Sanayiye özellikle Bursa sanayisine kafa yoran isimlerden biridir NOSAB Yönetim Kurulu Başkanı ve OSBUK Yönetim Kurulu Üyesi Erol Gülmez.
Lafını, düşüncesini de hiç çekinmeden söyleyen isimlerden biridir. Eleştirilerini yaparken ya da önerilerini sunarken iktidar ya da muhalefet ayırt etmeden öyle kitabın ortasından konuşur.
Her kesimle sıcak ilişkiler kurduğu için ve ekonomi, sanayi konusunda kafa patlattığı için görüşleri her zaman dikkate alınan bir isimdir de aynı zamanda. Bu kısa girişin ardından asıl konumuza gelelim.
Gazeteci arkadaşımız Gülay Soydan Pehlevan’a verdiği demeci arkadaşımız önceki gün yayımladı. Erol Bey'in Bursa’nın adeta kanını emen kaçak sanayi tesisleri konusundaki söyledikleri oldukça önemli.
Bursa’da yıllardır Küçük Sanayinin çıkışından itibaren Kayapa’ya kadar, Tahtalı, Alaaddinbey, Demirci gibi bölgelerde adeta kangrene dönüşen bu konunun yerel yönetimler ve ilgili kurumlar tarafından artık masaya yatırılıp önünün alınması hayati önemde.
Tarım arazilerinin üzerine yapılan bu kaçak sanayi tesisleri konusu adeta orta oyununa dönmüş durumda. Yöntem aynı ve onlarca defa aynı yöntemle aynı sonuç alınıyor.
Gülay Pehlevan’ın yazısından aynen alıntılıyorum:
“Nilüfer’e bağlı Tahtalı Mahallesi’nde, tarım alanı üzerine yapılan ve daha önce iki kez yıkılmasına rağmen yeniden inşa edilen, kaçak sanayi tesisi, kısa süre önce üçüncü kez yerle bir edildi”
Bu nasıl bir pervasızlık bu nasıl bir meydan okuma ya da bu cesaret nereden geliyor? Devlet erkinden çekinmeyen, kanun ve nizama uymayan bu kişilere karşı Nilüfer Belediyesi, gerekirse 24 saat bölgeyi kontrol etmeli. Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem bey'in bu konuda bazı söylemleri var ancak hali hazırdaki kanunlarla ve yetkilerle bir şeyler yapması da gerekiyor. Kontrolsüz gelişi güzel yapılan binalar, fabrikalar, altyapısı olmayan bölgelerde bir yandan tarım arazilerini yok ederken bir yandan da insan yaşamını da olumsuz yönde etkiliyor. Bugün Çalı-Kayapa yolunda yaşanan kaos bunun en önemli göstergesidir. Sanayici Erol Gülmez de, kaçak sanayi yapılarının daha başlangıçta yıkılması ve önleminin alınması gerektiğinin altını çiziyor. Daha önemli bir tespiti var ki herkesin bu konu üzerinde düşünmesi gerekiyor. “Nilüfer maalesef Bursa’nın en büyük kaçak sanayi bölgesi haline geldi”
Ve bunun yıllardır aynı olduğunu söylüyor.
'Gülümseyin Nilüferdesiniz' sloganının gerçekten slogandan öteye geçemediğinin bir ispatı da bu. Hep söylüyoruz ya. Çok katlı binalar ve altındaki restoranların olması bir şehrin modern olmasına yetmiyor. Bir şehir talan edilirken iki üç bölgede makyaj yapmakla da olmuyor.
Şimdi söyleyeceklerimiz ne yazık ki birçok yerel yönetimde benzer özellikler gösteriyor. Ancak konumuz Nilüfer olduğu için buradakini anlatıyoruz. Ayrıca birçok belediyeye baktığımızda aynı olduğunun da altını çizelim.
Belediyede kaçak yapılaşma gibi çok kritik bir yerde görev alan bir çalışanın aynı zamanda partinin ilçe yönetiminde yetkili olması, asla siyasileşmemesi gereken bu konulara ne yazık ki hem siyasi hem ticari renk veriyor. Siyasi baskı, kaçaklara göz yumulmasını da beraberinde getiriyor. Üstelik belediye işleri ne yazık ki partiye taşmış oluyor.
