SON DAKİKA
Hava Durumu

'Faiz Lobisi'nin zaferi mi?

Yazının Giriş Tarihi: 15.09.2018 21:00
Yazının Güncellenme Tarihi: 15.09.2018 21:00
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası geçen hafta sonu tek celsede faizi yüzde 6.5 artırdı. Hem de bunu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın faizle ilgili meydan okuyan konuşmasından birkaç saat sonra yaptı.
Merkez Bankası’nın böyle bir karar alması kimilerine göre ‘Reis’e meydan okumak’ anlamına gelirken, kimine göre de danışıklı dövüştür.

Güldalı Coşkun’a göre ise: “Bir telefona bakar MB'ye "faiz arttırma" demek...

Meydanlarda bunu söylemenin amacı, müdahale olsaydı MB, piyasa beklentisinin üstünde bir artırıma gitmezdi..

Siyasetçi, yükselen faizden elbette rahatsız olduğunu deklare eder. Bundan doğal ne var. Yüksek faiz büyümenin yavaşlaması demektir. Bu da herhangi bir iktidar için tercih edilecek bir şey değildir..

Bunu açıklarken de MB'ye değil, halka mesaj veriliyor. Yani; bu benim tercihim değil deniyor...

Bunda anlaşılmayacak ne var?”

Ekonomiden anlamam, ben olayı şöyle görüyorum: Bu kadar dışa bağımlı bir ekonomimiz varken ve dövizin yüzde 50’lerin üzerinde artması karşısında, fiyatların ve faizlerin artmaması bir mucizedir. Birtakım talimatlarla ve ajitasyonlarla da fiyatların ve faizlerin armasını engellemek mümkün değildir. Yüzde ellilerin üzerinde reel para kazandıran döviz yerine, parasını kim yüzde 10’larda faiz veren bankalara yatırır ki? Belki dava, fedakarlık gibi dinamiklerle bunu yapanlar olabilir, ama bu insanlar da kategorik olarak paralarını bankada, faizde tutmazlar. Geri kalanlar da daha çok ve daha garanti olan enstrümanlarda değerlendirirler paralarını.

Merkez bankasının, cumhurbaşkanının ve ekonomi yönetiminin bilgisi ve onayı dışında faizleri artırdığını düşünmüyorum. Rahmetli Erbakan’ın deyimiyle ‘Kerhen onaylamıştır’ yapacak başka bir şeyi olmadığı için onaylamıştır. Ama Güldalı hanımın söylediği gibi de, ilkesel olarak yüksek faize karşı olduğunu ve bununla mücadele etmeye devam edeceğini deklere etmiştir. Kendisine inananlara ‘Cepheyi terk etmediğini’ göstermek istemiştir. Zira bir ‘maraton’ koşuyoruz. 100 metre yarışı koşmuyoruz.

Sonuç: Faizlerin düşük olduğu dönemlerde kredi ile alınan evler, lüks arabalar, yazlıklar, yatlar, tüketici kredileri marifetiyle sürdürülen sahte/ geçici saltanata bir süre ara vermemiz gerekiyor.

Umarım yaşadığımız bu musibetten gerekli dersleri alarak üretime ve ihracata yönelip, ‘İdhal Mallar Cenneti’ olmaktan kurtuluruz.

-----------------------------------

Derin Maarif…

Yaklaşık dört yıldır bu köşede yazıyorum. Neredeyse 200 yazı yazdım. Her defasında şöyle düşünüyorum:
“Ahmetciğim senin harcın ve haddin değil yazmak, biliyorsun, değil mi?
Ha, çok fazla yerini benimseme. Gerçekten ehil olan birileri gelinceye kadar yaz. Ama bir gün ‘ehil olanlar’ gelecektir. O zamanın ne zaman olduğunu iyi kavra. Haddini bil.”
Ben böyle düşünüp dururken gazete yönetimi çok daha önemli ve zor bir projeye imza attı. Bursa’da konusu ‘Eğitim’ olan bir dergi çıkarma projesi.
Canan hanımın fedakar ve uzun çalışmaları sonucu dergimiz nihayet bayilerde.
Yine haddim olmayarak üzerime yüklenen bir görev olarak bu projede de yer aldım.
Umarım hayırlara vesile olur.
Katkı veren herkese teşekkür ederim.

----------------------------------

 
Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.