Sahipsizliğinin en bariz göstergelerinden birisi sanayinin Bursa’yı kuralsızca paspasa çeviriyor olması. Yıllardır sivil toplum kuruluşları başta vatandaşların zehirleniyoruz feryatlarına kulak asmayan kirletici sanayi, köpeksiz köyde değneksiz gezmeye devam ediyor. Kamu kurumları ve siyasetin gereken iradeyi göstermemesi, bağışlar ve iltimaslar nedeniyle Bursa havası, suyu, toprağı hızla kirletilen insan ve canlı yaşamının tehdit edildiği bir kent haline büründü.
İşte bu zehir kusan insan yaşamını ve doğayı tehdit eden fabrikaların başında Bursa Çimento geliyor. Şehrin içinde kaldığı için acilen şehir dışına taşınması gereken çimento, bunun tam aksine kapasitesini 3’e katlayacak korsan bir yatırımla Bursa’ya ve kamuya meydan okuyor. Öyle ki ÇED raporu girişimleri sonuçsuz kalınca nasıl olsa hallederiz diye kapasitesini 3 misline çıkaracak yeni tesislerini kanunsuz bir şekilde inşa eden Bursa Çimento, hali hazırda işletme ruhsatı olmadan üretim yapmayı sürdürüyor.
ÇED raporu alamayan ve 2018 tarihli Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yazısı ile ruhsat alması mümkün olmayan Bursa Çimento, yerel siyasetçilerle baskı kurarak yerel idareler aracılığı ile fabrikayı çalıştırmak istiyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve Ankara’da konunun çözümünün mümkün olmadığını bilen Çimento, bağış adı altında yaptığı ödemelerle ek tesislerin çalışmasına göz yumulmasını umuyor.
Kestel ve çevresinde hızla artan kanser vakaları, vatandaşların isyanı, Bursa’nın tepkisine rağmen bildiğini okuyan Bursa Çimento, borsaya kota olmasına rağmen bir çok bilgiyi de KAP’tan paylaşmıyor ya da işine gelen bölümünü paylaşıyor. Yeni yapılan tesisleri modernizasyon adı altında yutturmaya kalkan ve ilçe belediyesinin kaçak inşaat cezaları ile konuyu idare etmeye çalışan Bursa Çimento, yerel belediyelere bağış yaparak durumu idare etmenin peşinde. Oysa, mevcut kaçak yatırımın yasallaşması bugünkü şartlarda mümkün görünmüyor.
Bursa Çimento’nun ruhsat alabilmesi için kanun çıkması gerekiyor. Bu kanunu çıkarmaya hükümetin yanaşması oldukça zor. Bursa Çimento’ya özel kanun çıkmayacağına göre bu yönde kuruluşlar için çıkacak bir kanun da felakete neden olur. Çimento’nun başta Faruk Çelik ve Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey olmak üzere siyasetçi ve kamu yöneticilerini ikna ederek fabrikanın ruhsat alması için yoğun çaba harcadığı biliniyor. İnsan ve canlı yaşamı ile doğayı hiçe sayan rant hırsı, bir şehri yok etmek için savaşıyor anlayacağınız.
Hali hazırda Bursa Çimento Fabrikası tamamıyla ruhsatsız durumda. Fabrika ile ilgili mahkemenin verdiği yürütmeyi durdurma kararı ise eski fabrikanın mühürlenmesinin durdurulması ile sınırlı. Yani Bursa Çimento yeni tesislerinde üretim yapamaz kanuni olarak. Yapıyorsa büyük suç işliyor. Üstelik Borsa’ya açık olduğu için ciddi yaptırımlarla da karşı karşıya kalabilecek durumda.
Bursa Çimento’nun siyasetçiler ve bürokratlar üzerinde kurduğu baskı ile yerel yönetimlere yaptığı bağışlar nedeniyle bir şekilde korunduğu ortada. Öyle ki Büyükşehir Belediyesi ve kestel Belediyesi, TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şubesi’nin fabrikanın planları ile ilgili taleplerini yok sayıp görmezden geliyordu. Planları incelemek isteyen Mimarlar Odası’na bu planları vermeyen yerel yönetimler, konunun kamuoyunun gözünün önünden kaçırılması için özel gayret gösteriyordu.
