Bursa ve ülke gündeminde Mustafa Bozbey Suç Örgütü soruşturması kapsamında düzenlenen operasyon ve ardından yaşanan gelişmeler üst sıralarda yer almaya devam ediyor. Aslında Mustafa Bozbey ve bir kısım gözü dönmüş müteahhitin Nilüfer’i talan etmesi ile ilgili kamuoyu gerçekleştirilecek bir operasyonu ve Mustafa Bozbey’in tutuklanmasını çoktan satın almıştı. CHP örgütlerindeki cılız tepki dışında bir tepki olmaması da bundan kaynaklanıyor.
Tam da bugünlerde Bursa 39. Asliye Ceza Mahkemesi’nde önemli bir dava başladı. Toplam 164 Büyükşehir Meclis üyesi ve belediye başkanı günlerdir hakim karşısında ifade veriyorlar. Konu Geçit Kavşağı’nda inşa edilen Central Balat Projesi. Aslında 2014 yılından itibaren 6’dan fazla plan yapılan bir proje ve defaten mahkemeye gitmiş ve planları iptal edilmiş bir proje. Ancak Nilüfer’deki rant ittifakının Büyükşehir’e de etki etmesi nedeniyle süreç 2019-2024 dönemine de sirayet etti. Kusura bakmasın kimse bu hem Nilüfer hem de Büyükşehir’de erkeklerin kararı ile mahkeme süreçlerine rağmen Bursa’ya karşı yapılmış ağır bir kent suçu.
İbretlik bir rant projesi olan Central Balat benzer örnekleri gibi hatırlı abilerin yanı sıra hatırlı paraların iş gördüğü de bir proje. Başından beri bu projelere karşı çıkanlar var ve onları tenzih ediyorum. Ama birçok meclis üyesinin de grup kararları ile bu dosyada olduğunu biliyoruz. Yine geçen dönem mecliste olan Hicran Dinçkök verdiği ifadede, “Hukuk komisyonunda başkanlık, başkan vekilliği ve üye olarak görev yaptım. Bu yıllarda ne karar alındıysa madde madde bilirim ve gerekli açıklamaları yapabilirim. Fakat diğer komisyonlarda alınan kararları detaylı bir şekilde bilme imkanım yoktur. İmar komisyonu da teknik konularda bilgi sahibi olan arkadaşlardan oluşmuştur. Meclis gündeminde 70 den fazla karar bulunuyorsa bunun en az 30 tanesi imar komisyonuna ait oluyordu. Grup toplantısında da bize önemli hususlar söylenirdi. İmar komisyonunun aldığı kararın ekleri bize gönderilmezdi. Meclis oylamasında da el kaldırılınca oylama yapılmış olurdu. Ben hangi konu da yargılandığımı iddianamenin tebliği ile öğrendim. Görev yaptığım süre boyunca imar komisyonunda da bir hukukçu olması gerektiğini her zaman önermiştim. İddianameye konu yere ilişkin yapılan 6 plan değişikliğinde ben yokum. Sonuncu plan değişikliğinde oy kullandım. Fakat oy kullanırken bu yere ilişkin var olan safahatı, evveliyatı bilmeden oy kullandım. İmar konusu benim alanım dışında teknik bir durumdur. … Komisyondan çıkan bir karar parti grubu tarafından da onaylanmışsa bu karara hayır deme imkanımız yoktur. Komisyonda bulunan kişilerin kararın evveliyatı ile ilgili bilgisi vardır. Sadece bizi yanlış yönlendiren komisyon üyelerinin hatası olduğunu düşünüyorum …”
2019-2024 döneminde CHP Osmangazi ve Büyükşehir Meclis Üyesi Avukat Ercan Korkmaz da aynı davada yargılanan isimlerden biri. Görev yaptığı süre içerisinde kendi partisinin belediye başkanlarını ve yöneticilerini de en sert şekilde eleştirmekten çekinmeyen ve doğru bildiklerini cesurca söyleyen isimlerden biri olan Avukat Ercan Korkmaz, hem görev yaptığı dönemde hemde sonrasında sert çıkışları ile de gündeme gelmişti. Nilüfer’deki rant oyunlarına karşı mücadele veren ve CHP Genel Merkezi’ne kadar sesini duyurmak için mücadele eden Korkmaz, verdiği ifadede de itirazlarını ve süreci aktardı. Korkmaz, ifadesinin bir bölümünde “Ben göreve başlamadan önce iddianameye konu yere ilişkin 6 plan yapılmış. 2015 yılından 2018 yılına kadar bu planlar devam etmiş. Geçitte bulunan ikiz kuleler 2 blok ve 27 kattan oluşmakta ve AVM olarak tasarlanan inşaatı bulunmaktadır. 19 mart 2019 da meclis üyesi seçildim. 