SON DAKİKA
Hava Durumu

CHP'de 'ağır' tartışma

Yazının Giriş Tarihi: 03.03.2017 22:30
Yazının Güncellenme Tarihi: 03.03.2017 22:30


Referandum üzerine Can Ertan’ın Yeni Marmara Gazetesi’nde kaleme aldığı “Ne cennet ne cehennem bu referandum” başlıklı yazı, solun önemli isimleri arasında tartışmaya yol açtı. Ertan’ın yazısına en sert tepkiyi ise CHP’lilerin “Güler abla” olarak hitap ettikleri bir dönem Parti Meclisi üyeliği de yapmış olan ve solcular arasında ağırlığı olduğunu bildiğimiz Güler Buğday’dan geldi.

Can Ertan köşesinde Türkiye ve dünyada yaşanan olumsuzlukların yanı sıra Cumhuriyet döneminde yaşanan ağır buhranlara dikkati çekti özetle ve referandumda evet ya da hayır sonucunun çıkmasının çok da bir şey değiştirmeyeceğini ifade etti. 17 Nisan sabahı evet çıkması halinde dünyanın sonu olmadığını hayır çıktığında da değişen bir şey olmayacağını anlatan Ertan, siyasetin umudu örgütlemek olduğunu belirtiyor yazısında.

İŞTE BUĞDAY’I KIZDARIN O YAZIDAN BİR BÖLÜM

Güler Buğday’ı çileden çıkaran yazıdan alıntı yapalım bakalım ne demiş can Ertan; “Kimi karamsar dostlara şunları anımsatıyorum: ABD ile ikili anlaşmaları yapıp Türkiye’yi ABD üslerine açtığımızda yani Türkiye’yi bir nükleer savaşın ilk hedefi yaptığımızda başkanlık sistemi mi vardı. 68 ve 79 kuşağı başkanlık sisteminde mi kıyıma uğradı? Terör başkanlık sisteminde mi yükseldi? Uğur Mumcu başkanlık sisteminde mi öldürüldü, Sivas Katliamı başkanlık sisteminde mi yaşandı? Onca ekonomik kriz, işsizlik, yolsuzluk başkanlık rejiminde mi oldu? Emek sömürüsü, maden göçükleri, iş kazaları, başkanlık sistemi yüzünden mi? Bilimden, felsefeden sanattan başkanlık sisteminde mi koptuk? Köy enstitüleri başkanlık sisteminde mi kapandı?

Şu sosyalistlerimiz onca yıldır bir araya gelemediyse, kimileri sınıf bilinci yerine etnik kimlikçiliğe, mezhepçiliğe sürüklendiyse başkanlık sistemi yüzünden mi? Kapitalizmle uyumlu hale gelip solun özünden kopuşu başkanlık sistemi yüzünden mi? Soldaki konformizm, ego afra tafracılığı, kültürel vasatlık başkanlık sistemi yüzünden mi?  CHP anti kapitalist olmadan anti emperyalist olunamayacağını kavrayamıyorsa, kuruluş felsefesinden uzaklaşmışsa başkanlık sistemi yüzünden mi? Diyelim evet ya da hayır çıktı başımız arşa mı erecek? Bir çevre felaketi yaklaşıyor küresel manada dünya yok oluşun eşiğine gelebilir başkanlık sistemi yüzünden mi?

Orta doğuda üçüncü dünya savaşının ayak sesleri yükseliyor, nükleer savaş felaket olabilir başkanlık sistemi yüzünden mi? CHP’deki veya daha soldaki arkadaşların referandum için çalışmasına kim itiraz edebilir ama her şeyi evete veya hayıra indirgemek ne derece doğru. Solda yer alanların solun niçin ahlaktan, vicdandan, akıldan, gerçeğe sadakatten, diğerkâmlıktan, özveriden, dayanışmadan uzaklaştığını düşünmesinde büyük fayda var. Tarih ve insanın evrimi devam ediyor her koşulda yapacak daha çok şey var. Siyaset umudu örgütlemektir. İnsan tükenmez.”

