Bakan beye yakın ekibin batırdığı dev şirket : Türk Tarım AŞ
Yazının Giriş Tarihi: 06.01.2026 13:38
Yazının Güncellenme Tarihi: 06.01.2026 15:05
Size şimdi bir milletin hakkı hukuku nasıl liyakatsiz ellerde heba ediliyor ve bir iki kişinin refahı için milyonların rızkı gasp ediliyor onu anlatacağım . Aslında uzun zamandır bu yazıyı kaleme almak istiyordum ama fırsat bugüneymiş.
Artvin Milletvekili Faruk Çelik Bursa’da bir basın toplantısı yaparak esip gürledi. Hizmetten başka bir şey yapmadığını vs anlattı. Hemen bu paylaşımların birinin altına Ömer Aykan denen zat muhterem bakan beye methiyeler sıralıyordu. Kendince ahkam kesip ayar verip bir de akıl veriyor. Kim bu Ömer Aykan derseniz anlatayım. AK Parti’nin kurulduğu günden beri en fazla imkan kullanan isimlerden biri. Her dönem kendisine yüklü maaş alacak bir kapı buluyor. Ancak hikayemiz Türk Şeker’den yata yata her ay 150 bin lira maaş alan Ömer Aykan’dan öte onunda içinde bulunduğu Mücahit Alkan ile Muhammet Gümüşsoy’un da aralarında bulunduğu bakan beye yakın bir ekibin çok doğru bir şekilde yola çıkıp bunların elinde devletin sırtına kambur olan bir kamu şirketinin trajik öyküsü.
Kuşku yok ki bir dönem Bursa’da en fazla reklamı yapılan bürokratlardan birisi Mücahit Alkan’dı. Bir başkası da Muhammet Gümüşsoy… Muhterem bakan beye olan yakınlıkları ile oldukça hızlı yükselen bu isimler, çok önemli bir proje olarak doğan ancak bu ekibin eline geçtikten sonra yerleyeksan olan Türkşeker Tarım AŞ’nin hazin öyküsününde başrol oyuncuları oldular.
Önce şirket nasıl ortaya çıktı nasıl kuruldu ona bir bakalım. Dönemin Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın projesi olarak, 2662 karar sayılı ve 25 Haziran 2020 tarihli kararname ile Vakıf Katılım Bankası %49 Türkiye Şeker Fabrikaları %51 hisseli olarak kurulan Türkşeker Tarım AŞ (ki daha sonra Türkiye Şeker Fabrikalarının isteği ile şeker eklentisi kaldırıldı, 100.000.000 tl sermayeli şirketin hisse oranına göre Vakıf Katılım 49.000.000 tl. nakit olarak, Türk Şeker ise Toz Şeker, Melas, Küspe ürünlerini vererek sermayesi tamamlanıyor. VKT Tarım ve Gıda San. Aş. İsmiyle kurulan şirket daha sonra Türk Şeker Tarım Aş. adını alıyor. Burada dikkat edilmesi gereken bir konuyu atlamamak gerek. Türkiye Şeker Fabrikaları (Türkşeker) ile bu kuruluşun karıştırılmaması. Türkşeker bu şirketin kurucu ortağı. Mücahit Alkan ve Muhammet Gümüşsoy ile bunların ekibinin başa gelmesinin ardından kamuoyuna yansıyan olumsuzluklar nedeniyle Türkiye Şeker Fabrikaları ismini burada çekti. Şeker ibaresi kaldırılarak Türk Tarım AŞ olarak adlandırılmaya devam etti.
Şirketin kuruluş amacı ise şöyle açıklanıyor, Türkiye Şeker Fabrikaları 50 – 55 bin pancar çiftçisi ile sözleşmeli ve kotalı tarım yapmaktadır. Türk Şeker faaliyeti gereği bu çiftçiler ile sadece Pancar ektiği yıl etkileşimde bulunmakta, Pancar ekmediği yıllarda çiftçiler ve arazi bir iletişimi olmamaktadır. Oysa Şekerpancarı münavebeli (değişimli) bir üründür. Ve aynı araziye 4 yıl bir defa ekilmesi gerekmektedir. Türk Şeker Tarım Aş. tam da burada devreye girip, çiftçinin münavebe yaptığı yani buğday, arpa, mısır, bakliyat ektiği senelerde çiftçi ile sözleşmeli olarak ürün üretip bu ürünleri işleyerek perakende ve Türk sanayicisine hammadde olarak verecektir. Ayrıca Türkiye Şeker Fabrikalarının ürettiği toz şeker, küspe, melas, alkol gibi ürünleri bir özel şirket pozisyonunda pazarlayacaktı.