Ancak Mimarlar Odası, uzun süre taleplerine cevap alamayınca konuyu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne taşıdı. İstenilen belgelerin yerel yönetimler tarafından verilmediği gerekçesiyle bakanlığa yazılan yazıya cevap geçtiğimiz günlerde geldi. 19 Ocak 2026 tarihli İl Müdürü Hayrettin Eldemir imzası ile dağıtımı yapılan yazıda konunun ilgili mevzuatlara göre değerlendirilerek Mimarlar Odası Bursa Şebisi’nin bilgilendirilmesi istendi. Bakanlık planların Mimarlar Odasına verilmesi yönündeki yazısını Büyükşehir Belediyesi ve Kestel Belediyesi’ne gönderdi.
Bakalım bu saatten sonra Büyükşehir ve Kestel Belediyesi, planları vererek kent adına inceleyerek gereken adımları atması için Mimarlar Odası’na verecek mi? Yoksa yine yan yattım çamura battım diyerek işi yokuşa mı sürecek. Gerek Mustafa Bozbey gerekse Ferhat Erol’un Bursa için Kestel için ne kadar hassas olduklarını kamuoyu biliyor. Bursa Çimento’nun baskısına boyun mu eğecekler yoksa bu yatırımın Bursa adına incelenmesi ve gereken adımların atılması için şeffaf bir şekilde planların incelenmesine imkan mı tanıyacaklar önümüzdeki günlerde göreceğiz.
Bursa Valiliği ve ilgili kurumların yanı sıra iktidar ve milletvekilleri, siyasi partilerin temsilcileri il ve ilçe başkanları, sivil toplum kuruluşları halen sessizliğini sürdürüyor. Ama neden? Bursa Çimento Bursa’dan büyük mü?
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Alpaslan Yıldız
Bursa Çimento A.Ş, Bursa’dan büyük mü?
Sahipsizliğinin en bariz göstergelerinden birisi sanayinin Bursa’yı kuralsızca paspasa çeviriyor olması. Yıllardır sivil toplum kuruluşları başta vatandaşların zehirleniyoruz feryatlarına kulak asmayan kirletici sanayi, köpeksiz köyde değneksiz gezmeye devam ediyor. Kamu kurumları ve siyasetin gereken iradeyi göstermemesi, bağışlar ve iltimaslar nedeniyle Bursa havası, suyu, toprağı hızla kirletilen insan ve canlı yaşamının tehdit edildiği bir kent haline büründü.
İşte bu zehir kusan insan yaşamını ve doğayı tehdit eden fabrikaların başında Bursa Çimento geliyor. Şehrin içinde kaldığı için acilen şehir dışına taşınması gereken çimento, bunun tam aksine kapasitesini 3’e katlayacak korsan bir yatırımla Bursa’ya ve kamuya meydan okuyor. Öyle ki ÇED raporu girişimleri sonuçsuz kalınca nasıl olsa hallederiz diye kapasitesini 3 misline çıkaracak yeni tesislerini kanunsuz bir şekilde inşa eden Bursa Çimento, hali hazırda işletme ruhsatı olmadan üretim yapmayı sürdürüyor.
ÇED raporu alamayan ve 2018 tarihli Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yazısı ile ruhsat alması mümkün olmayan Bursa Çimento, yerel siyasetçilerle baskı kurarak yerel idareler aracılığı ile fabrikayı çalıştırmak istiyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve Ankara’da konunun çözümünün mümkün olmadığını bilen Çimento, bağış adı altında yaptığı ödemelerle ek tesislerin çalışmasına göz yumulmasını umuyor.
