...

Son bir nokta.

Ben de “Şey” kelimesini çok sever, çok kullanırım.

Açıklayamadığım her şeyi o harika anahtar kelimeyle anlatırım.

Yani hiç mesele yok... Normal...”

Bu Hürriyet hep böyle saman altından su yürütür. Türkiye karşıtı haberlerini de “Hürriyet Daily News” üzerinden verir. Yabancılara, “Bakın ben sizin yanınızdayım” mesajı verirken o haber Türkçe yayınlanan Hürriyet Gazetesi’nde yoktur, amaç “Kimseler görüp de kızmasın.” Sanki bu memlekette onlardan başka İngilizce bilen yok. Hani diyorum istihbarat birimleri izliyorsa Hürriyet Daily News’de malzeme bol…

Ahmet demişken ondan devam edelim. Kemal ile görüşmüş. Yazısı bugün çıkmış olmalı. Şecaat arz etmiş; “Küçük bir karavan. Hayli iddiasız. İki bölümden oluşuyor. Birinci bölüm çalışmak için... İkinci bölüm dinlenmek için... Yürüyüş boyunca verilen tüm molalarda Kemal Bey, işte bu karavanda çalışıyor ve dinleniyor.” diye anlatıyor. Halkçı ve mütevazi gösterecek ya Kemal’i…

Ah be Ahmetçiğim! Şecaat arz ederken “sirkatin söylemesen” olacaktı ya, beceremedin o “Geceleri ise dün medya sitelerinde fotoğrafları yer alan ‘yaşam otobüsü’ dedikleri siyah otobüste kalıyor.” Cümlesini yazmasan belki de yuttururdun. Böylece adamın çifte karavan kullandığını da ifşa ettin. Gündüz karavanı mütevazi, gece karavanı lüks! Oldu mu şimdi?

Bir de Ghandi ile olduğu gibi Mao ile de eş tutuyorsun. “Mao’nun Uzun Yürüyüşü ile... Gandi’nin Tuz Yürüyüşü ile...” diyorsun.

Tuz buz ettin karizmayı şimdi…

 

 
Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.