Tam da bu dönemde Tarım Kredi Kooperatiflerinden yeni ayrılmış 4-5 kişilik bir ekip vardı. Tarım Kredide de yeni kurulmuş bir şirketi 4 yıl içerisinde 2.300.000.000 tl ciroya taşımış, sözleşmeli tarım yapan, MSB ve KYK ile protokol imzalayıp ürünlerini veren, çiftçiden ürün alıp, sanayicinin atıl kapasitesini kullanıp Migros, Carrefour, Bim, A101 gibi marketlere tedarik sağlayan, 2018 Tanzim satışlarını yapan, Tarım Kredi Kooperatif Marketleri açan ve enflasyon ile savaş yapan, Belediyelere, Kaymakamlıklara, Valiliklere, Cezaevlerine ürettiği ürünleri satan bir ekipti bu ekip. Böyle başarılı bir ekibinde olması nedeni ile o dönemde Hazine ve Bakanı Sayın Berat Albayrak’ın projesi olarak kuruluyor şirket.
Şirketin kurulup faaliyete geçmesiyle birlikte Türkiye Şeker Fabrikalarının çıktısı ürünleri özel bir şirket edası ile pazarlamaya başlıyor. Sahada özel bir şirket gibi davranıp diğer özel şeker fabrikaları ile aynı faaliyetleri gösteriyor. Örnek/ Türkiye Şeker Fabrikaları yıllık toplam 40-50 firmaya satış yaparken aynı ürünleri Türk Şeker Tarım 1.700 müşteriye satmaya başlıyor. Günlük 1 kamyon isteyen toz şekeri bile müşterisine satabilir hale geliyor. 4 ay gibi kısa bir sürede çiftçiden aldığı bakliyat, buğday, arpa, domates, nar, meyve gibi ürünleri işleyip, perakende sektörüne un, salça, içecek, hayvan yemi, paketli toz şeker, küp şeker, paketli bakliyat vs. marketlerde satılır hale gelmişti ki bu gerçekten parlak bir süreç olarak o dönem gündemde yerini de almıştı.
Sadece 4 ayın sonunda bu ürünler market raflarında satılmaya başlamıştı. Yine piyasanın yüzde 15 altında hayvan yemi üretip satarken şirket, aynı zamanda çiftçiden iyi fiyattan ürünleri alınıyordu. Yine ilk 6 ayda Pankobirlik’in 50 bin ton gübresini vereceği ihaleye girecek aşamaya geliyor. Şirketin ilk 6 aylık net karı gelir gider tablosunda 16.000.000 tl. (Ocak 2021) Toz şeker satışından şirketin karı %0,05 olarak tablolara yansıdı. Şirket, piyasaya peşin satıyor Türk Şeker’e haftalık ödeme yapıyordu. Küspe ve melas gibi çıktıları birebir çiftçilere, büyükbaş ve küçükbaş hayvan birliklerine pazarlıyordu.
Sadece 5 ayda büyük başarı sağlayan şirket hedefe yürürken bir anda Şirket Genel Müdürü Hasan Hüseyin Demiröz görevden alındı. Yerine Türk Şeker Genel Müdürü Mücahit Alkan’ın danışmanı Ercan Yeşilyurt atanıyor. İvme kazanmış şirketin bundan sonraki hikayesi ise en basit anlatımıyla dramatik hale dönüyor. Şirket stoklarındaki ürünlerin tamamı komisyoncular aracılığı ile satılmaya başlanıyor. Komisyoncular sahadaki firmalardan siparişleri alıyor ve Türk Şeker Tarım Aş. muhasebesinden faturaları kestirerek satışını yapıyordu. Bu duruma karşı gelen ve belgelere imza atmayan Genel Müdür Yardımcılarını görevden alındı o dönemde.
Bu arada önemli bir işe de imza atıyor Tarım Kredi’den gelen iki genel müdür yardımcısı daha görevden alınmadan. Şirkette olan biteni Cimer’e yazıyorlar. CİMER’den cevap gelmediği gibi bir ay sonra görevlerine son veriliyor. Şirketi 5 ayda zirveye taşıyan Genel Müdür Hasan Hüseyin Demiröz’ün görevden alınmasıyla genel müdür yardımcılarının görevden alınması da aynı gerekçeleri içeriyor ve sıkı durun burada her üç kişinin de iddiaları Türkiye Şeker Fabrikaları Genel Müdürü ve Türk Şeker Tarım Aş. Yönetim Kurulu Başkanı Mücahit Alkan ve danışmanları Ercan Yeşilyurt ile Cumhur Yıldırım’ın akçeli işler yaptığına yönelik söylem ve şikayetler.
