SON DAKİKA
Hava Durumu

Sana kim güvensin?

Yazının Giriş Tarihi: 30.08.2018 21:00
Yazının Güncellenme Tarihi: 30.08.2018 21:00
Şu adamı yazmayayım diyorum ama elimde değil. Çıkıp bir şeyler geveliyor, gülmekten hâl oluyorsunuz. Eh bize de yazmak düşüyor. Samimiyetle söylüyorum Genel Başkanlığı bırakıp stand up yapmaya kalksa Cem Yılmaz’ın esamisi okunmaz, kısa sürede zengin olur.

Şimdi de çıkmış “Bırakacaktım ama İnce’ye güvenemedim.” demiş. Daha doğrusu tam olarak şöyle söylemiş;

“Ben sonsuza kadar genel başkan olmayacağım. İlla ki bırakacağım. Bir yerde bırakacağım. 24 Haziran seçimlerinden sonra da bırakmayı düşünüyordum. Sayın İnce’yi, benden sonra genel başkanı olması için aday gösterdim. Aklımızda bu vardı. Ancak sonrasında yapılanlar maalesef güven verecek şeyler değil, bana güven vermedi. Süreç çok farklı bir noktaya gitti.”

Hürriyet Gazetesi’ndeki haber şöyle:

“Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında, yaklaşık sekiz saat süren CHP Parti Meclisi toplantısında 24 Haziran seçim sonuçları masaya yatırılırken, sert tartışmalar yaşandığı öğrenildi. Kılıçdaroğlu, toplantıda 24 Haziran seçimlerinin ardından Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce ile bir araya geldiği akşam yemeğine ilişkin sessizliğini bozdu. Kılıçdaroğlu’nun yemekte İnce’nin kendisine “Genel başkanlığı bırak onursal başkan ol” teklifini getirdiğini hatırlatarak “Ben de bunu yapmayacağımı söyledim ve kendisinin genel başkan olması durumunda partinin bir hafta içinde dağılacağını da söyledim” dediği öğrenildi.”

Ayrıca Muharrem için şu lafları da sarf etmiş;

“Delegeyi arayıp kendisi için imza isteyen, oy isteyenden CHP’ye genel başkan olmaz.”

Bu Kemal cidden komik adam. Her söylediği bir komiklik ürünü (Dikkat edin lütfen! Burada mizah demiyorum, o yetenek ve zekâ işidir.) Bakın Belediye Başkan Adaylarının ön seçimle belirlenmesi için ne demiş?

"Önseçim sağlıklı bir ortamda yapılmıyor ki. Sanki önseçimle aday belirledik de yüzde 30 oy mu aldık?"

Muharrem’in de Kemal’den geri kalır yanı yok. Bakın onun söylediklerine;

“Seçimden 66 gün sonra seçim sonuçlarını değerlendirmek amacıyla Parti Meclisi toplantısı yapıldı. Bu toplantıya Cumhurbaşkanı Adayını davet etmemek sorun, toplantıda yalan söylemek ayrı bir sorun. Seçimden sonra beni davet etmiş ama ben gitmemişim! Benim olmadığım yerde zor durumdan kurtulmak için yalana başvurmak koltuk sevdası değil de nedir? Ben partiliyim davet gelseydi iki elim kanda olsa giderdim.”

Buraya kadar sıkıntı yok da adam devam ediyor:

“Konuşulanları niye açıklamışım? Ne açıklayacaktım menüyü mü?”

Ama arada doğru da konuşuyor. Hakkını yemeyelim;

“Bu toplantı seçim sonuçlarını değerlendirmek amacıyla yapılmış ise Cumhurbaşkanı Adayı davet edilmeliydi. Cumhurbaşkanı Adayı hakkında yalan konuşmak için düzenlenmişse vah partimizin ve ülkemizin haline!”

Mahalli seçimler yaklaştıkça daha çok güleceğiz elbet. Ama bir gerçek var ki CHP’nin Mahalli Seçimlerde uğrayacağı hezimet şimdiden belli oldu. Biz gülüyoruz ya bazıları ağlayacak.

Kemal mi?

O yine başarılı olduklarını söyleyecek. Bunu bilmeyecek ne var?
Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.