Kaçak yapılaşmayla en önemli mücadele, kararlılık olmak durumunda. Belediye kararlılıkla ayrım yapmadan ve daha başlarken kaçak yapıya müdahale eder ve kimse için ayrımcılık yapmazsa yani siyaset araya girip ticari ilişkiler ortaya çıkmazsa, bunun önlenmesi çok daha kolay olacaktır.
Hasılı kontrolsüz ve kaçak sanayi en çok Bursalı sanayicilere zarar veriyor. Dahası tarımına, şehirleşmesine, yaşam alanlarına zarar veriyor. Bunu da bir sanayicinin hem de sözünü esirgemeyen bir sanayici olan Erol Gülmez’in sıklıkla dile getirmesini değerli bulduğumuzu ifade edelim.
Nilüfer gerçekten çağdaş olacaksa, gerçekten yaşanabilir bir kent olacaksa, sebzesi meyvesi balkonda değil bereketli tarım arazilerinde yetişecekse, bu şehrin sanayisi kalite ile anılacaksa, ona göre hareket etmek durumunda. Bu bağlamda NOSAB Başkanı Erol Gülmez, örnek isimlerden birisi. Bursa sanayisi ve kalite şehri Bursa için mücadele ediyor. Güzel örnekleri artırmak gerek.
Yazarın Notu: Aslında Nilüfer’deki kaçak sanayi tesisleri BTSO Başkanı İbrahim Burkay’ın yeni sanayi bölgeleri konusundaki görüşünün ne kadar haklı olduğunu da ortaya koyuyor. Doğru planlama ile oluşturulacak yeni sanayi bölgeleri, bu alandaki sıkışıklığı gidereceği gibi, yer yok mazeretlerini de ortadan kaldırmış olacak.
Bu konuyu da rakamlarıyla işleyeceğiz.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Alpaslan Yıldız
Bursa’nın en büyük kaçak sanayi bölgesi!
Sanayiye özellikle Bursa sanayisine kafa yoran isimlerden biridir NOSAB Yönetim Kurulu Başkanı ve OSBUK Yönetim Kurulu Üyesi Erol Gülmez.
Lafını, düşüncesini de hiç çekinmeden söyleyen isimlerden biridir. Eleştirilerini yaparken ya da önerilerini sunarken iktidar ya da muhalefet ayırt etmeden öyle kitabın ortasından konuşur.
Her kesimle sıcak ilişkiler kurduğu için ve ekonomi, sanayi konusunda kafa patlattığı için görüşleri her zaman dikkate alınan bir isimdir de aynı zamanda. Bu kısa girişin ardından asıl konumuza gelelim.
Gazeteci arkadaşımız Gülay Soydan Pehlevan’a verdiği demeci arkadaşımız önceki gün yayımladı. Erol Bey'in Bursa’nın adeta kanını emen kaçak sanayi tesisleri konusundaki söyledikleri oldukça önemli.
Bursa’da yıllardır Küçük Sanayinin çıkışından itibaren Kayapa’ya kadar, Tahtalı, Alaaddinbey, Demirci gibi bölgelerde adeta kangrene dönüşen bu konunun yerel yönetimler ve ilgili kurumlar tarafından artık masaya yatırılıp önünün alınması hayati önemde.
Tarım arazilerinin üzerine yapılan bu kaçak sanayi tesisleri konusu adeta orta oyununa dönmüş durumda. Yöntem aynı ve onlarca defa aynı yöntemle aynı sonuç alınıyor.
Gülay Pehlevan’ın yazısından aynen alıntılıyorum:
“Nilüfer’e bağlı Tahtalı Mahallesi’nde, tarım alanı üzerine yapılan ve daha önce iki kez yıkılmasına rağmen yeniden inşa edilen, kaçak sanayi tesisi, kısa süre önce üçüncü kez yerle bir edildi”
Bu nasıl bir pervasızlık bu nasıl bir meydan okuma ya da bu cesaret nereden geliyor? Devlet erkinden çekinmeyen, kanun ve nizama uymayan bu kişilere karşı Nilüfer Belediyesi, gerekirse 24 saat bölgeyi kontrol etmeli.
Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem bey'in bu konuda bazı söylemleri var ancak hali hazırdaki kanunlarla ve yetkilerle bir şeyler yapması da gerekiyor. Kontrolsüz gelişi güzel yapılan binalar, fabrikalar, altyapısı olmayan bölgelerde bir yandan tarım arazilerini yok ederken bir yandan da insan yaşamını da olumsuz yönde etkiliyor. Bugün Çalı-Kayapa yolunda yaşanan kaos bunun en önemli göstergesidir.
Sanayici Erol Gülmez de, kaçak sanayi yapılarının daha başlangıçta yıkılması ve önleminin alınması gerektiğinin altını çiziyor. Daha önemli bir tespiti var ki herkesin bu konu üzerinde düşünmesi gerekiyor. “Nilüfer maalesef Bursa’nın en büyük kaçak sanayi bölgesi haline geldi”
Ve bunun yıllardır aynı olduğunu söylüyor.
'Gülümseyin Nilüferdesiniz' sloganının gerçekten slogandan öteye geçemediğinin bir ispatı da bu. Hep söylüyoruz ya. Çok katlı binalar ve altındaki restoranların olması bir şehrin modern olmasına yetmiyor. Bir şehir talan edilirken iki üç bölgede makyaj yapmakla da olmuyor.
Şimdi söyleyeceklerimiz ne yazık ki birçok yerel yönetimde benzer özellikler gösteriyor. Ancak konumuz Nilüfer olduğu için buradakini anlatıyoruz. Ayrıca birçok belediyeye baktığımızda aynı olduğunun da altını çizelim.
Belediyede kaçak yapılaşma gibi çok kritik bir yerde görev alan bir çalışanın aynı zamanda partinin ilçe yönetiminde yetkili olması, asla siyasileşmemesi gereken bu konulara ne yazık ki hem siyasi hem ticari renk veriyor. Siyasi baskı, kaçaklara göz yumulmasını da beraberinde getiriyor. Üstelik belediye işleri ne yazık ki partiye taşmış oluyor.
Kaçak yapılaşmayla en önemli mücadele, kararlılık olmak durumunda. Belediye kararlılıkla ayrım yapmadan ve daha başlarken kaçak yapıya müdahale eder ve kimse için ayrımcılık yapmazsa yani siyaset araya girip ticari ilişkiler ortaya çıkmazsa, bunun önlenmesi çok daha kolay olacaktır.
Hasılı kontrolsüz ve kaçak sanayi en çok Bursalı sanayicilere zarar veriyor. Dahası tarımına, şehirleşmesine, yaşam alanlarına zarar veriyor. Bunu da bir sanayicinin hem de sözünü esirgemeyen bir sanayici olan Erol Gülmez’in sıklıkla dile getirmesini değerli bulduğumuzu ifade edelim.
Nilüfer gerçekten çağdaş olacaksa, gerçekten yaşanabilir bir kent olacaksa, sebzesi meyvesi balkonda değil bereketli tarım arazilerinde yetişecekse, bu şehrin sanayisi kalite ile anılacaksa, ona göre hareket etmek durumunda. Bu bağlamda NOSAB Başkanı Erol Gülmez, örnek isimlerden birisi. Bursa sanayisi ve kalite şehri Bursa için mücadele ediyor. Güzel örnekleri artırmak gerek.
Yazarın Notu: Aslında Nilüfer’deki kaçak sanayi tesisleri BTSO Başkanı İbrahim Burkay’ın yeni sanayi bölgeleri konusundaki görüşünün ne kadar haklı olduğunu da ortaya koyuyor. Doğru planlama ile oluşturulacak yeni sanayi bölgeleri, bu alandaki sıkışıklığı gidereceği gibi, yer yok mazeretlerini de ortadan kaldırmış olacak.
Bu konuyu da rakamlarıyla işleyeceğiz.