Ercan Yeşilyurt’un genel müdür olmasıyla birlikte şirketin stoğundaki ürünler komisyoncular aracılığı ile satılmaya başlandığını yukarıda belirtmiştik. Yeşilyurt ile birlikte şirketin nakit sattığı çuval toz şeker bile aracılar ile satılmaya kalkılıyor. Buna izin vermeyen işi bilen Genel Müdür Yardımcılarıda görevden uzaklaştırılıyor. İddialar o dönemde gündeme gelmişti buradan da örnekleyelim. Örnek/ 2021 yılında nohut hasat sezonunda tarlada naturel nohut 8 TL Pazar bulurken, şirketin stoklarındaki elenmiş, satışa hazır nohut tam da aynı dönemde 4.95’ten satılıyor. Buna benzer birçok usulsüzlük yapıldığı da iddia ediliyor. Bu usulsüzlük iddiaları ayyuka çıkınca Şeker Fabrikaları Genel Müdürü Mücahit Alkan başta olmak üzere, Şirket Genel Müdürü ve danışman Ercan Yeşilyurt, Şirket Direktörü ve danışman Cumhur Yıldırım, Muhasebeden sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Talip Atci gibi isimler değişik zamanlarda görevden alınıyor. Şirket genel müdürlüğüne daha önce şirkette Genel Müdür Yardımcılığı yapan Muhammet Gümüşsoy getiriliyor. Gümüşsoy, Tarım Kredi marketleri zarar ettiren yapının bir parçası aynı zamandı. Bir dönem BURFAŞ Genel Müdürü olarak görev yapan Gümüşsoy, Alinur Aktaş tarafından benzer nedenlerle görevden alınmıştı.
Şirket faaliyet alanı ile ilgili herhangi bir tecrübesi bulunmayan Muhammet Gümüşsoy, tarımdan ve çiftçilikten de anlamayan bir isim. Gümüşsoy’un genel müdür olmasıyla birlikte şirketle çiftçi arasında iletişim kopuyor. Yine bu işlerle hiçbir ilgisi olmayan ve ömrü hayatını Faruk Çelik’in çevresinde dolanarak geçiren Ömer Aykan gibi isimler bu şirkette yüksek maaşlarla istihdam ediliyor. Mesela Ömer Aykan daha önce Yıldırım Belediyesi’nin kebapçı olan bir işletmesinde görev yapıyordu.
Gümüşsoy’un göreve başlamasıyla birlikte üretim durdurulurken şirketin satacak ürünü de kalmıyor. Kasasındaki bir miktar parayı da maaş ve şirket giderleri karşılanırken, bir yandan da şirket borçlanmaya başlıyor. 5 ayda zirveye tırmanan şirket Mücahit Alkan ve ekibi tarafından adeta devletin sırtına kambur hale getiriliyor. Şirket halihazırda Varlık Fonu’ndan gelen parayla maaşları ödüyor ancak bunun sürdürülebilir olmadığı ortada. Yakın bir gelecekte kapısına kilit vurması yüksek olasılık. Üretmeyen, satmayan kar etmeyen bir şirketin varlığını sürdürme ihtimali yok ancak şirket Genel Müdürü Muhammet Gümüşsoy’un da böyle bir derdinin olmadığı görülüyor. Muhammet Gümüşsoy yıllarca Genel Müdür maaşı almış ancak hiçbir faaliyet ve fayda üretmemiştir bu saatten sonrada üretimi soru işareti olarak ortada. Birkaç ay daha maaş almaktan başka bir dert olmadığı da ortada.
Türk Tarım Şirketi 5 yıllık faaliyetinin son dört yılında kar getirecek bir üretim ve satış yapmadığı gibi sadece personeline maaş ödeyen bir şirket haline geliyor. Destek gelmese personel maaşı ödeyemeyecek durumda. Aylık personel gideri geçen yıl yaklaşık 13 Milyon TL olan Türk Tarım AŞ, kira giderleri ve market zararlarını da eklendiğinde aylık gideri 15 Milyon TL’nin üzerindeydi. Görünen o ki yol bitti, sermaye bitti ve bir karanlık hikaye daha son buluyor. Yazık.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Alpaslan Yıldız
Bakan beye yakın ekibin batırdığı dev şirket : Türk Tarım AŞ
Size şimdi bir milletin hakkı hukuku nasıl liyakatsiz ellerde heba ediliyor ve bir iki kişinin refahı için milyonların rızkı gasp ediliyor onu anlatacağım . Aslında uzun zamandır bu yazıyı kaleme almak istiyordum ama fırsat bugüneymiş.
