SON DAKİKA
Hava Durumu

Bülent Arınç neyin peşinde?

Yazının Giriş Tarihi: 19.01.2023 21:19
Yazının Güncellenme Tarihi: 19.01.2023 21:19

Türkiye’nin siyasi iklimindeki sorunlardan biri hiç şüphesiz Bülent Arınç. Mutlaka tartışmalara yol açacak bir yol ve yöntem bulup, bulanık cümleler etmekten geri kalmıyor. Hakkını yemeyelim Türkçe’nin esnekliğini en iyi kullanan isimlerden birisi kendisi ve bu yöntemle gündeme gelmeyi her defasında başarıyor. 
Şimdi yine söyledikleri ile değil söylediklerinin izdüşümünde oluşturduğu algıyla bir kez daha gündemde yer buldu kendisine. DW Türkçe’de Can Bursalı’nın sorularını yanıtlamış Bülent Arınç


Bir süredir merak ediyorduk sessizliğini anladığımız kadarıyla o da daha fazla sabredemedi. Sahalara dönmeyeceğini, milletvekili adayı olmayacağını, kabinede de görev almayacağını ifade ediyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’la arasının olmadığını herkes biliyor. Zaten kabineye alınması ütopik bir beklenti olur. Siyasette her şey olabilir ancak bunlar biraz daha ütopya. 


Şimdi Cumhurbaşkanı Erdoğan’a mesaj yolluyor ve bunu kamuoyu önünde yapıyor. Mesaj üstü kapalı ve zihinleri bulandırıcı. Şimşekleri Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın üstüne çekmek için oldukça iyi kurgulanmış sözler. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Arınç'a olan sabrı da gerçekten takdire şayan. 
Ben kabineye girmeyi, şunu bunu falan düşünmem. Sayın Cumhurbaşkanımıza da söyledim. Yapılacak görevler var. Bu görevleri hiçbir unvan beklemeden dahi yapmak isterim” 


Cümle tam da bu. Yapılacak görevler nedir? Madem bunlar bir görev ne olduklarını neden açıklamaz Bülent Arınç?
Can Bursalı o soruyu kendisine yöneltmiş, “Nedir onlar?”, Her zaman olduğu gibi Arınç, tam da kendi tarzı bir yöntemle puslu ve sisli bir iklim oluşturan o cevabı veriyor; “Onlara girmem. Belli yerler mesajı alırlarsa onları da konuşuruz. Sadece benim yapabileceğim işler var. Yapmam gereken işler var. Bunlar için bir görev tevdi ederlerse başım gözüm üstüne” 


Dava arkadaşlığından dem vuruyor, Cumhurbaşkanının kendisine yönelik çıkışından rahatsız olduğunu ifade ediyor ve aradaki dostluğun mafyayla fotoğraf çektirenlerle karıştırılmamasını istiyor? Yani?


 Kafaları karıştırma noktasında elinden geleni, algı oluşturmak için var gücünü kullanmaya da devam ediyor açıkçası. Konu Türkiye kamuoyunda hassasiyet oluşturan ve vicdanlarda sorgulan Ülkü Ocakları eski Genel Başkanı Sinan Ateş suikasti. 


Sinan Ateş’in sorulması üzerine Arınç, çok şey bildiğini ancak hedef olmamak için konuşmayacağını söylüyor. Biliyorum bakın demeye getirip bildiğiniz her zamanki gibi aba altından sopayı gösteriyor. 


Belki de belli bir projenin sonucu öldürüldü sözleri ise oldukça dikkat çekici. Bu da bir mesaj sanırım. 
İşte Sinan Ateş sorusuna verdiği o gizemli cevap:  “Yapabileceğim tek şey onun hakkında bir Fatiha okumaktı, Yasin okumaktı. Bunu da yaptım. Bunun dışında bir yorum yapmayı çok şeyler bilsem de doğru bulmam. Çünkü birilerinin hedefi olmak istemem. Ama bu konuda benim, yani samimi olarak duyduğum kadarı ile Sayın Cumhurbaşkanı da fevkalade üzülmüş, neye mal olursa olsun bu işin bütün yönleri ile araştırılmasını istemiş. Kendisinin, Sinan Ateş’in ailesiyle görüştüğünü ifade ediyorlar. Belki de belli bir projenin sonucu olarak öldürüldü. Kızlarının hatırına, eşinin hatırına bu cinayetin sonuna kadar aydınlatılması lazım”.


Son mesaj ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’a: “Biz birbirimizi her zaman bağışlayabiliriz”. Hemen bunun önündeki cümle ise “Bizim dava arkadaşlığımızda hep güzel şeyler vardır. Evet, beni çok kıran, üzen bir konuşma yaptı.” 


Soru şu Bülent Arınç hangi görevin kendisine verilmesini istiyor. Bu görevin kendi açısından önemi ne? Görevin ne olduğunu kamuoyuna açıklamaktan neden çekiniyor? Oysa Arınç, düşündüğünü direk söyleyen bir isim. Burada neden gizemli ve mesaj kaygılı açıklamalar yapıyor? 


 Ton düşük, seçim yakın bir bağlantı kurabiliriz ama ispat edemeyiz!

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.