SON DAKİKA
Hava Durumu

Pensilvanya'da biri çok hasta

Yazının Giriş Tarihi: 17.03.2016 05:00
Yazının Güncellenme Tarihi: 17.03.2016 05:00
Amerika’da, üstelik Pennsylvania’da yaşayan bir dostum var. Ara sıra internetten görüşür hasret gideririz. Hastaların elektronik takibini yapan cihazların pazarlaması işiyle uğraştığından tıp çevrelerinde kulağı deliktir. Genelde etraftaki dedikoduyu pek kaçırmaz.

Yeni bir şeyler duymuş. Bana da anlattı. İlginç şeyler aklıma getirdi birden. O yüzden sizlerle de paylaşmak istedim.

Amerika’da yaşayan bir Türk aniden çok hastalanmış. Hatta bir iki meşhur doktor villasına davet edilmiş ve bu davetin “çok gizli” tutulması da ayrıca “rica edilmiş.” Arkadaşımın kulağına gelenlere göre oldukça hatırı sayılır bir ödeme alan doktorlar her ne kadar, “merak etmeyin sır kalır” dedilerse de biri evde eşine “aman kimseye bahsetme” kabilinden anlatmış. O sırada, “Göçmendir İngilizcesi kötü, zaten anlamaz” dedikleri evde temizlik yapan hanım da bunlara kulak misafiri olmuş. Meğer kadın memleketinde İngilizce öğretmeniymiş. Buraya kaçak göçek gelince en kolay bulduğu temizlik işine girmemiş miymiş da arkadaşlarına anlatınca konu dallanıp budaklanıvermiş.

Diğer bölümü de arkadaşımın çalıştığı firmanın rakibinden sızmış. İddiaya göre, bu “gizemli” hastanın evine yoğun bakımda kullanılan izleme cihazlarından da gönderilmiş. Bu cihazlar kalp ritmini ve kandaki oksijen miktarını ölçen, ayrıca serumun dakikada kaç damla akacağını ayarlayan türden cihazlarmış.

Bunu bana anlatan arkadaşım, “yahu bu cihazları hastaneler alır. Evlere alındığı duyulmuş görülmüş iş değildir. Bana garip geldi” diye de ekledi.

Gazeteciyiz ya beni de bir meraktır aldı tabii.

Arkadaşıma, “Sence kim olabilir?” diye sordum. Bir cevap verdi ama bunu size aktarmayacağım. Çünkü tahminini saklayacağıma dair söz verdim.

Her kimse kim. Durumu pek de iyi değilmiş.

Tabii bir de akla takılan şu sorular var;

Acaba neden kimliğini böyle sır olarak saklıyorlar?

O kadar hastaysa neden hastaneye götürmüyorlar?

Neyse, hiçbir sır sonsuza kadar sır kalmayacağına göre bir gün ortaya çıkar elbet.

Bu kadar dedikodu yeter. Biz şimdi güncel politikaya dönelim. Sayın Başkanımız Erdoğan’ın (Evet siz hapırsanız da köpürseniz de o Türkiye Cumhuriyeti’nin halk tarafından seçilmiş ilk Başkanıdır. Bana istediğiniz kadar küfür edin bu gerçeği değiştirmez, utanmaz herifler.) konuşmasına kulak verelim;

“Paralel örgüt Türkiye'nin imkânlarını sülük gibi emerek bize zaman kaybettirdi. Bunu telafi edeceğiz. Türkiye'de geride kalan tortuların kısa zamanda temizleneceğine inanıyoruz. Yurtdışında yerli ve milli duruş sahibi insanlarımıza büyük görevler düşüyor. Yoğun bir çalışma ortaya koymak zorundayız.”

Zaman kaybetmiş olsak da başımızda böyle inançlı, muhteşem ve atanmamış, kendini Cumhur Başkanı ilan etmemiş ya da ettirmemiş, seçilmiş bir lider varken bu memleketin önünü kimse kesemeyecektir.
Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.