Artvin Milletvekili Faruk Çelik Bursa’da bir basın toplantısı yaparak esip gürledi. Hizmetten başka bir şey yapmadığını vs anlattı. Hemen bu paylaşımların birinin altına Ömer Aykan denen zat muhterem bakan beye methiyeler sıralıyordu. Kendince ahkam kesip ayar verip bir de akıl veriyor. Kim bu Ömer Aykan derseniz anlatayım. AK Parti’nin kurulduğu günden beri en fazla imkan kullanan isimlerden biri. Her dönem kendisine yüklü maaş alacak bir kapı buluyor. Ancak hikayemiz Türk Şeker’den yata yata her ay 150 bin lira maaş alan Ömer Aykan’dan öte onunda içinde bulunduğu Mücahit Alkan ile Muhammet Gümüşsoy’un da aralarında bulunduğu bakan beye yakın bir ekibin çok doğru bir şekilde yola çıkıp bunların elinde devletin sırtına kambur olan bir kamu şirketinin trajik öyküsü.
Kuşku yok ki bir dönem Bursa’da en fazla reklamı yapılan bürokratlardan birisi Mücahit Alkan’dı. Bir başkası da Muhammet Gümüşsoy… Muhterem bakan beye olan yakınlıkları ile oldukça hızlı yükselen bu isimler, çok önemli bir proje olarak doğan ancak bu ekibin eline geçtikten sonra yerleyeksan olan Türkşeker Tarım AŞ’nin hazin öyküsününde başrol oyuncuları oldular.
Önce şirket nasıl ortaya çıktı nasıl kuruldu ona bir bakalım. Dönemin Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın projesi olarak, 2662 karar sayılı ve 25 Haziran 2020 tarihli kararname ile Vakıf Katılım Bankası %49 Türkiye Şeker Fabrikaları %51 hisseli olarak kurulan Türkşeker Tarım AŞ (ki daha sonra Türkiye Şeker Fabrikalarının isteği ile şeker eklentisi kaldırıldı, 100.000.000 tl sermayeli şirketin hisse oranına göre Vakıf Katılım 49.000.000 tl. nakit olarak, Türk Şeker ise Toz Şeker, Melas, Küspe ürünlerini vererek sermayesi tamamlanıyor. VKT Tarım ve Gıda San. Aş. İsmiyle kurulan şirket daha sonra Türk Şeker Tarım Aş. adını alıyor. Burada dikkat edilmesi gereken bir konuyu atlamamak gerek. Türkiye Şeker Fabrikaları (Türkşeker) ile bu kuruluşun karıştırılmaması. Türkşeker bu şirketin kurucu ortağı. Mücahit Alkan ve Muhammet Gümüşsoy ile bunların ekibinin başa gelmesinin ardından kamuoyuna yansıyan olumsuzluklar nedeniyle Türkiye Şeker Fabrikaları ismini burada çekti. Şeker ibaresi kaldırılarak Türk Tarım AŞ olarak adlandırılmaya devam etti.
Şirketin kuruluş amacı ise şöyle açıklanıyor, Türkiye Şeker Fabrikaları 50 – 55 bin pancar çiftçisi ile sözleşmeli ve kotalı tarım yapmaktadır. Türk Şeker faaliyeti gereği bu çiftçiler ile sadece Pancar ektiği yıl etkileşimde bulunmakta, Pancar ekmediği yıllarda çiftçiler ve arazi bir iletişimi olmamaktadır. Oysa Şekerpancarı münavebeli (değişimli) bir üründür. Ve aynı araziye 4 yıl bir defa ekilmesi gerekmektedir. Türk Şeker Tarım Aş. tam da burada devreye girip, çiftçinin münavebe yaptığı yani buğday, arpa, mısır, bakliyat ektiği senelerde çiftçi ile sözleşmeli olarak ürün üretip bu ürünleri işleyerek perakende ve Türk sanayicisine hammadde olarak verecektir. Ayrıca Türkiye Şeker Fabrikalarının ürettiği toz şeker, küspe, melas, alkol gibi ürünleri bir özel şirket pozisyonunda pazarlayacaktı.
