SON DAKİKA
Hava Durumu

Erdoğan olmasaydı…

Yazının Giriş Tarihi: 09.12.2016 22:32
Yazının Güncellenme Tarihi: 09.12.2016 22:32
 

2008-2010’larda Fetocuların iyice gemi azıya aldıkları dönemlerdi. Sanal aleme yeni yeni alışıyorduk. Fetoya ve zihniyetine karşı beslediğim kadim ve derin husumet ile sanal medyada paylaşımlar yapıyordum. Şimdilerde youtube’tan  bir günah gibi kaldırdıkları vaaz videolarını paylaşıp tiye alıyordum. Şu anda kayıp/firari olduğunu bildiğim bir bürokrat abiden sürekli dostça uyarı ve temkin tavsiyesi alıyordum. ‘Seni karakollardan toplamak istemiyorum’ derdi. O abimiz mutlak gücün Feto’da olduğunu bildiği/ düşündüğü için arada bir Pensilvanya’ya gidiyor/ gitmek zorunda kalıyor idi.

Sonra Fetonun ezeli ve kategorik düşmanı olan / olması gereken Hakan Albayrak, Mustafa İslamoğlu, Cübbeli, Hayrettin Karaman... gibileri de Fetoşu ve hareketini övecek şeyler konuşmaya/ yazmaya başlayınca, bir gün O’na ve onunla birlikte oturduğumuz ekibe şunu söylemiştim:

“Abiler, böyle giderse nasılsa herkes bir gün bu namussuza boyun eğecek. Biat edecek. Bütün kaleleri zaptedecek.  Biz birkaç kişi kelaynak kuşu gibi kalacağız orta yerde. Son anda iman etmenin de bir faydası olmayacak. Bari şimdiden yavaş yavaş dönelim de ani fren yapmak zorunda kalmayalım. Geniş bir virajla dönelim ki inandırıcı olsun. Nasr süresinde anlatılanlar gibi olmayalım...”

Sonra birleşmiş milletlerde diplomat bi abimiz gelmeye başlamıştı aramıza. O Fettoşu ve eğitim organizasyonunu yere göğe sığdıramıyordu. Bizim konuştuklarımızdan ve bunları bu kadar rahat konuşmamızdan ürküyordu. Bana, ‘sen devlet memurusun, deme böyle şeyler, başın derde girer’ diyordu. Sonra taraf, ergenekon operasyonları vs ile Fetoşbir meşruiyet te kazandı bizim mahallede. Artık sırtı yere gelmezdi. O günlerde (2010) kulağı delik bir arkadaşımın elinde gördüğüm bi mit raporu olmasaydı neredeyse bu namussuza meyledecektim. O rapor Fetoşun devlet içindeki röntgeni gibiydi. Ve Erdoğan’ın Fetoşu tasfiye etmek için savaşa başladığını gösteriyordu. Ve öyle de oldu. Demek ki savaşılacaktı. Yeniden motive oldum.

2011 ya da 2012 yılında valiliğe hakkımda sanal medyada yazıp çizdiklerimden derledikleri bir şikayette bulunmuşlardı.  12 maddede ne dinsizliğim ne inansızlığım ne Allah Peygamber Kur’an Atatürk Kutsal değerler düşmanlığım kalmıştı, ne öğretmenliğim. Şükürler olsun, boyun eğmedim. Alttan almadım. Eğer planladıkları gibi gitseydi işler, o cenabete biat etmeyen hiç kimsenin yaşam hakkı kalmayacaktı.

Ve gezi olaylarının en büyük ayağını polis üzerinden onların organize ettiğini gördüm. 17 -25 aralık ve 25 temmuz ihanetleri... Ve 1987’ de fikren ve zikren katıldığım Fetoş karşıtı cephenin boyun eğmediği ve eğmeyeceği bir fetih  ve zafer noktasına geldik.

Diyeceğim şudur:

Neredeyse yelkenleri suya indirip hep birlikte yavşayacak noktaya geldiğimiz üçbeş sene öncesinden başımızın dik, sapasağlam onurumuzla tüm kürenin şeytanlarına kafa tutacak, meydan okuyacak bir kıvama geldik. Bunda kuşkusuz lider Erdoğan’ın basiretli, güçlü duruşu ve mücadele kararlılığı belirleyici olmuştur. O bu kavgayı göze almasaydı ve başlatmasaydı hiç kimse buna girişemezdi.  Bu yüzden de O’nun liderliği ve varlığı için Minnettarım. Ve O’nu seviyorum, O’na bağlıyım. Sonuna kadar da bağlı kalacağım. O’nu yalnız bırakmayacağım.
Erdoğan olmasaydı hepimiz badem bıyıklı Fetoşçular olacaktık maazallah.
İyi ki varsın Reis.

 
Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.