Büyükşehir Belediye Meclisi’nde alınan su zammı ve katı atık bedellerinin faturalara geri dönmesi ile ilgili kamuoyu gündemindeki tartışmalar sürüyor. Geçen hafta Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in aylık basın toplantısında sorulan bir soru bir anlamda vergi adaletsizliğini de bir kez daha gündeme taşıdı.
Türkiye’deki temel sorunlardan birisi hiç şüphesiz vergi adaletsizliği. Zenginden alınamayan vergiler toplumun geniş kitlelerine fatura ediliyor dolaylı vergilerle. Oysa, herkesin kazancına göre vergi alınması adil olanı. Böyle olamadığı gibi sistem her geçen gün daha da adaletsizliği büyüten bir yapıya bürünüyor.
Bursa’daki su zamları ve katı atık bedelleri ile başlayayım. Büyükşehir Belediyesi’nin ocak ayı toplantısında su zammı ve katı atık bedelleri gündeme geldi ve AK Partili üyelerin oylamaya katılmaması neticesinde CHP oyları ile zam ve katı atık bedelleri onaylandı. Bozbey özellikle katı bedelleri ile ilgili topu ilçe belediye başkanlarına attı. Hatta kendisinin 60 lira önermesine rağmen belediye başkanlarının 135 lira olarak ısrar ettiklerini de ifade etti.
Başkan Bozbey’e aylık basın toplantısında herkesten matbu olarak bu rakamın alınmasının ortaya çıkardığı haksızlık soruldu. Öyle ya herkes aynı oranda çöp üretmemesine rağmen herkes aynı parayı ödüyor. Villa da yaşayan da bir göz odada yaşayan da aynı katı atık bedelini ödemek durumunda. Oysa adil olanın bunun kademelendirilmesi.
Hatta gelire göre kademelendirilerek hizmet üretiminde katkının adil bir şekilde vatandaşlara yansıması olmalı. Su zammıyla ilgili kademelerin yeniden belirlenmesi ile ilgili de çok da adil olmayan bir sistem işlediğini söylemeliyiz.
Ama sorun sadece su faturaları ya da katı atık bedelleri değil tabiki. Ne yazık ki ülkemizde kazanç ve servetle eşdeğer bir vergilendirme imkanı bir türlü kurulamıyor. Devlet villaya da gecekondu bir göz odaya da elektrikten suya kadar aynı vergileri aynı sübvanseleri uyguluyor. Yine milyon dolarlık araçlarla maddi ederi bir şey etmeyen araçların aldığı akaryakıttan aynı vergi alınıyor.
Aynı taşıt vergisi ödeniyor. Köylünün mazotu ile Ferrari otomobile konulan mazottan aynı vergi alınıyor. Bu adil olmayan sistem ne yazık ki geniş halk kitlelerini ekonomik olarak daha güçsüz hale getirirken, zengini daha zengin eden bir sistem hüküm sürüyor.
Doğru olan çok kazanandan çok az kazanandan az vergi almak. Devletin kaynak ihtiyaçlarının sadece dolaylı vergilerden değil kazanç, rant, servet üzerinden alınması gerekiyor. Zenginden alınamayan verginin halka fatura edilmesinin kabul edilebilir bir yanı olamaz.
Gelelim bir kez daha bu katı atık bedelleri konusuna. Büyükşehir Belediye Meclisi’nin bir kez daha konuyu gündemine alarak daha adil ve kabul edilebilir bir hale getirmesi atılacak en doğru adım olur. Tabi katı atıklarla birlikte su zamları da yeniden gözden geçirilerek, kademeler yeniden belirlenmeli. Gerek ulaşım zamları gerek su faturaları önümüzdeki süreçte de Mustafa Bozbey yönetimini en fazla hırpalayacak konulur şüphesiz.
Bu şehir için konuyu siyasetin malzemesi olmaktan çıkartıp, gerçek anlamda adil ve kabul edilebilir bir çözüm bulunmak zorunda. Bir yandan BUSKİ ve diğer belediye kuruluşları batmasın yaklaşımı bir taraftan biz yapmadık onlar yaptı pozisyonu bir taraftan zorunluydu ifadeleri, halkı çektiği sıkıntıları ortadan kaldırmadığı gibi, kızgınlığını da güçlendiriyor. Mustafa Bozbey, bilgi ve tecrübesiyle bu işin bu şekilde soğumayacağını bilir. Bir hamle yapmasını da bekleriz. Türkiye genelinde olamasa da Bursa’dan adil bir sistem kurarak ülkeye örnek olma, ışık tutma imkanı var. Hatta sorunun çözümüne tüm siyasi partiler, milletvekilleri ve ilgili diğer kurumlar da katılmalı. Bir çözüm yolu bulunmalı. Bursa’ya ve Bursalıya sahip çıkma, Bursa için birleşme fırsatı da verecektir bu adım. Bursa yaşanmaz bir şehir haline gelmesin.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Alpaslan Yıldız
Bursa yaşanmaz bir şehir haline gelmesin!