Tam da bu dönemde Tarım Kredi Kooperatiflerinden yeni ayrılmış 4-5 kişilik bir ekip vardı. Tarım Kredide de yeni kurulmuş bir şirketi 4 yıl içerisinde 2.300.000.000 tl ciroya taşımış, sözleşmeli tarım yapan, MSB ve KYK ile protokol imzalayıp ürünlerini veren, çiftçiden ürün alıp, sanayicinin atıl kapasitesini kullanıp Migros, Carrefour, Bim, A101 gibi marketlere tedarik sağlayan, 2018 Tanzim satışlarını yapan, Tarım Kredi Kooperatif Marketleri açan ve enflasyon ile savaş yapan, Belediyelere, Kaymakamlıklara, Valiliklere, Cezaevlerine ürettiği ürünleri satan bir ekipti bu ekip. Böyle başarılı bir ekibinde olması nedeni ile o dönemde Hazine ve Bakanı Sayın Berat Albayrak’ın projesi olarak kuruluyor şirket.
Şirketin kurulup faaliyete geçmesiyle birlikte Türkiye Şeker Fabrikalarının çıktısı ürünleri özel bir şirket edası ile pazarlamaya başlıyor. Sahada özel bir şirket gibi davranıp diğer özel şeker fabrikaları ile aynı faaliyetleri gösteriyor. Örnek/ Türkiye Şeker Fabrikaları yıllık toplam 40-50 firmaya satış yaparken aynı ürünleri Türk Şeker Tarım 1.700 müşteriye satmaya başlıyor. Günlük 1 kamyon isteyen toz şekeri bile müşterisine satabilir hale geliyor. 4 ay gibi kısa bir sürede çiftçiden aldığı bakliyat, buğday, arpa, domates, nar, meyve gibi ürünleri işleyip, perakende sektörüne un, salça, içecek, hayvan yemi, paketli toz şeker, küp şeker, paketli bakliyat vs. marketlerde satılır hale gelmişti ki bu gerçekten parlak bir süreç olarak o dönem gündemde yerini de almıştı.
Sadece 4 ayın sonunda bu ürünler market raflarında satılmaya başlamıştı. Yine piyasanın yüzde 15 altında hayvan yemi üretip satarken şirket, aynı zamanda çiftçiden iyi fiyattan ürünleri alınıyordu. Yine ilk 6 ayda Pankobirlik’in 50 bin ton gübresini vereceği ihaleye girecek aşamaya geliyor. Şirketin ilk 6 aylık net karı gelir gider tablosunda 16.000.000 tl. (Ocak 2021) Toz şeker satışından şirketin karı %0,05 olarak tablolara yansıdı. Şirket, piyasaya peşin satıyor Türk Şeker’e haftalık ödeme yapıyordu. Küspe ve melas gibi çıktıları birebir çiftçilere, büyükbaş ve küçükbaş hayvan birliklerine pazarlıyordu.
Sadece 5 ayda büyük başarı sağlayan şirket hedefe yürürken bir anda Şirket Genel Müdürü Hasan Hüseyin Demiröz görevden alındı. Yerine Türk Şeker Genel Müdürü Mücahit Alkan’ın danışmanı Ercan Yeşilyurt atanıyor. İvme kazanmış şirketin bundan sonraki hikayesi ise en basit anlatımıyla dramatik hale dönüyor. Şirket stoklarındaki ürünlerin tamamı komisyoncular aracılığı ile satılmaya başlanıyor. Komisyoncular sahadaki firmalardan siparişleri alıyor ve Türk Şeker Tarım Aş. muhasebesinden faturaları kestirerek satışını yapıyordu. Bu duruma karşı gelen ve belgelere imza atmayan Genel Müdür Yardımcılarını görevden alındı o dönemde.
Bu arada önemli bir işe de imza atıyor Tarım Kredi’den gelen iki genel müdür yardımcısı daha görevden alınmadan. Şirkette olan biteni Cimer’e yazıyorlar. CİMER’den cevap gelmediği gibi bir ay sonra görevlerine son veriliyor. Şirketi 5 ayda zirveye taşıyan Genel Müdür Hasan Hüseyin Demiröz’ün görevden alınmasıyla genel müdür yardımcılarının görevden alınması da aynı gerekçeleri içeriyor ve sıkı durun burada her üç kişinin de iddiaları Türkiye Şeker Fabrikaları Genel Müdürü ve Türk Şeker Tarım Aş. Yönetim Kurulu Başkanı Mücahit Alkan ve danışmanları Ercan Yeşilyurt ile Cumhur Yıldırım’ın akçeli işler yaptığına yönelik söylem ve şikayetler.
