SON DAKİKA
Hava Durumu

Bugün Hollanda yarın bir başkası…

Yazının Giriş Tarihi: 13.03.2017 22:39
Yazının Güncellenme Tarihi: 13.03.2017 22:39
Türkiye’nin iç meselesi olan referandum öyle görülüyor ki AB’nin temel meselesi olmuş durumda. Öyle ki Almanya Hollanda, Danimarka, Avusturya devlet olarak taraf olurken, bu ülkelerdeki yayın kuruluşları Türk basınından daha fazla referandum haberi yayınlıyor.

Üstelik bu yayın kuruluşları Türkçe manşetler atıyor iyi mi?

Bugün Türkiye’ye karşı bir araya gelen şer ittifakı, bir kaybetmişliğin bir korkunun sonucu. Tıpkı yaşadıkları korkuyla Haçlı Orduları topladıkları dönemdeki gibi.

Tıpkı hiçbir konuda anlaşamadıkları halde Osmanlı topraklarını bölüşme noktasında hiç sorun yaşamadıkları dönemde olduğu gibi.

Türk devleti güçlü olmak zorunda. Türk ekonomisi Türk siyaseti, Türk diplomasisi güçlü olmak zorunda.

Bin yıllardır olduğu gibi bir kez daha hepsi bir Türkiye tek durumuyla karşı karşıyayız.

Dün demokrasi insan hakları diye Türkiye’nin karşısına dikilip kök söktürmeye kalkanlar, bugün faşist, ırkçı tavırlar sergileyen Almanya, Hollanda, Danimarka, Avusturya gibi ülkelere sesini çıkarmıyor, küstahça itidal çağrısı yapıyorlar yarım ağızla.

Korku dağları sarmış durumda. Avrupa bir yandan çökerken son yumruklarını atıyor aslında. Çöküşü ırkçılık, faşizmle durdurmaya çalışıyorlar.

Seçim yaşayacak olan AB ülkelerinin tamamında gündem Türkiye ve Türkler. Hem kendi iç siyasetlerinde hem dış siyasetlerinde başka konuları yok.

O nedenle güçlü olmak zorunda. Her an üzerine çullanmaya hazır batının zalimlerine karşı koymak için güçlü olmak zorunda.

Mazlumun, mağdurun, ezilenin umudu olmak için güçlü olmak zorunda.

----------------------

 
Bir kez olsun başaralım…


Malum bugün Türkiye’ye posta koyan Almanya ve Hollanda, belki de en fazla Türkiye’den ekonomik gelir elde eden ülkeler. Onlarca markalarıyla ülkemizdeler. Güçlü olmak için yerli ve milli markaları kullanmak gerek. Türk’ü varken yerlisi varken bunlarınkileri almamak gerek. Bizim markalarımız güçlendiğinde ülkemizde güçlenecek. Biz milli markaları tercih ettiğimizde yerli markalarımız da daha kaliteli üretime yönelme şansı olacak. Bu kriz bir fırsat olsun. Bu kez başaralım. Yerlisi varken ırkçıların markalarını kullanmayalım.

----------------

 
Arda’nın ardından…


Arda Adalı… Henüz 10 yaşındaydı. Lösemi ile mücadele ederken bir anda Türkiye ve Bursa’nın gündemine oturdu. Sosyal medya hesabından yapılan çağrı ile Bursa ve Türkiye seferber oldu. Bir gecede tedavi için gereken 455 bin dolar toplandı. Türkiye’nin kalbi onun için çarpıyordu. İnsanların umudunu yeşertmişti Arda… Tüm kalpler Arda için atıyordu. Arda için gereken para toplandığında bir bayram havasına büründü ülke. Mutluydu herkes. Arda yaşayacaktı ve bu umut veriyordu, mutluluk veriyordu hepimize… Seyahat zamanı gelmiş Arda umuda yolculuğuna çıkmıştı. Artık ABD’den gelecek güzel haberleri bekler olmuştuk. Ancak o güzel haberler bir türlü gelmiyordu. Zaman zaman olumsuz haberler moralleri bozsa da umudunu kaybetmedi kimse. Ancak önceki gün Arda’dan gelen haber umutların sonu oldu. Arda 10 yaşında hastalığa yenilmişti. Melek olup uçup gitmişti Arda. Takdir Allah’ın. Ondan gelene söyleyecek sözümüz yok. Ama dualarımız seninle küçük çocuk. Umutları yeşerttin, merhameti yeniden canlandırdın. İnsanları aynı hedef için karşılık beklemeden sadece iyilik için buluşturdun. Bir umuttun çocuk sen… O umut senin adınla yaşayacak artık. Mekanın cennet yoldaşın melekler olsun…

 



 

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.