2019 Eylül ayında bu konu meclis gündemine geldi. Büyükşehir belediye yasasının 15. Maddesi gereğince ihtisas komisyonları kurulur. İhtisas komisyonları üye tam sayısına göre her partiden belirlenerek oluşturulur. İmar ve bayındırlık komisyonları da bu ihtisas komisyonlarından biridir. Meclis üyesi olan ve uzmanlık alanı gereği bu konularla ilgili kişilerden bu komisyon oluşturulur. Komisyon 10 günde bir toplanır. Komisyon kararları mecliste gündem oluşturur. Komisyon kararları siyasi parti gruplarına gönderilir. Parti gruplarında komisyon kararları görüşülüp oylanır. Daha sonra meclis gündeminde oylama yapılır. İmar komisyonunda bulunan kişiler teknik olarak konuyu inceler ve buna göre karar verirler. Gerektiğinde danışman desteği de alabilirler. Plan oy birliği ile kabul edilmiştir. Mülkiye müfettişliğinin 2020/243 karar sayılı kararında binanın %95 oranında bittiği görülmektedir. Ben biten binayı oyladım. Benden önce görev yapan ve kararlarda oylama yapan kişiler yönünden zincirleme suç hükümleri gündeme gelebilir. Fakat ben 2019 yılında oylanan 7. Plan nedeniyle sanık olarak yargılanmaktayım. İddianamede geçen suç kasten işlenebilen bir suçtur. Benim suç işleme kastım yoktur. Kişilerin mağduriyetine sebep olmadım. Kamunun zararına neden olmadım. Haksız kazanç sağlamadım” ifadelerine yer verdi. Korkmaz'ın önemli bir itirazı da bina sahibi Orhan Holding ve yüklenici taşyakan inşaatın dosyada olmaması. Yani asıl buradan rant sağlayanlar dosyada yok.
Dosyada yargılanan meclis üyeleriyle de görüştüm. Birçoğu imar komisyonundaki meclis üyelerinin verdikleri bilgi doğrultusunda grup kararına ile oy kullandıklarını, grup kararına uymama gibi bir şanslarının olmadığını söylediler. CHP açısından söylüyorum. Hemen hemen hepsinin işaret ettiği bir isim var Osman Ayradilli. Ayradilli’nin sorun yok dediği için meclis üyelerinin lehte oy kullandığı ifade ediliyor. Mahkemenin sonucunu merak ediyoruz ancak daha da önemlisi bu kepazeliği Bursa’ya yaşatan asıl sorumluların cezalandırılmasını beklemek Bursa halkının hakkı.
Hazır Central Balat konusuna girmişken Mustafa Bozbey Suç Örgütü soruşturması ile ilgili de birkaç söz etmekte yarar var. Bürokratlar siyasiler ve müteahhitler dosyada. Bir kısmı tutuklandı. Ancak hormonlu binalar ve imar oyunlarıyla ilgili özellikle mimarlar, mühendisler, yapı denetimciler operasyon kapsamında yer almadılar. Oysa mimarlar ve yapı kontrolcüler inşaat mühendisleri gibi binayla direkt sorumlu olanların bu konulara itiraz etmeleri ve ilgili yerlere bildirmeleri gerekmiyor muydu? Bu konuyla ilgili disiplin soruşturması bile yaptımı akademik odalar bilmiyoruz. Central Balat’ın yanı sıra Podyumpark gibi benzeri birçok proje gözlerinin önünde yapılırken, bunun önlenmesi konusunda Bursa’da ilgili kurum ve kuruluşların gereken mukavemeti göstermediği ortada. Bursa’nın da tüm merkezleri ile birlikte tepeden tırnağa bir silkelenme ve arınma süreci yaşamasında fayda var.
Geldiğimiz noktada bu kent suçları işlenirken Bursa Valiliği, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü gibi Bursa’dan sorumlu olan kurumların da tüm bu süreçte yaşananlara sessiz kaldığını da göz ardı etmemeliyiz. Bugün hala 7 yıl öncesini ilgilendiren konularla Bozbey’in tutuklandığı bir propagandaya dönüştürülebiliyorsa, bu CHP’de dahil Bursa’da kurumların kuruluşların olan bitene göz yummasından ve ses çıkarmamasından kaynaklandığını da net söyleyebiliriz. Yani, bu kirli düzen göz göre göre kuruldu ve bu düzene ses çıkaran çok az kişi vardı. Bugün yaşananlar o nedenle kimseyi şaşırtmıyor. Herkes suçu suç mahallini biliyordu.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Alpaslan Yıldız
Central Balat davası ve rant girdabı!
