SON DAKİKA
Hava Durumu

Depremi bekleyin!

Yazının Giriş Tarihi: 26.04.2017 17:53
Yazının Güncellenme Tarihi: 26.04.2017 17:53
Yazının başlığındaki deprem kelimesine takılıp da İstanbul’da beklendiği söylenen 7 şiddetindeki bir depreme ilişkin ahkâm keseceğimi falan zannetmeyin. Benim bahsini ettiğim deprem buralarda değil Avrupa’da. Orada meydana gelecek bir depremden bahsediyorum. Avrupa Birliği içerisinde yani.

Öncelikle Birleşik Krallığın “Brexit”i ile başlayan daha sonra birkaç Avrupa ülkesince dile getirilen Avrupa Birliği’nden çıkma arzuları özellikle Almanya’da fena halde rahatsızlık yaratmış durumda. Nedeni belli tabi. Bu Avrupa Birliği işinden en çok nemalanan Almanya değil mi? Birlik en çok Almanya lehine işlemiyor mu? Şimdilerde Le Pen’in seçilme ihtimali ve eğer seçilirse Fransa’nın da AB’den çıkacağı korkusu da başladı.

AB’nin ağa babaları ve onların yardakçıları üstüne bastıra bastıra Le Pen’in seçilme ihtimali olmadığını söylerken daha doğrusu öyle olmamasını umarken gizli gizli bir köşede endişe içinde tırnaklarını yemekle meşgul. Sonuç ise daha belli değil. Seçim günü akşamı hep beraber öğreneceğiz elbet.

Gelelim Türkiye’ye. Bunlar hala ciddi biçimde Türkiye’yi “Sizi AB’ye almayız ha!” korkusuyla yönetebileceklerini düşünecek kadar salak değiller. Bütün bu aba altından sopa göstermeler aslında onların son kozlarını üstelik umutsuzca oynadıklarını anlatıyor bize. Arkalarına alacakları bazı iç cahiller sayesinde hükümet üzerinde baskı yaratabilmeye uğraşıyorlar.

İşin daha doğrusu, Erdoğan’ın liderliğini ve Türkiye’de memleketi daha da güçlendirecek olan sistem değişikliğini sindiremiyorlar bir türlü. Tüyleri diken diken oluyor, göğüsleri sıkışıyorlar ve çaresizliğin o melun depresyonunu yaşıyorlar…

Bizim açımızdan durum çok farklı elbet. Alınan kararların tamamen siyasi olduğunun CHP’liler bile farkında. Tatlı su kurnazlığı yaparak durumu lehte nasıl kullanabileceklerinin hesabıyla meşguller. Bir tek Devlet Bahçeli olan biteni görüp, vatanını düşünerek konuşuyor. Hakkını yemeyelim Deniz Baykal da AB kararına karşı oldukları mealinde birkaç laf geveledi ama onun hesapları çok başka.

CHP’nin yakına vuracak iç depremini bir kenara bırakalım da biz şimdi Türkiye’nin AB’de yaratacağı esas büyük depreme bakalım.

Siz Sayın Cumhurbaşkanımız ve hükümetin bu atıp tutmalar karşısında, eski iktidarlar gibi boyun eğmeyeceğini mutlaka biliyorsunuz ama gaflet içinde bulunanlarınız olup da tüm karşı çıkışların lafta kalacağını düşünebilecekler olduğu düşüncesiyle bir kez daha ifade etmek istiyorum;

Ne sayın Cumhurbaşkanımız ne de hükümetimiz AB’nin bu çıkışlarına pabuç bırakmayacakları gibi onlarda deprem etkisi yaratacak şeyler de planlıyorlar. Geri dönüş anlaşmasıyla ilgili olarak adımlar atılacak. Bunu bilmeyen veya yapamayacaklarını düşünen zavallı sayısı az. Benim bahsettiğim çok daha farklı bir sürpriz. Avrupa Birliği’nde esas depremi yaratacak olan da o zaten.

Sayın Cumhurbaşkanımızın yorumunu iyi okuyun lütfen. Ne diyor?

"Şu anda Türkiye'ye karşı alınan bu karar tamamen siyasidir. Biz zaten böyle bir kararı tanımıyoruz. İstedikleri kadar böyle bir kararı almış olsunlar. Çok da büyütmüyoruz. Bu karar alınmıştır, geçmiştir."

Buradaki, “Çok da büyütmüyoruz. Bu karar alınmıştır, geçmiştir.” Sözlerine dikkat çekmek istiyorum. Bunun iki meali olabilir. Birincisi, “Kararı alırlar, aldıkları gibi de değiştirirler.” Şeklinde iken ikincisi çok daha anlamlıdır; “Karar almaları kendilerini bağlar. Biz zaten yolumuza onlarsız devam etme arzusundayız. Bize çok büyük dostluk mu gösterdiler ki?”

Sayın Cumhurbaşkanımız Mayıs ayı ortasında Çin’e gidiyor. Orada acaba ne tür temaslarda bulunacak? Neler konuşulacak.

Pekin’e gidiyor, Şi Cinping ile istişarelerde bulunacak ama acaba Şanghay’a da uğrayacak mı?
Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.