SON DAKİKA
Hava Durumu

Osmanlı'yı yıkıp yok etmek

Yazının Giriş Tarihi: 31.03.2018 19:04
Yazının Güncellenme Tarihi: 31.03.2018 19:04
Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanından sonra “Osmanlı’yı yıkıp yok etme” kampanyası başlatılmıştı. Avrupa devletleri ve ABD’nin baskı ve arzularıyla içimizdeki bazı bürokratların da desteğiyle başlatılan bu kampanya Gazi Mustafa Kemal’den sonra daha da bir hız kazandı. Yıkılan Osmanlı eserlerinin yanı sıra halkın Osmanlı lisanı ve gelenekleri ile de bağının koparılmasına büyük bir gayret sarf edildi. Halkın büyük bir çoğunluğunun Müslüman olduğu memlekette Ezan Türkçe okunmaya zorlandı. Hatta Gazi’nin cenaze namazı için bile ezan “Tanrı uludur” diye okundu. Yeni bir din yaratılmaya çalışıldı. Bu paganizmle karıştırılmış ucube din doktrini sürekli empoze edildi. Bunu yaparken de ellerindeki en önemli silahı kullandılar.

Bu kullandıkları Atatürk’ten başkası değildi. Her şeyi Atatürk adıyla anmaya, her yaptıklarını sanki Atatürk istemiş gibi göstermeye odaklandılar. Gerçi “Milli Şef” o sözde çok sevdiği değerli silah arkadaşını Türk Parasından silip kendi resimlerini koydurmayı ihmal etmedi ama olsun. Yine de Atatürk ismi kullanılarak yapılmaya devam etti. Bir şeyi yaparken onu halka kabul ettirebilmek için gerekli gereksiz Atatürk adı kullanıldı. Böylece itirazlar da önleniyordu. İstediklerini yapıp bunu Atatürk’ün istediğini veya bazı hallerde isteyebileceğini öne sürerek baskın çıkıyorlardı.

Gazi Mustafa Kemal büyük işler yaptı. Bu cumhuriyetin kurucusu olarak da yaptığı işler gereği de saygıyı hakkediyor elbet. Ne var ki, adının kullanılarak belki de hiç istemeyeceği şeylerin yapıldığını biliyor olsa bu şakşakçılık edip adını kullanarak kendi istediklerini yapan güruha şiddetle karşı çıkardı. Onun hatırasına saygı gösterilmesi lafını ağızlarına sakız edenler yaptıkları birçok işle bu hatıraya kendileri ihanet ettiler.

Tamamen şekilci, idollere dayalı bir program izleyen bu güruh için ağızlarına sakız ettikleri ama saygısızlık etmekten çekinmedikleri şey onun hatırası olmuştur hep. İdolistik ve şekilci anlayışla adını verdikleri binaların eskiyip, çürümesi karşısında bile o binayı yıkmak “günah” olarak gösterildi hep. Bunlar gelişmeye büyümeye karşı tipler. Çünkü onlara hükmeden dış güçler böyle olmasını istiyor. Osmanlı düşmanlığı, Osmanlı’dan intikam alma güdüsüyle bu büyük kültürün izlerinin yok edilmesini istiyorlar. Türkiye’nin tekrar Osmanlı gibi güçlü olması ihtimali onları fena halde korkutuyor. Dahası Türkiye’nin güçlü bir memleket haline geldiğini görmek onları deliye döndürüyor. Bu nedenle içerideki kuklalarını kullanarak çeşitli kirli tezgahlar sergilemeye çalışıyorlar.

Bu kuklalar da sadece birer kukla oldukları için akıllarının yetebildiği kadarını yapıyor.

Her an yıkılacak durumda olan AKM’nin yıkılması onları bu yüzden rahatsız ediyor. Yerine daha büyük, modern bir opera binası yapılacak olması bir anlam ifade etmiyor bu güruh için. Ufukları o kadar geniş değil çünkü. Anlayamıyorlar….

Bu nedenle de Sayın Cumhurbaşkanımız "Şimdi Atatürk Kültür Merkezi'ni Türkiye'nin bir numaralı opera binası olarak yapıyoruz." Edikten sonra onlarla alay ediyor ve ekliyor;

"Buna da biliyorsunuz çok bağırdı o Geziciler. İstediğiniz kadar bağırın, çatlayın, patlayın, bak yıktık. Ve inşallah kısa zamanda da orada dünyada sayılı muhteşem bir opera binasını çok amaçlı olarak yapıyoruz."
Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.