SON DAKİKA
Hava Durumu

Terörist ihbarı

Yazının Giriş Tarihi: 29.06.2016 23:30
Yazının Güncellenme Tarihi: 29.06.2016 23:30
 

Sayın Başkanımızın dilinde tüy bitti. Terörün Global bir tehdit olduğunu, hep birlikte ve her türlüsüne karşı çıkılması gerektiğini defalarca vurguladı. Ne çare, terörden beslenenler bu terör Türkiye’yi vurdukça memnun oluyor. PKK yanlısı olanlar PKK terörünü lanetleyemezken, İşid (ya da adı her ne ise)’den gelen terörü lanetliyor görünerek prim yapmaya çalışıyor. Kifayetsiz, beyinsiz ve “Tayyip”ten kurtulmak için vatanı satacak tıynette olanlar bunun suçlusu olarak Ak Parti’yi gösterebiliyor, bu menfur eylemi o amaçla kullanabiliyor. (Küfür etmekten de kaçınmıyorlar elbet)

Lanet olsun teröre, her türlüsüne ve ondan nemalanmaya çalışanlara, bunu Ak Parti ve Sayın Başkanımız aleyhinde kullanma teşebbüsünde bulunanlara (ancak teşebbüs olarak kalır. Senin haddin mi Vatana, millete inançla hizmet verenlerle uğraşmak? Onların tozlarına bile ulaşmaya gücün yetmez. Ancak küfür edip kendini iyice aşağıya çekmek gelir elinden)

Lanet olsun terörü kullanarak Türkiye’nin yükselişini yavaşlatmaya çalışanlara…

Başımız sağ olsun, biliyorum ki bu yaralar çok çabuk sarılacak ve Türkiye bu şerefsizlere rağmen yükselişini sürdürecek.

Terör, terörist örgütler deyince aklıma bir anım geldi. O zamanlar Hürriyet Gazetesi Bursa Bürosunda çalışıyorum. Allah Selamet versin Ercan Vuranlar o zaman gazeteciliği bırakıp İngiltere’ye göçmemiş. Ben daha çömez sayılıyorum o zaman. Ercan abi beni çağırdı ve önemli bir göreve gideceğimizi çok dikkatli olmamı söyledi.

Genciz, heyecanlıyız ya havalara uçtum tabi.

Bana küçük teyplerden birini verdi. Pilleri, kaseti kontrol ettim. Bir kişi yasa dışı bir örgüt hakkında bilgiler verecekmiş ve karşılığında o zaman için yüklü sayılacak bir para talebinde bulunmuş. Gazete yönetimi de, “Gidin konuşun. Değer bir şey ise öderiz” demiş. Adamın karısı Özel Bursa Hastanesinde yatıyor, buluşma orada olacak. Ben teybi zulama koydum, Ercan abi makinesini aldı, taksiye binip hastaneye gittik. Odaya girmeden teybi çalıştırıp, cebime koydum.

Adam anlatıyor da anlatıyor. Belgelerden söz ediyor, adresleri vereceğini tüm örgüt üst yönetimini yakalatacağını ama parayı almadan bu belgeleri teslim etmeyeceğini söylüyor.

Konuşmalar o kadar uzun sürüyor ki, kasetin bir yüzü teybi ağır devir çalıştırmama rağmen bitti. Cebimde düğmenin attığını hissettim. Değiştirmem gerek. Aklıma gelen en kolay çözüm yolunu uyguladım ve tuvaleti kullanmak için izin istedim.

Orada kaseti ters çevirip kontrol ettikten sonra biraz oyalanıp içeriye döndüm.

Anlatılanlar arasında çok çarpıcı şeyler var var olmasına da, o toy halimle bile bir gariplik seziyorum. Adamın bazı tutarsız konuşmaları var. Şüpheye düştüm.

Neyse ön konuşmamız bitti ve gazeteye döndük. Bu arada adama bir miktar da para verdik.

Sonra mı? Sonra Siyasi şubeyi ve Gazete yönetimini bilgilendirdik.

Siyasi şube adamı almaya gitti ama dedektifler adamı görür görmez orada bırakıp döndü.

Meğer adam çok önceden tanınan bir şizofreni hastasıymış…
Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.