SON DAKİKA
Hava Durumu

Avrupa’nın göbeğinde Türk toyu!

Yazının Giriş Tarihi: 17.08.2022 20:24
Yazının Güncellenme Tarihi: 17.08.2022 20:24

Macar Turan Vakfı tarafından TİKA’nın desteği ile düzenlenen Büyük Hun-Türk Kurultayı, aynı zamanda Macaristan Parlementosu himayesiyle gerçekleştiriliyor. Yani kurultay Macaristan devletinin desteğini tam olarak arkasına almış durumda.

Macaristan…

Bugaç…

Kurultay alanı.

Düz bir arazide kurultay için oldukça güzel hazırlanmış bir arena ve oldukça büyük bir alana yayılmış oba çadırları ile dolu. Alana girerken Büyük Türk imparatoru Atilla’nın posterleri karlışıyor gelenleri. İliklerinize kadar bir Türk toyunda olduğunuzu hissediyorsunuz. Oldukça iyi çalışılmış, görseli kurgulanmış, akış planlanmış.

Alanda kırbaç vuranlar, atlılar, bayrak ve sancak taşıyanlar, birbirinden ilginç kıyafetlerle boy gösterenler. Türk kökenli milletlerin buluşma alanında simgelerin tamamı Türk simgeleri olarak göze çarpıyor. Örneğin dini simgelere rastlamadık. Topluluklar arasında sadece Müslüman Türkler değil,  Hıristiyan ve Musevi olanların yanı sıra farklı dinlere mensuplar da var.

Gösterilerin yapıldığı arenanın hemen yanında Türk Dünyası Kültür Başkenti Bursa’nın standı oldukça ilgi çekti etkinlik süresince. Alanda katılımcı tüm milletlerin sancak ya da bayrakları dalgalandı. Arenada gün boyunca nefes kesen gösteriler ve simgesel oyunlar sergilenirken, sabah tıka basa dolan arenanın tribünleri bir an bile boş kalmadı.

Kurultay’da iki sevdamız Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Doğu Türkistan bayrakları da yer aldı. Her iki bayrağın da dalgalanması gerçekten duygulu anlar yaşanmasına neden oldu. KKTC’nin efsane cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın oğlu ve eski Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş, atlı savaşçının geçişi sırasında gözyaşlarıyla ay yıldızlı KKTC bayrağını selamladı.

Ve tüm Türk dünyasını yürek sızısı Doğu Türkistan. Gökbayrak alanın tamamında her yerde göze çarpıyordu. Türk kökenli milletler için büyük bir hassasiyet noktası, büyük bir yürek sızısı olarak her an yüreğimizi sızlatsa da , bir gün hürriyetine kavuşacağı inancıyla hiç yalnız kalmadı Gökbayrak.

Bir başka içimizdeki yara Kırım. Kırım bayrağı da Türk boylarının sahne aldığı Bugaç’ta Büyük Hun Türk Kurultayı’nda yerini aldı ve dalgalandı. Bambaşka bir duyguyla oradasınız. Ve hikayenin nereye gidebileceğini görebiliyorsunuz. Buradaki hikaye geleceğe adeta ışık tutuyor, ilham veriyor.

Alanda oldukça büyük bir bölüm yeme içme standlarına ayrılmış. Orta bölümde güneşten korunaklı yeme içme bölümleri var. Her coğrafyadan sokak yemekleri burada hazırlanıp satışa sunuluyor. Sabahtan akşama kadar yeme içme bölümü hiç boş kalmıyor. Yine burada kurulan sahnede Türk yurtlarından ezgiler farkı isimlerin konserleri ile otağı şenlendiriyor.

Alana bir önceki akşamdan gelip çadır kuran ateş yakan binlere sabah saatlerinden itibaren onbinler dahil oluyor. Trafik kitlenirken, tam bir insanlı seli kurultaya akın ediyor. Bölge halkının kurultaya ilgisi de gerçekten muazzamdı. İnsanların bebekleriyle, genci yaşlısı aileleriyle akınını görünce, organizasyonun ruhunu da tam olarak anlamak mümkün oluyor gerçekten.

