SON DAKİKA
Hava Durumu

Çağlar’ın gazetecilerle imtihanı!

Yazının Giriş Tarihi: 14.09.2020 22:20
Yazının Güncellenme Tarihi: 14.09.2020 22:20

Yıllar önce şu an yurtdışında firarda olan Cem Uzan’ın TELSİM GSM operatörünün bir reklamı vardı.
Telefon almaya bir merdiven altı dükkâna gidiyor vatandaş. Telefon bakıyor.
Sonra satıcıya garantisi diye soruyor. Garantisi var mı?
Satıcı bu telefonun garantisi benim sayın abim diyerek yanıtlıyor.
Yani al telefonu sonra muhatap araya getirip TELSİM’den alın telefonu gibi bir hikayesi vardı.
Niye geldi bu reklam filmi aklımıza günlerdir Türk medyasının birinci gündemi haline gelen Cavit
Çağlar’ın Habertürk yazarı Fatih Altaylı verdiği ve sonrasında bir bölümünü yalanladığı mülakat
nedeniyle.
“Çalışanların editoryal bağımsızlığının garantisi benim!”
Ama yorum yapanı kulağından tutup kapının önüne koymak şartıyla (!) Alınan isimlerin tamamı tescilli
muhalif. Öyle böyle değil uçlarda gezinenlerden. Ama tarafsız olacaklar. Hayatlarında hiç olmamışlar
oysa…
Neyse devam edelim.
Cavit Çağlar İstanbul medyasını Bursa medyasıyla karıştırdı muhtemelen. Üç kuruş için sesini
çıkarmayan, her denilene eyvallah çeken, akşama kadar solculuk yapıp akşam gazetede iktidara
sevimli görünecek patronlarının işlerini kolaylaştıracak haberleri yorumları yapan gazeteciyi ancak
Olay Gazetesi’nde bulabileceğini unuttu.
Aradan farklı bir ses çıkarırsa önce Engin Özpınar ardından yazı işleri müdürü sağlam bir paylanır ve
haberi ya da yazıyı yazanı da sertçe uyarır ya da kapının önüne koyar.
Bir sabah o dönemki ismi Arzu Arınel (Yılmaz) Olay Gazetesi’ndeki köşesinde “Erken kalkan Süleyman
yol alır” başlıklı yazısı nedeniyle daha o gün Cavit Çağlar’ın değimiyle kapının önüne konulmuştu. Yıllar
içinde bir çok kişi aynı şekilde kulaklarından tutularak kapının önüne konuldu.
Bugün de durumun farklı olmadığını anlamak için çok uzaklara gitmeye gerek yok. Daha iki ay önce
Bursa Şehir Gazetesi ve sahibi Nezir Asaroğlu’nu üstelik bir şarlatanın yazdıkları üzerinden hedef aldı
Olay Gazetesi.
Köşe yazarlarını sıraya dizerek her gün talimatla birine yazı yazdırdı Olay Gazetesi ve Cavit Çağlar. 40
yıl kimsenin tavuğuna kış dememiş isimler bir den sert ve kendilerinden beklenmeyen bir şekilde boy
gösterdi.
Editöryal bağımsızlık bu olsa gerek. Ya istediğimi yazarsın ya neyse…
Dün Cavit Çağlar’ın Fatih Altaylı’ya anlattıklarının ardından yıllarca Olay’da köşe yazarlığı yapmış olan
Engin Aksöz, sosyal medya hesabından oldukça net ifadeler kullanarak Cavit Çağlar’ı eleştirdi.
Tanımayan söylediklerini samimi sanır, onu bir de kendisini tanıyanlara soracaksınız diyen Aksöz,
yaşadıklarını böyle kaleme aldı, “Çalışanların editoryal bağımsızlığının garantisi kendisiymiş!!!' Olay
Medya’da görev yaparken, 'Atatürk stadı yıkılmasın, yerinde kalsın. ismine duyulan düşmanlık
mantığın önüne geçmemeli' diye yazınca; sabahın köründe gazetenin kulağı çekilen yazı işleri müdürü
(!) fırçayla karışık benim kulağımı çekmişti!!. 'patron rahatsız olmuş bilgine'! dedi ... tanımayan
söylediklerinde samimi sanır, onu bir de kendisini tanıyanlara -soracaksınız!!!..”

Ki yıllar sonra o Yazı İşleri Müdürü Gürsel Bayraktutan da aynı akıbeti yaşamak zorunda kaldı.
Mehmet Ali Yılmaz ağabey örneğin. Ve Özlem Yağmur…
Bursa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nuri Kolaylı da Cavit beyin aynı tavrından dolayı Olay Medya’dan
gönderilen bir isim. Ne yani bunlar ekonomik durum nedeniyle mi Olay Medya’dan ayrılmak
durumunda kaldılar?
Onlarca isim eklemek mümkün bunlara. Bursa basınındaki arkadaşlar ve yaşayanlar biliyor.
Bursa basınının büyük bir kısmı yer bu lafları ya da yemez de maçası yemez tutuk iki çift laf etmeye.
Ama İstanbul medyası Olay Gazetesi değil onu kaçırıyor Cavit Bey.
Öyle telefonda rica ederek gazeteci işine son verdirme dönemleri de geçti. Artık gazetecilerin görev
alacağı çok platform var.
Bursa’da bu tarafsız ve yorumsuz basın anlayışını bilen tanıyan çok arkadaşımız var. Olay Medya’da
görev alıp yıllarca bu durumu kabullenmek zorunda olan.
Bir çoğu hala daha tek satır demez diyemezler rızkı başkalarına bağladıkları için. Oysa rızık
Allah’tandır. Kul vesile olur. Bazen Cavit Çağlar olur bazen bir başkası.
Hasılı Cavit Bey, Olay Televizyonu’nu Ekrem İmamoğlu tayfasına vermek isterken bir anda kendisini
tartışmaların içine atmış oldu.
Bu saatten sonra Olay Televizyonu ne yapar nasıl bir yayın anlayışı sergiler, İsa’ya mı yaranır Musa’ya
mı yoksa ikisine de yaranamaz mı bilinmez.
Ama Cavit beyin anlattıklarına kimse inanmadı inanmıyor. Kamuoyu da ilgiyle işin nereye varacağını
takip ediyor.
Cavit Çağlar, yarın satmıyorum da kanal da kurmuyorum der mi der. O zaman bu transferler ki
mutlaka sözleşme yapmışlardır alırlar paralarını oturur sosyal medyadan taraflı yayınlarına devam
ederler.
Ne ödeyecekse Cavit beye faturası o olur diyeceğim ama faturanın biraz kabarma ihtimali de yok
değil…
Bu yazı yazılırken Çağlar’dan henüz yeni bir açıklama gelmemişti. Ama eli kulağındaydı. Belki de
gelmiştir bile…

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.