SON DAKİKA
Hava Durumu

İstihbaratın temel ilkeleri

Yazının Giriş Tarihi: 03.08.2016 23:17
Yazının Güncellenme Tarihi: 03.08.2016 23:17
 

 

 

Hain kanlı girişimin ardından sıkça dile getirilen istihbarat zafiyeti konusu gündemden düşmüyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın birkaç defa açıkça söylediği istihbarat zafiyeti konusunu daha önce de vurgulamış olan Sayın Başbakan CNN Türk canlı yayınında bir defa daha tekrarladı. Üstelik bu defa söylediği söz oldukça vurucuydu;

“Ben bunu MİT Müsteşarı’na sordum, ‘Nasıl olur’ dedim. Başbakan’ın haberi yok, Cumhurbaşkanı’nın haberi yok. Bunun cevabını veremedi. Herhangi bir şey söylemedi. Bana da Cumhurbaşkanımıza da neden iletilmediğinin izahatı yok.”

Neden bir izahatı olmadığı sorusu düğüm noktasıdır ve önemlidir.

Durumun bu kadar sık ve gittikçe artan bir vurgulamayla dile getirilmesinin ardından Mit Müsteşarı’nın istifası beklenir.

Sayın Cumhurbaşkanımızın, “Dereyi geçerken at değiştirilmez.” Sözünü yorumlamak gerekirse, “Olayda suiniyet yok.” Anlamına gelmektedir. O nedenle kendisine “git” dememiş olabilir.

Bir yeniden yapılanma konuşuluyor. Ancak yeni bir yapılanmada da dikkat edilmesi gereken çok önemli noktalar var;

İstihbarat teşkilatları ülkelerin ihtiyaçlarına göre şekillenmektedir. Ne var ki, gelişen çağa ayak uyduracak bir istihbarat teşkilatının uzman dallara ayrılmış ancak, bir ana birim tarafından koordine edilen ve aynı zamanda denetlenen geniş kapsamlı birimlerden oluşmasında yarar vardır. Sayın Başbakanımız da bu yönde bir işaret verdi zaten. Benim burada ekleyeceğim bir nokta var. O da şudur;

İstihbarat MİT’in web sitesinde şu tanımla yer alıyor: “İstihbarat, devlet tarafından belirlenen ihtiyaçlara karşılık olarak çeşitli kaynaklardan derlenen haber, bilgi ve dokümanların işlenmesi sonucu elde edilen ürün.” Ben bu kelimenin batı dillerindeki karşılığını pek severim, “İntelligence” yani zekâ.

Alınan bilginin işlenmesi sürecinde bu bilginin doğru mu yanlış mı? Bir yönlendirme amaçlı mı? Olduğunun yanı sıra o bilginin başka, belki de ilgisiz gibi görünen, bilgilerle kombine edilmesi ve bunun bir zekâ içinde harmanlanarak yorumlanması çok önemlidir. Bu nedenle konunun uzmanı olan ve işi sadece düşünmek, doğrulanmış bilgiyi yorumlayarak ondan daha fazla verim almak olan ekiplere ihtiyaç vardır.

Yani sürekli istişare içinde olan beyinler bu üretilmiş istihbarattan daha ileri bilgiler çıkartmak için çabalamalıdır.

Evet, doğru tahmin ettiniz. Şu Amerika’nın meşhur düşünce kuruluşları ile örtüşen bir birimden söz ediyorum. Üstelik bu birim iç ve dış istihbaratlar için ayrı ayrı olmalı ancak belirli bir koordinasyon da sağlanmalıdır.

İşin bu noktasında komplo teorilerine gidilmesi ve hatta birkaç zırva üretilmesi mümkün olacağı içindir ki bu yorumları dikkate “ciddiyetle” ele alacak ama aynı zamanda bunların saçmalıktan ibaret olabileceğini de, “paranoyak olman takip edilmediğin anlamına gelmez.” Mantığıyla inceleyecek bir istihbarat birimi gereklidir.

Alınan bilgi sonucu paniğe kapılıp, gerçekten koruması kollaması gerekenleri bir an için aklından çıkartarak kendi başına hareket etmek yerine, bilgiyi sorumlu olduğu makamla da anında paylaşmayı düşünecek olan bir birim daha başarılı olacaktır.

 
Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.