SON DAKİKA
Hava Durumu

Medet Ey İngiliz!

Yazının Giriş Tarihi: 27.10.2015 06:00
Yazının Güncellenme Tarihi: 27.10.2015 06:00
 

Elde avuçta ne varsa döktüler. Açılabilecek kirli tezgâhların neredeyse tamamı açıldı. Gerçi vardır bir iki tane daha zulalarında elbet. Denizde kum bunlarda kara çal çal bitmez. Hiç olmadı izi kalır diyerek atıyorlar ha bire. Çamur atsalar neyse bazıları vatanı da satıyor sırf Ak Partiden kurtulma, “Tayyip ”ten kurtulma adına. İşin fenası o…
Bizim hanım gösterdi. Sosyal medya da İngilizler de bu taifeye destek olup türlü türlü düzmece haberler yayıyorlarmış meğer. Eee vatan evladı dediğin yaparsa bunlar haydi haydi yapacak tabii. Ancak, İngilizce bilen bazı Ege esnafı da bunlara destek veriyor. Üç kuruş kazanacak ya elin İngiliz inden…
İngiliz dedim de aklıma geldi birden. Taraf Gazetesi militanlarından biri, Murat Seçkin diye bir yaratık yazmış. Aklı sıra dokundurmalar yapmış. Esas onu yazacaktım. Neyse konuya girelim.
Bu yaratık, elinde başkaca bir malzeme olmadığından, aklı da iyi tezgâh üretmeye yetmediğinden oturup Kabataş tacizini ısıtmış. Güya olayın hiç yaşanmadığını söyleyecek.
Esas mesele o değil elbet. Konuya bir girizgâh yapmış ki sormayın. Çok pis dokundurmuş! Yazıya şöyle başlıyor;
“İngiltere’nin eski başbakanlarından Tony Blair, anılarını anlattığı kitabında siyasi kariyerine son veren hatanın medyanın gücünü hafife almak olduğunu itiraf ediyor.”
O minicik aklından, “Bak medyanın gücü büyük. Seni el birliğiyle düşüreceğiz.” Demeye getirdiğini geçiriyor garibim. Ardından küçük çaplı bir gazetecilik dersi vermeyi de ihmal etmeyip ahkâm da kesmiş yavrum…
İpe sapa dokunur bir şey yazamamış, dikkatim dağıldı gözüm sağa sola kaydı. Bir de ne göreyim. Bir zamanlar hocam olan Murat Belge de yazıyor bir köşede. İngiliz Edebiyatını bilir bilmesine de James Joyce saplantısı vardır kendisinin. 1402’lik olduktan sonra turist rehberliği falan yapmış, gazetelerde de bir iki yazı yazıp geçiniyordu.
Birileri bunu kenara çekmiş ve “Murat, bak üç beş kuruş yolunu buluyorsun. Para kazanmak istiyorsan bunları desteklemeyeceksin. Karışmam haa.” Demiş olmalı ki birden bire fikir değiştirdi. Ak Parti karşıtı oluverdi. O çok saygı duyduğunu söylediği Recep Tayyip Erdoğan karşıtı oluverdi. Öyle ötekiler gibi ağır saldırılarda bulunmasa da sinsi sinsi muhalefetini yapıyor.
Kendi yazdığı gazeteye de güya bir röportaj vermiş. Demiş ki, “Kendimi kandırılmış gibi hissediyorum.”
Köşesinde bir sürü laf kalabalığı yaptıktan sonra (Üniversite de de öyle yapardı. Bu yakışıklıydı o zamanlar. Kızlar ön sıraları kapıp ne anlatsa onu dinlerdi. Edebiyat kuramları ve eleştiriye dair bir laf etmeden dersi bitirdiği çok olmuştur.) şöyle bitirmiş;
“Burada siyaset böyle aslı esası olmayan iddialar, suçlamalarla akıp gidiyor. Bunların etkililik derecesi hakkında yorum yapacak, tahminde bulunacak ehliyetim yok. Olay bana çok açık, çok saydam görünüyor ama “halkımız” ne anlam çıkarıyor, bilemem. Göreceğiz, az kaldı, yalnız bu seçimde oyunu AKP’ye verecek olan herkesin de bu hikâyelere gerçekten inandığı için öyle yapmadığını söyleyebilirim.”
Hocam ehliyetin yoksa o konuda konuşma o zaman. Burası İstanbul Üniversitesi’nin Fuzuli Anfisi değil. Okurlar da üniversiteli genç kızlar değil. Haa sen de o eski yakışıklı Murat Belge değilsin…
Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.