Ercan Yeşilyurt’un genel müdür olmasıyla birlikte şirketin stoğundaki ürünler komisyoncular aracılığı ile satılmaya başlandığını yukarıda belirtmiştik. Yeşilyurt ile birlikte şirketin nakit sattığı çuval toz şeker bile aracılar ile satılmaya kalkılıyor. Buna izin vermeyen işi bilen Genel Müdür Yardımcılarıda görevden uzaklaştırılıyor. İddialar o dönemde gündeme gelmişti buradan da örnekleyelim. Örnek/ 2021 yılında nohut hasat sezonunda tarlada naturel nohut 8 TL Pazar bulurken, şirketin stoklarındaki elenmiş, satışa hazır nohut tam da aynı dönemde 4.95’ten satılıyor. Buna benzer birçok usulsüzlük yapıldığı da iddia ediliyor. Bu usulsüzlük iddiaları ayyuka çıkınca Şeker Fabrikaları Genel Müdürü Mücahit Alkan başta olmak üzere, Şirket Genel Müdürü ve danışman Ercan Yeşilyurt, Şirket Direktörü ve danışman Cumhur Yıldırım, Muhasebeden sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Talip Atci gibi isimler değişik zamanlarda görevden alınıyor. Şirket genel müdürlüğüne daha önce şirkette Genel Müdür Yardımcılığı yapan Muhammet Gümüşsoy getiriliyor. Gümüşsoy, Tarım Kredi marketleri zarar ettiren yapının bir parçası aynı zamandı. Bir dönem BURFAŞ Genel Müdürü olarak görev yapan Gümüşsoy, Alinur Aktaş tarafından benzer nedenlerle görevden alınmıştı.
Şirket faaliyet alanı ile ilgili herhangi bir tecrübesi bulunmayan Muhammet Gümüşsoy, tarımdan ve çiftçilikten de anlamayan bir isim. Gümüşsoy’un genel müdür olmasıyla birlikte şirketle çiftçi arasında iletişim kopuyor. Yine bu işlerle hiçbir ilgisi olmayan ve ömrü hayatını Faruk Çelik’in çevresinde dolanarak geçiren Ömer Aykan gibi isimler bu şirkette yüksek maaşlarla istihdam ediliyor. Mesela Ömer Aykan daha önce Yıldırım Belediyesi’nin kebapçı olan bir işletmesinde görev yapıyordu.
Gümüşsoy’un göreve başlamasıyla birlikte üretim durdurulurken şirketin satacak ürünü de kalmıyor. Kasasındaki bir miktar parayı da maaş ve şirket giderleri karşılanırken, bir yandan da şirket borçlanmaya başlıyor. 5 ayda zirveye tırmanan şirket Mücahit Alkan ve ekibi tarafından adeta devletin sırtına kambur hale getiriliyor. Şirket halihazırda Varlık Fonu’ndan gelen parayla maaşları ödüyor ancak bunun sürdürülebilir olmadığı ortada. Yakın bir gelecekte kapısına kilit vurması yüksek olasılık. Üretmeyen, satmayan kar etmeyen bir şirketin varlığını sürdürme ihtimali yok ancak şirket Genel Müdürü Muhammet Gümüşsoy’un da böyle bir derdinin olmadığı görülüyor. Muhammet Gümüşsoy yıllarca Genel Müdür maaşı almış ancak hiçbir faaliyet ve fayda üretmemiştir bu saatten sonrada üretimi soru işareti olarak ortada. Birkaç ay daha maaş almaktan başka bir dert olmadığı da ortada.
Türk Tarım Şirketi 5 yıllık faaliyetinin son dört yılında kar getirecek bir üretim ve satış yapmadığı gibi sadece personeline maaş ödeyen bir şirket haline geliyor. Destek gelmese personel maaşı ödeyemeyecek durumda. Aylık personel gideri geçen yıl yaklaşık 13 Milyon TL olan Türk Tarım AŞ, kira giderleri ve market zararlarını da eklendiğinde aylık gideri 15 Milyon TL’nin üzerindeydi. Görünen o ki yol bitti, sermaye bitti ve bir karanlık hikaye daha son buluyor. Yazık.