Büyükşehir Belediye Meclisi’nde alınan su zammı ve katı atık bedellerinin faturalara geri dönmesi ile ilgili kamuoyu gündemindeki tartışmalar sürüyor. Geçen hafta Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in aylık basın toplantısında sorulan bir soru bir anlamda vergi adaletsizliğini de bir kez daha gündeme taşıdı.
Türkiye’deki temel sorunlardan birisi hiç şüphesiz vergi adaletsizliği. Zenginden alınamayan vergiler toplumun geniş kitlelerine fatura ediliyor dolaylı vergilerle. Oysa, herkesin kazancına göre vergi alınması adil olanı. Böyle olamadığı gibi sistem her geçen gün daha da adaletsizliği büyüten bir yapıya bürünüyor.
Bursa’daki su zamları ve katı atık bedelleri ile başlayayım. Büyükşehir Belediyesi’nin ocak ayı toplantısında su zammı ve katı atık bedelleri gündeme geldi ve AK Partili üyelerin oylamaya katılmaması neticesinde CHP oyları ile zam ve katı atık bedelleri onaylandı. Bozbey özellikle katı bedelleri ile ilgili topu ilçe belediye başkanlarına attı. Hatta kendisinin 60 lira önermesine rağmen belediye başkanlarının 135 lira olarak ısrar ettiklerini de ifade etti.
Başkan Bozbey’e aylık basın toplantısında herkesten matbu olarak bu rakamın alınmasının ortaya çıkardığı haksızlık soruldu. Öyle ya herkes aynı oranda çöp üretmemesine rağmen herkes aynı parayı ödüyor. Villa da yaşayan da bir göz odada yaşayan da aynı katı atık bedelini ödemek durumunda. Oysa adil olanın bunun kademelendirilmesi.
Hatta gelire göre kademelendirilerek hizmet üretiminde katkının adil bir şekilde vatandaşlara yansıması olmalı. Su zammıyla ilgili kademelerin yeniden belirlenmesi ile ilgili de çok da adil olmayan bir sistem işlediğini söylemeliyiz.
Ama sorun sadece su faturaları ya da katı atık bedelleri değil tabiki. Ne yazık ki ülkemizde kazanç ve servetle eşdeğer bir vergilendirme imkanı bir türlü kurulamıyor. Devlet villaya da gecekondu bir göz odaya da elektrikten suya kadar aynı vergileri aynı sübvanseleri uyguluyor. Yine milyon dolarlık araçlarla maddi ederi bir şey etmeyen araçların aldığı akaryakıttan aynı vergi alınıyor.
Aynı taşıt vergisi ödeniyor. Köylünün mazotu ile Ferrari otomobile konulan mazottan aynı vergi alınıyor. Bu adil olmayan sistem ne yazık ki geniş halk kitlelerini ekonomik olarak daha güçsüz hale getirirken, zengini daha zengin eden bir sistem hüküm sürüyor.
Doğru olan çok kazanandan çok az kazanandan az vergi almak. Devletin kaynak ihtiyaçlarının sadece dolaylı vergilerden değil kazanç, rant, servet üzerinden alınması gerekiyor. Zenginden alınamayan verginin halka fatura edilmesinin kabul edilebilir bir yanı olamaz.
Gelelim bir kez daha bu katı atık bedelleri konusuna. Büyükşehir Belediye Meclisi’nin bir kez daha konuyu gündemine alarak daha adil ve kabul edilebilir bir hale getirmesi atılacak en doğru adım olur. Tabi katı atıklarla birlikte su zamları da yeniden gözden geçirilerek, kademeler yeniden belirlenmeli. Gerek ulaşım zamları gerek su faturaları önümüzdeki süreçte de Mustafa Bozbey yönetimini en fazla hırpalayacak konulur şüphesiz.
Bu şehir için konuyu siyasetin malzemesi olmaktan çıkartıp, gerçek anlamda adil ve kabul edilebilir bir çözüm bulunmak zorunda. Bir yandan BUSKİ ve diğer belediye kuruluşları batmasın yaklaşımı bir taraftan biz yapmadık onlar yaptı pozisyonu bir taraftan zorunluydu ifadeleri, halkı çektiği sıkıntıları ortadan kaldırmadığı gibi, kızgınlığını da güçlendiriyor. Mustafa Bozbey, bilgi ve tecrübesiyle bu işin bu şekilde soğumayacağını bilir. Bir hamle yapmasını da bekleriz. Türkiye genelinde olamasa da Bursa’dan adil bir sistem kurarak ülkeye örnek olma, ışık tutma imkanı var. Hatta sorunun çözümüne tüm siyasi partiler, milletvekilleri ve ilgili diğer kurumlar da katılmalı. Bir çözüm yolu bulunmalı. Bursa’ya ve Bursalıya sahip çıkma, Bursa için birleşme fırsatı da verecektir bu adım. Bursa yaşanmaz bir şehir haline gelmesin.