SON DAKİKA
Hava Durumu

Hastalık bir nefret

Yazının Giriş Tarihi: 07.11.2015 06:00
Yazının Güncellenme Tarihi: 07.11.2015 06:00
Nefret, kılcal damarlarında dahi dolaşmakta. Saldıracak yer arıyorlar. Çaresizlik bir yandan, korku bir yandan. Yaşadıkları ani darbenin etkisi tüm sinir sistemlerini etkilemiş durumda. Kimi hala inanma aşamasına gelememiş, kimi suçlama aşamasına geçmiş, kimi var gücüyle saldırıya devam ediyor.

Ancak, bir ortak noktaları var;
Hepsinin psikolojisi bozulmuş.
İçlerinin ne kadar kara, nefretlerinin ne denli büyük olduğunu ve bu yüzden akla hayale gelebilecek ve gelemeyecek her şeyi ama her şeyi yapabilecek kadar tehlikeli olduklarını biliyorum ama içimde az da olsa yine de bir acıma duygusu var.
Bekir seçimlerde hile yapıldığını iddia ediyor. İncelense, yazısında suç unsuru var. Ama bu iddialarda bulunan bir kişinin aklen malul olup olmadığına da bakılacağından hüküm giymez her halde.
Diğeri, şu meşhur araştırmacı gazeteci yazısında nasıl algı yönetimi oluşturduklarını anlatmış. Derler ya, “Şecaat arz ederken merd i kıpti, sirkatin söylermiş.” İste tam o hesap. Ak Partiye karşı düzenlenen yalan dolana alkış tutuyor.
Emin Çölaşan ise güya uyanık bezirgân. Dolambaçlı yollardan kendi güruhunun desteklediği teröristlerden Başbakanımızı sorumlu tutacak aklı sıra.
Bir kadın da seçim kaybeden partileri destekleyen erkeklerin bilmem neresine sarmış,
Ama o Yılmaz var ya o Yılmaz… İyice sıyırmış görünüyor. “Mustafa abi” diye seslendiği birileriyle hayali konuşmalar yapıyor. Ondan medet umuyor gibi…
Takunyadan falan da bahsediyor. Stres atmak için hamama gidecek anlaşılan.
Aman Yılmaz dikkat et! Hamamda yerler sabunlu olur. Kayarsan o takunyalar başına iş açabilir.
Nereden geldiyse, aklıma yıllar önce komşumuz olan şizofren kadın geldi. Bağıra çağıra konuşurdu yalnız kaldığı dairesinde. Sonra da anlatırdı sokakta beni görünce, “Dün gece beni ziyarete geldi. Atatürk’le konuştum bütün gece.” Diye. Sonra bunu Bakırköy’e götürdüler epey bir tedavi gördü. Sonra ne oldu? Bilmem. Allah şifasını versin.
Neyse biz konumuza dönelim;
Bu zorla kendi kendini başkalaştıran, ötekileştiren tayfa içinde de akıl sağlığını cidden kaybetmiş olanlar var.
Şimdi size şaka gibi gelebilir ama Samsun’a ayak basıp gelecek sarı saçlı mavi gözlü biri çıksa bunlar kimdir, nedir? Diye sormadan lider belleyerek peşine takılıp gidecekler.
Biri bir parti kursa, programını açıklarken de;
“Bunun kapsadığı prensipler, idarede ve siyasette bizi aydınlatıcı ana hatlardır. Fakat bu prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların dogmalarıyla asla bir tutmamalıdır. Biz ilhamlarımızı gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz.” Dese, bunlar için hayat değişecek...
Bir yere saplanıp kalmışlar ki ne anlatsanız, ne söyleseniz boş.
En çok üzüldüklerim ise aslında beyni yıkanmış zavallı gençler.
Komşunun liseyi yeni bitirmiş oğluna soruyorum, “Ak Parti’yi, Sayın Cumhurbaşkanımızı neden sevmiyorsun oğlum?” diye.
“Bırak abi neden seveyim? Baksana şeriat getirip içki içenleri asacakmış. Ben kızlarla gezersem onları taşlatacak, beni de kırbaçlatacakmış” diyor.
“Oğlum bunları Ak Partililer mi söylüyor? Sayın Cumhurbaşkanımızdan mı dinledin? Nereden çıkarıyorsun?” diye soracak oluyorum. Aldığım cevap yüreğimi yakıyor;
“Yok, abi ben gazete okumam ki. Televizyonda da sadece dizi izlerim. Babam öyle diyor. Oradan biliyorum.”
Şu gençler elden gitmeden, onlara eğriyi doğruyu bir anlatabilsek...
Her şey çok daha güzel olacak.
Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.