Bursa ve ülke gündeminde Mustafa Bozbey Suç Örgütü soruşturması kapsamında düzenlenen operasyon ve ardından yaşanan gelişmeler üst sıralarda yer almaya devam ediyor. Aslında Mustafa Bozbey ve bir kısım gözü dönmüş müteahhitin Nilüfer’i talan etmesi ile ilgili kamuoyu gerçekleştirilecek bir operasyonu ve Mustafa Bozbey’in tutuklanmasını çoktan satın almıştı. CHP örgütlerindeki cılız tepki dışında bir tepki olmaması da bundan kaynaklanıyor.
Tam da bugünlerde Bursa 39. Asliye Ceza Mahkemesi’nde önemli bir dava başladı. Toplam 164 Büyükşehir Meclis üyesi ve belediye başkanı günlerdir hakim karşısında ifade veriyorlar. Konu Geçit Kavşağı’nda inşa edilen Central Balat Projesi. Aslında 2014 yılından itibaren 6’dan fazla plan yapılan bir proje ve defaten mahkemeye gitmiş ve planları iptal edilmiş bir proje. Ancak Nilüfer’deki rant ittifakının Büyükşehir’e de etki etmesi nedeniyle süreç 2019-2024 dönemine de sirayet etti. Kusura bakmasın kimse bu hem Nilüfer hem de Büyükşehir’de erkeklerin kararı ile mahkeme süreçlerine rağmen Bursa’ya karşı yapılmış ağır bir kent suçu.
İbretlik bir rant projesi olan Central Balat benzer örnekleri gibi hatırlı abilerin yanı sıra hatırlı paraların iş gördüğü de bir proje. Başından beri bu projelere karşı çıkanlar var ve onları tenzih ediyorum. Ama birçok meclis üyesinin de grup kararları ile bu dosyada olduğunu biliyoruz. Yine geçen dönem mecliste olan Hicran Dinçkök verdiği ifadede, “Hukuk komisyonunda başkanlık, başkan vekilliği ve üye olarak görev yaptım. Bu yıllarda ne karar alındıysa madde madde bilirim ve gerekli açıklamaları yapabilirim. Fakat diğer komisyonlarda alınan kararları detaylı bir şekilde bilme imkanım yoktur. İmar komisyonu da teknik konularda bilgi sahibi olan arkadaşlardan oluşmuştur. Meclis gündeminde 70 den fazla karar bulunuyorsa bunun en az 30 tanesi imar komisyonuna ait oluyordu. Grup toplantısında da bize önemli hususlar söylenirdi. İmar komisyonunun aldığı kararın ekleri bize gönderilmezdi. Meclis oylamasında da el kaldırılınca oylama yapılmış olurdu. Ben hangi konu da yargılandığımı iddianamenin tebliği ile öğrendim. Görev yaptığım süre boyunca imar komisyonunda da bir hukukçu olması gerektiğini her zaman önermiştim. İddianameye konu yere ilişkin yapılan 6 plan değişikliğinde ben yokum. Sonuncu plan değişikliğinde oy kullandım. Fakat oy kullanırken bu yere ilişkin var olan safahatı, evveliyatı bilmeden oy kullandım. İmar konusu benim alanım dışında teknik bir durumdur. … Komisyondan çıkan bir karar parti grubu tarafından da onaylanmışsa bu karara hayır deme imkanımız yoktur. Komisyonda bulunan kişilerin kararın evveliyatı ile ilgili bilgisi vardır. Sadece bizi yanlış yönlendiren komisyon üyelerinin hatası olduğunu düşünüyorum …”
2019-2024 döneminde CHP Osmangazi ve Büyükşehir Meclis Üyesi Avukat Ercan Korkmaz da aynı davada yargılanan isimlerden biri. Görev yaptığı süre içerisinde kendi partisinin belediye başkanlarını ve yöneticilerini de en sert şekilde eleştirmekten çekinmeyen ve doğru bildiklerini cesurca söyleyen isimlerden biri olan Avukat Ercan Korkmaz, hem görev yaptığı dönemde hemde sonrasında sert çıkışları ile de gündeme gelmişti. Nilüfer’deki rant oyunlarına karşı mücadele veren ve CHP Genel Merkezi’ne kadar sesini duyurmak için mücadele eden Korkmaz, verdiği ifadede de itirazlarını ve süreci aktardı. Korkmaz, ifadesinin bir bölümünde “Ben göreve başlamadan önce iddianameye konu yere ilişkin 6 plan yapılmış. 2015 yılından 2018 yılına kadar bu planlar devam etmiş. Geçitte bulunan ikiz kuleler 2 blok ve 27 kattan oluşmakta ve AVM olarak tasarlanan inşaatı bulunmaktadır. 