SON DAKİKA
Hava Durumu

Polit büro taktikleri!

Yazının Giriş Tarihi: 14.03.2018 21:00
Yazının Güncellenme Tarihi: 14.03.2018 21:00
Sovyet Rusya döneminde komünist politikaları belirleyen “Politiçeskoye Byuro” yani bildiğimiz adıyla Polit Büro vardı. Parti adına bütün politikaları bu büro belirler ve uygulamaya koyardı. Dediği kanundu. Algı yönetimi yapar, bu amaçla insanları yönlendirir, uymayanları işkenceyle, tehditle sindirir ve istediği gibi konuştururdu. Hatta bu konuşturulan kişilerden bazıları da onlara yaranmak için olup olmadık laflar ederlerdi. Komünist Parti’nin propagandası için her şey mubahtı bunlar için. Astığı astık, kestiği kestik bir oluşumdu.

Aklıma Polit Büro’nun propaganda çalışmaları, kullandıkları teknik ve taktikler geldi bu sabah her nedense. Yaptıkları propaganda çalışmalarını hatırladım durup durduk yerde. Bizdeki eski illegal TKP’yi hatırladım daha sonra. Onların da buna benzer oluşumları vardı. Halk arasında propaganda da bu oluşumun göreviydi…

İnsan yaşlanınca böyle eski şeyleri daha çok hatırlıyor galiba…

Şimdi gelelim bugünün konusuna. Sözcü gazetesi ekranlarda boy gösterip argo lisanıyla ahkam kesen biriyle röportaj yapmış. TV ekranlarında ülke ülke gezip yemek programları yapan bu zat ikide bir söylediği “Hastasıyım.” Lafıyla bilinir. Bizim entel izleyici de bu lafı pek sever.

Gördüğü yemeklere “Hastasıyız, biz bu işin ustasıyız.” Gibi gayrı ciddi yorumlar yapan zatın bir lafını da başlığa çıkartmışlar; “Atatürk’ün hastasıyım.” Demiş. Bence biraz ciddiyetsiz kaçmış. Bitirim ağzıyla konuşmamalı bir program sunucusu. Bitirim ağzıyla anmamalı Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusunun adını. Bu tür bir konuşma şekli onun seçimi olduğu için bu konuda fazla laf etmeyeceğim. Bunu başlığa çekenler düşünsün…

Bu röportajda dikkatimi çeken bambaşka bir bölüm esas dikkat çekmek istediğim. Bu “Hasta” olan zat kendini çok etkilediğini belirttiği bir rivayet anlatmış. Bakın şöyle:

Bir İngiliz gazeteci, İstiklal Savaşı'nı kazanan Atatürk'le tanışmak, onunla röportaj yapmak için Ankara'ya geliyor. Trenle, faytonla, kağnıyla, bitlenerek geliyor. Saraya gideceğini sanıyor ama Atatürk Orman Çiftliği'nde 2 katlı mütevazı bir eve geliyor. Cumhuriyeti ilan etmek üzere olan Atatürk kabul ediyor onu. Yan odada kabine toplanmış. Bir ara Atatürk onu Latife Hanım'la bırakıp toplantıya geçiyor. İngiliz gazeteci, ‘Demokrasiye inanır mısınız?' diye sorunca Latife Hanım onu kendisine hayran bırakan şu cevabı veriyor: “Oy vermek çok büyük bir mesuliyettir. Verilen her oy tüm toplumu etkileyecektir. Bir insanı eğitmeden ondan oy vermesini istemek, onun sırtına taşıyamayacağı bir yük yüklemektir.”

Bu hikâyeye göre Latife Hanım’ın demokrasi anlayışına göre dağdaki çobanın oyuyla eğitimli birinin oyu aynı değil gibi görünüyor. Dikkat ederseniz insanların eğitilmeden oy vermemeleri gerektiğini vurguluyor bu hikâyede. Gerçek midir? Bilmem. Ancak gerçekse üzülürüm. Acaba rahmetli Atatürk de kız kardeşi gibi mi düşünüyordu? Bir bilen açıklasın…

Aynı röportajda bu “Hastası” olan zat Köy Enstitülerinin kapatılmasına da karşı olduğunu belirtiyor;

“Köy Enstitüleri'nin kapatılmasından sonra Türkiye baş aşağı gitmeye başladı, hâlâ da gidiyor. Köy Enstitüleri yeniden açılırsa, kente göç edenler köylerine dönerlerse ve yeniden tarım ülkesi olursak, ancak o zaman normale dönmeye başlarız. Osmanlı'dan kalan dibe vurmuş bir ülkeydik biz.

Bu zat Rahmetli Atatürk’ün uzaylı olduğunu da düşünüyormuş “Ben Atatürk'ün uzaydan geldiğine inanıyorum. Bütün dünyanın tanıdığı bir insandır o.” Demiş. İsteyen istediğine inanır.

Yalnız bu zat Türk mutfağına dil uzatmış. İşte buna itirazım var. Dünyaca meşhur Türk mutfağı hakkında “Türk Mutfağı çok zengindir ama terbiyesi eksiktir. Terbiye edilmemiş bir mutfağımız var. Belli bir terbiyeye, düzenlemeye ihtiyacı bulunmaktadır mutfağımızın. Bunu anlatmak da zordur.” Demiş. İşte buna kızarım ve cevap veririm;

Höst!
Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.