Çok heyecan verici ve oldukça fantastik bir deneyim. Tüyleriniz diken diken oluyor. İnsanların birbirlerine önlem ve samimiyetle bakışlarını hissediyorsunuz.  Avrupa’nın ve dünyanın dört yanından Türkiye Türkleri alanın her yanına dağılmış. Alanda en fazla belki de konuşulan dil Türkiye Türkçesi.

Hiç şüphe yok ki Hun Türk Kurultayı’nın her seferinde daha da büyüyüp gelişmesinde iki önemli unsur var. Birincisi Avrupa’nın ortasında Macaristan’a düzenleniyor ve Macar Devleti ile Parlementosunun desteğini alıyor olması çok kıymetli. Üzerine bir de TİKA ve ardından Türk Devletleri Teşkilatı gibi TÜRKSOY gibi yapıların da destek sağlaması, yeni bir hikayenin yazılıyor olmasının en önemli ayakları. Macar Turan Vakfı’nın yaktığı ateş şimdi tüm Turan coğrafyasına yayılıyor. Bu organizasyon Türkiye ya da Orta Asya’da bu kadar etkin ve etkili bir sonuç vermezdi. Yerinde kalarak büyümesi en akıllıca adım olur.

Bursa İznik’te yapılacak 4. Dünya Göçebe Oyunları’na hazırlanıyor. Göçebe oyunları da en az bu kurultay kadar değerli ve kıymetli bir organizasyon. Üstelik geliştirilmesi durumunda Türk olimpiyatları haline gelerek Türk dünyasında 2 yılda bir farklı bir ülkeye verilerek çok daha etkin bir hale gelme şansı oldukça yüksek.

Hun Türk Kurultayı ile dönüşümlü bir yıl kurultay bir yıl göçebe oyunları Türk dünyasını aynı alanlarda buluşturabilir. Kurultay Macaritan’da ama Göçebe oyunları her yıl bir ülkede gerçekleştirilebilir. Ve bu yıl Bursa’da gerçek bir şölene dönüşecek olan Dünya Göçebe Oyunları, Türk dünyası için bundan sonra vazgeçilmez organizasyonlardan biri haline gelecek.

Bursa, tarihin ve kaderin kendisine çizdiği önemli bir koridordan geçiyor. Türk Dünyası Kültür Başkenti ilk etapta çok heyecan oluşturmasa da kentte, her geçen gün daha fazla önemli ve değeri anlaşılıyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere Bursa aklı daha çok sahiplenip daha çok sarılıyor artık bu açılan yola. Macaristan’da ortaya konulan tavır da bunu gösteriyor.

Bursa öncelikle Türk şehri imajını çok daha etkili kullanacak bundan sonra. Ve Türk dünyası için tarihi sürecin başşehirlerinden biri olarak her daim o platformda etkisini de gücünü de koruyacak. Tarih eşsiz bir fırsatı daha Bursa’nın kucağına yuvarlıyor…

Atilla’nın ülkesinde Kurultay bitti, heyecan Alparslan’ın yurdunda devam edecek. Türk dünyası İznik’te buluşacak. 

Hikaye burada bitmiyor. Macaristan notları… Atilla’nın torunları ile devam edeceğiz…

Yazıyı alana yakışır bir marşın sözleri ile tamamlayalım…

Biner Yağız At'ına

Ardında Bozkurt'uyla

Cihana Bedeldir "O"

Düşmana Bakışıyla

 Gözler Yıldız Kaş Hilal

Almış Ele Okla Yay

Gel Bir Turan Kuralım

Kızımız Olsun "Umay"

 Gerer Yayını Sertçe

Düşmanı Vurur Mertçe

"O" Asena Duruşu

Turan'ın Kuruluşu

-------------------

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.