SON DAKİKA
Hava Durumu

Sinsi düşman

Yazının Giriş Tarihi: 22.10.2016 23:52
Yazının Güncellenme Tarihi: 22.10.2016 23:52
Algı yönetimi üzerine sık sık yazıyorum. Bu konu yazmakla bitecek gibi değil. Çünkü ellerinde kalan tek etkili silahları algı yönetimi. Ne yaptılarsa geri tepti. Darbelerin artık işe yaramadığını gördüler. !7 Aralık darbesinin kanlı olmadığı için tutmadığını düşünüp vahşice olan 15 Temmuz’u planlayıp sahneye koymaktan çekinmediler. Tutmadı, kurdukları tuzağın ötesinde bir tuzak vardı. Buna vesile edilen Türk Halkı vardı.

Şimdi naçar, algı yönetiminden medet umuyorlar. Yapılan güzel işleri gizlemenin, kara çalabilmenin onlarca en kolay ve etkili yolu bu. Bu şekilde taraftar toplamaya, toplayabildikleri ve beyinlerini yıkadıkları taraftarlarını elde tutmaya devam edebileceklerini zannediyorlar. Fıtratında ihanet olanlar (enteller bu fıtratında kelimesini genetiğinde olarak okusun.) havada kapıyor bu algı yönetimi çabalarını ve allayıp pullayıp aktarıyorlar ellerinden geldiğince.

Her ne kadar değiştiklerini söyleseler de alttan alttan devam ediyorlar eski alışkanlıklarına. Bu sefer daha dikkatli, daha usulünce ve daha sinsice üstelik. Sizlerin gözüne batmıyor olabilir ama benim gözümün ta içine giriyor yaptıkları. Devam ediyorlar algı yönetimine.

Ortaya çıkıp da, “Biz bu memlekette dinini bilenleri istemiyoruz. Halka öğrettiğimiz ve İslam diye yutturduğumuz o paganistik dini istiyoruz biz. İşimize öylesi geliyor çünkü.” Demiyorlar, diyemiyorlar. Abanıyorlar İslam’la korkutmaya.

Bakın Hürriyet Gazetesi’nin yayınladığı İngilizce Hürriyet’e. Türkçe versiyonda yayınlamadıkları ama İngilizce versiyonda bangır bangır verdikleri haberlere. Her gün en az bir tane, “Din yüzünden saldırdılar” haberi. Ne kadar şizofreni hastası varsa peşine düşmüş, adamların hastalıkları nedeniyle işlediği fiilleri “İslamcıların, laik halka saldırısı” diye yutturma gayretindeler. Yabancılar okuyup da bunlara madalya takacak çünkü…

Algı yönetiminin bir kolu da bu işte. Avrupalı meslektaşları bunlardan fersah fersah ileride. Onlar daha bir teşekküllü olarak Türkiye’yi karalamaya yönelik çalışmalarına yükleniyorlar.

Düşünce kuruluşu adı altında bombalayan gizli servis maşalarını, yine o servislerce verilen emirle harekete geçen derecelendirme kuruluşlarını saymıyorum bile.

Algı yönetimini anlamazsak onunla mücadele edemeyiz. Ne olduğunu nasıl kurgulanıp uygulandığını çok iyi bilmeliyiz. Gizli servisimiz buna karşı kontra tedbirler almalı. Dahası halka bu tezgâhın nasıl işlediği iyice anlatılmalı.

İşte bu yüzden ikide bir algı yönetimini yazıyorum.

Ne denir?

Önce tedbir sonra tevekkül.

 
Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.