SON DAKİKA
Hava Durumu

Senfonik müzik

Yazının Giriş Tarihi: 18.02.2017 22:30
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.02.2017 22:30
Tiyatrolarda çok yerinde bir karar alınmış ve bunca yıl yabancı yazarların eserlerinin sergilendiği sahnelerimizde kendi yazarlarımızın eserlerinin de sergilenmesi istenmişti. Bu karar tabi ki de malum CHP statükocuları, bilumum Kemalist ve bürokrasi sultası taraftarlarınca eleştiri yağmuruna tutulmuştu. Oysa Cumhuriyetin ilk yıllarına baksalar, Atatürk’ün yerli tiyatro yazarlarını desteklediğini apaçık göreceklerdi. Ama “AKP” yaptı olunca onlara elbet karşı çıkmak düşerdi.

Bu zavallılar yine o yüzden karşı çıkıp yaygara kopardılar. Bazı devlet memuru “sanatçılar” ise yıllardır oynaya oynaya bıkmadıkları ve dahi zaten ezberlerinde olan oyunları oynamaya devam edemeyip yeni ezberler yapmak zorunda kaldıklarından ancak bunu açıkça söyleyemediklerinden işi başka tarafa çekti ve çekenlere sarıldı. Sanatçı yeniliğe açık olmalı ve özünü de bilmelidir. Bunu çok azı söyleyebildi. Ayrıca AKP karşıtlığı da o camiada prim yapıyor. Bu zanaatkârlar birkaç özel tiyatroda öyle iş bulabiliyorlar. Ani “Ekmek parası” uğruna…

Şimdi sıkı durun! Bu konunun bir başka yönünü gündeme getirmek istiyorum. Büyükşehirlerimizde Devlet Senfoni Orkestraları var. Kimse kusura bakmasın ama bunlar çiftliğe dönmüş durumda. Kolay çalınabilir, yıllardır sergilenen eserleri programlarına alıp, açılış konuşmalarında üç beş Kemalist laf ederek, yarısından çoğu davetiyeyle, yani beleşe gelip “Dostlar alışverişte görsün” misali salonda oturan bir seyirci topluluğu önünde endamı arz ediyorlar. O seyirci de sanki dinlediğini çok iyi anlıyormuş gibi yapıp alkış yağdırıyor. Müştak Bey ve Refika Hanım, Refi Bey ile Sadıka Hanıma son diktirdikleri frak ve tuvaleti sergiliyorlar ve de muhteşem kültürlü görünüyorlar o kadar.

İşin bir diğer yönü de var. Çeşitli eğitim kurumlarından gelen bazı hocalar da bir seans, üç mezür çalıp hakk ı huzur alıyor ve de ceplerini dolduruyor. Adamlar klasikçi değil ki o arkadaşları gibi düğünlerde pavyonlarda ekstra alıp yolunu bulsun. Tek sakal kapıları bu elbet.

İşte bu orkestralarda da Türk bestecilere yer verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bizim bestecilerimiz de klasik müzik besteledi efendiler! Neden onları seslendirmiyorsunuz?

Çok önemli isimler var ama siz onları anmak istemeyeceğinizden hafızanızda yoktur.

Bir örnek versem yeter. Hepiniz internete aşınasınız. Onu bunu arayacağınıza şu linke gidip bir dinleyin;

https://www.youtube.com/watch?v=T_laWSY427E&list=PL2-tR7QYIdbqm5et7nkKUt7hTbBbfPeWr

Youtube şöyle açıklıyor; “Osmanlı Devletinin 32. padişahı Sultan ABDÜLAZİZ' e ait olan VALSE DAVET adlı beste”

Ama size Cumhuriyet döneminden örnek vermek lazım elbet.

Pek çok telaffuz ettiğiniz Ahmet Adnan Saygun ile başlayalım isterseniz. Hangi senfoni orkestrası programına aldı?

Ulvi Cemal Erkin’i hatırlayanınız oldu mu acaba? Ya, Cemal Reşit Rey, Hasan Ferit Alnar, Necil Kazım Akses? Hani Atatürk’ün eğitim almaları için yurt dışına gönderdiği bestekârlarımız.

Sözün kısası çiftliğe dönen bu senfoni orkestralarına bir çeki düzen gerekli. Ben de bir Rachmaninov severim. Ben de Paganini dinlerim. Ben da Mozart’tan keyif alırım ama kendi bestekârlarımızı da araştırıp, bulur dünlerim ve düşüncem şudur ki, bizim bestekârlarımızın seslendirilmeye başlanması için de geç bile kalındı.

 

 

 

 

 

 
Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.