Kestel ve çevresinde hızla artan kanser vakaları, vatandaşların isyanı, Bursa’nın tepkisine rağmen bildiğini okuyan Bursa Çimento, borsaya kota olmasına rağmen bir çok bilgiyi de KAP’tan paylaşmıyor ya da işine gelen bölümünü paylaşıyor. Yeni yapılan tesisleri modernizasyon adı altında yutturmaya kalkan ve ilçe belediyesinin kaçak inşaat cezaları ile konuyu idare etmeye çalışan Bursa Çimento, yerel belediyelere bağış yaparak durumu idare etmenin peşinde. Oysa, mevcut kaçak yatırımın yasallaşması bugünkü şartlarda mümkün görünmüyor.
Bursa Çimento’nun ruhsat alabilmesi için kanun çıkması gerekiyor. Bu kanunu çıkarmaya hükümetin yanaşması oldukça zor. Bursa Çimento’ya özel kanun çıkmayacağına göre bu yönde kuruluşlar için çıkacak bir kanun da felakete neden olur. Çimento’nun başta Faruk Çelik ve Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey olmak üzere siyasetçi ve kamu yöneticilerini ikna ederek fabrikanın ruhsat alması için yoğun çaba harcadığı biliniyor. İnsan ve canlı yaşamı ile doğayı hiçe sayan rant hırsı, bir şehri yok etmek için savaşıyor anlayacağınız.
Hali hazırda Bursa Çimento Fabrikası tamamıyla ruhsatsız durumda. Fabrika ile ilgili mahkemenin verdiği yürütmeyi durdurma kararı ise eski fabrikanın mühürlenmesinin durdurulması ile sınırlı. Yani Bursa Çimento yeni tesislerinde üretim yapamaz kanuni olarak. Yapıyorsa büyük suç işliyor. Üstelik Borsa’ya açık olduğu için ciddi yaptırımlarla da karşı karşıya kalabilecek durumda.
Bursa Çimento’nun siyasetçiler ve bürokratlar üzerinde kurduğu baskı ile yerel yönetimlere yaptığı bağışlar nedeniyle bir şekilde korunduğu ortada. Öyle ki Büyükşehir Belediyesi ve kestel Belediyesi, TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şubesi’nin fabrikanın planları ile ilgili taleplerini yok sayıp görmezden geliyordu. Planları incelemek isteyen Mimarlar Odası’na bu planları vermeyen yerel yönetimler, konunun kamuoyunun gözünün önünden kaçırılması için özel gayret gösteriyordu.
Ancak Mimarlar Odası, uzun süre taleplerine cevap alamayınca konuyu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne taşıdı. İstenilen belgelerin yerel yönetimler tarafından verilmediği gerekçesiyle bakanlığa yazılan yazıya cevap geçtiğimiz günlerde geldi. 19 Ocak 2026 tarihli İl Müdürü Hayrettin Eldemir imzası ile dağıtımı yapılan yazıda konunun ilgili mevzuatlara göre değerlendirilerek Mimarlar Odası Bursa Şebisi’nin bilgilendirilmesi istendi. Bakanlık planların Mimarlar Odasına verilmesi yönündeki yazısını Büyükşehir Belediyesi ve Kestel Belediyesi’ne gönderdi.
Bakalım bu saatten sonra Büyükşehir ve Kestel Belediyesi, planları vererek kent adına inceleyerek gereken adımları atması için Mimarlar Odası’na verecek mi? Yoksa yine yan yattım çamura battım diyerek işi yokuşa mı sürecek. Gerek Mustafa Bozbey gerekse Ferhat Erol’un Bursa için Kestel için ne kadar hassas olduklarını kamuoyu biliyor. Bursa Çimento’nun baskısına boyun mu eğecekler yoksa bu yatırımın Bursa adına incelenmesi ve gereken adımların atılması için şeffaf bir şekilde planların incelenmesine imkan mı tanıyacaklar önümüzdeki günlerde göreceğiz.
Bursa Valiliği ve ilgili kurumların yanı sıra iktidar ve milletvekilleri, siyasi partilerin temsilcileri il ve ilçe başkanları, sivil toplum kuruluşları halen sessizliğini sürdürüyor. Ama neden? Bursa Çimento Bursa’dan büyük mü?