19 mart 2019 da meclis üyesi seçildim. 2019 Eylül ayında bu konu meclis gündemine geldi. Büyükşehir belediye yasasının 15. Maddesi gereğince ihtisas komisyonları kurulur. İhtisas komisyonları üye tam sayısına göre her partiden belirlenerek oluşturulur. İmar ve bayındırlık komisyonları da bu ihtisas komisyonlarından biridir. Meclis üyesi olan ve uzmanlık alanı gereği bu konularla ilgili kişilerden bu komisyon oluşturulur. Komisyon 10 günde bir toplanır. Komisyon kararları mecliste gündem oluşturur. Komisyon kararları siyasi parti gruplarına gönderilir. Parti gruplarında komisyon kararları görüşülüp oylanır. Daha sonra meclis gündeminde oylama yapılır. İmar komisyonunda bulunan kişiler teknik olarak konuyu inceler ve buna göre karar verirler. Gerektiğinde danışman desteği de alabilirler. Plan oy birliği ile kabul edilmiştir. Mülkiye müfettişliğinin 2020/243 karar sayılı kararında binanın %95 oranında bittiği görülmektedir. Ben biten binayı oyladım. Benden önce görev yapan ve kararlarda oylama yapan kişiler yönünden zincirleme suç hükümleri gündeme gelebilir. Fakat ben 2019 yılında oylanan 7. Plan nedeniyle sanık olarak yargılanmaktayım. İddianamede geçen suç kasten işlenebilen bir suçtur. Benim suç işleme kastım yoktur. Kişilerin mağduriyetine sebep olmadım. Kamunun zararına neden olmadım. Haksız kazanç sağlamadım” ifadelerine yer verdi. Korkmaz'ın önemli bir itirazı da bina sahibi Orhan Holding ve yüklenici taşyakan inşaatın dosyada olmaması. Yani asıl buradan rant sağlayanlar dosyada yok.
Dosyada yargılanan meclis üyeleriyle de görüştüm. Birçoğu imar komisyonundaki meclis üyelerinin verdikleri bilgi doğrultusunda grup kararına ile oy kullandıklarını, grup kararına uymama gibi bir şanslarının olmadığını söylediler. CHP açısından söylüyorum. Hemen hemen hepsinin işaret ettiği bir isim var Osman Ayradilli. Ayradilli’nin sorun yok dediği için meclis üyelerinin lehte oy kullandığı ifade ediliyor. Mahkemenin sonucunu merak ediyoruz ancak daha da önemlisi bu kepazeliği Bursa’ya yaşatan asıl sorumluların cezalandırılmasını beklemek Bursa halkının hakkı.
Hazır Central Balat konusuna girmişken Mustafa Bozbey Suç Örgütü soruşturması ile ilgili de birkaç söz etmekte yarar var. Bürokratlar siyasiler ve müteahhitler dosyada. Bir kısmı tutuklandı. Ancak hormonlu binalar ve imar oyunlarıyla ilgili özellikle mimarlar, mühendisler, yapı denetimciler operasyon kapsamında yer almadılar. Oysa mimarlar ve yapı kontrolcüler inşaat mühendisleri gibi binayla direkt sorumlu olanların bu konulara itiraz etmeleri ve ilgili yerlere bildirmeleri gerekmiyor muydu? Bu konuyla ilgili disiplin soruşturması bile yaptımı akademik odalar bilmiyoruz. Central Balat’ın yanı sıra Podyumpark gibi benzeri birçok proje gözlerinin önünde yapılırken, bunun önlenmesi konusunda Bursa’da ilgili kurum ve kuruluşların gereken mukavemeti göstermediği ortada. Bursa’nın da tüm merkezleri ile birlikte tepeden tırnağa bir silkelenme ve arınma süreci yaşamasında fayda var.
Geldiğimiz noktada bu kent suçları işlenirken Bursa Valiliği, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü gibi Bursa’dan sorumlu olan kurumların da tüm bu süreçte yaşananlara sessiz kaldığını da göz ardı etmemeliyiz. Bugün hala 7 yıl öncesini ilgilendiren konularla Bozbey’in tutuklandığı bir propagandaya dönüştürülebiliyorsa, bu CHP’de dahil Bursa’da kurumların kuruluşların olan bitene göz yummasından ve ses çıkarmamasından kaynaklandığını da net söyleyebiliriz. Yani, bu kirli düzen göz göre göre kuruldu ve bu düzene ses çıkaran çok az kişi vardı. Bugün yaşananlar o nedenle kimseyi şaşırtmıyor. Herkes suçu suç mahallini biliyordu.