GÜLER BUĞDAY’DAN AĞIR SÖZLER

Sol siyasetin duayenlerinden Güler Buğday bu yazının ardından oldukça sert ve uzun bir yazı kaleme aldı. Ertan’a uzun bir sitemde bulunan Güler Buğday’ın yazısı “Sevgili Kardeşimiz Can Ertan’a dostça uyarılar”  başlığını taşıyor.  Oldukça uzun ayrıntılı bir metin. Uzun olduğu kadar da sarsıcı bir metin. Ertan’ın gençlik yıllarında sol kesime uzak olduğundan bahsediyor.  Güler Buğday’ın oldukça uzun olan makalesinden şu bölümü alıntılarsak tartışmanın boyutu da anlaşılacaktır. Bakın ne diyor Güler Buğday Can Ertan’a:  “Sevgili Can yazdıklarınla ilgili ne kadar eğip büksen de, allayıp pullansan da yazıdaki bu bölüm ustaca, dikkatlice hazırlanmış ve HAYIR’ı olumsuzlaştıran EVET’e ve BAŞKANLIK garabetine olumlu yaklaşımı sağlatacak nitelikte bir ALGI yazısıdır. Bu bölümdeki anlatımdan rahatsız olanlar: Bu yazıyı okuyanlar ve canını dişine takarak ülkemiz önüne geçilmez bir felakete sürüklenmesin diye gece gündüz uğraşan, 7den 70’e tüm vatanseverlerdir. Sen ne dersen de özgürlük ve bağımsızlıktan asla vazgeçmeyecek namuslu insanlar bu ifadeleri böyle anlarlar… Sevgili Can, senin bu bölümde belirttiklerin parlamenter sistemde oldu tamam da Bunu Başkanlıkla neden ilişkilendirdin ??? Yani ülkede Başkanlık olsa bu sorunlar olmayacak mıydı???????? Üstelik yazdıklarının büyük bir kısmının sorumlusu 15 Yıldır ülkeyi tek başına keyfince yöneten AKP’nin ve her istediğini uygulayan Tayyip Erdoğan’ın yönetiminde olmadı mı? Sevgili Can, hani sen sonradan solun en büyük üstadı oldun ya; bu yazıdaki Başkanlığa direk övgü yapmadan, mevcut düzendeki negatif ve olumsuzlukları örnekleyerek “EVET” demenin hiçbir sakıncası olmamasını ustaca anlatmaya kalkman daha çok canımızı yaktı. Ayrıca diyorsun ki: “Diyelim evet ya da hayır çıktı başımız arşa mı erecek?” Ne arşa ermesi sevgili Can, EVET çıkarsa düşünecek baş kalmayacak. Çünkü 80 milyon adına düşünecek, onlar adına karar verecek, düşünmeye kalkanları da daha şimdiden OHAL yasasıyla yaptığı gibi içeri tıkacak, yok edecek, susturacak ve sindirecek ve hesap sorulamaz, hak aranamaz bir durumda diktatörlüğe yol açacak bir sistem olacak!!!!!! EVET, çıkarsa inan ki yaşamak çok zor olacak. Tek kişi rejimi ve keyfiyeti ile zulüm ve kulluk yaşanacak. O bir kişi kendi ve ailesinin çıkarları uğruna, tarihteki örnekleri gibi ülkeyi emperyalistlere ve kapitalistlere talan ettirecek… Keyfi isterse peşkeş çekecek. Can keşke sen bunları ve tehlikenin boyutlarını kavrayınca çıksaydın referandumla ilgili panel ve konuşmalara… Kafan netleşince görev isteseydin Osmangazi yönetiminden!!!! Tatlım sadece güzel konuşmak yetmez. Sadece edebi tarzda ve üstten bir siyasi üslupla olaydan kaçarak arkadan dolanarak referandum sürecinde yararlı olamazsın. İnsanlara tehlike kapıya dayandığı adeta yeni bir kurtuluş savaşı verildiği bir ortamda böyle algı yönetimi yapamazsın. Yaparsan da soldan, sosyalizmden, emperyalizmden, kapitalizmden, sömürüden söz edemezsin.”

Tartışmaya CHP Nilüfer İlçe Başkanı Mehmet Turan Tansal’da katılıyor. Güler Buğday’ın paylaşımının altında da onlarca tanıdık isim yorum yapıyor. Yorumları görmek isteyen Güler Buğgday’ın facebook hesabından paylaştığı yazısının altına bakabilir. Ancak yorumların tamamında Buğday’ın sözlerine destek Can Ertan’a ise Güler Buğday kadar olmasa da tepki var.

Bakalım bu tartışma tatlıya mı bağlanacak yoksa daha da alevlenecek mi?

--------------------------

 
Baro gönderdiği tekzibi tekzip etsin!
 



Bursa Barosu yaptığımız bir haber nedeniyle biraz fazla alınmış ve Avukat Gürkan Altun imzasıyla gazetemize bir tekzip talebi göndermiş. Tekzip istedikleri konu FETÖ operasyonu. 10 Şubat tarihli gazetemizde yayımlanan “Baro’da FETÖ Depremi” haberimizin bir algı operasyonu olduğuna yer vermişler. Bursa Cumhuriyet Savcılığı’nın talimatıyla bazı avukatlara yönelik yapılan FETÖ/PDY operasyonu işleminin ve gerçekleşen gözaltı işleminin Bursa Baronu’na yönelik yapıldığı algısı oluşturulduğu yer alıyor metinde. Baro’nun 100 yılı aşkın tarihinden dem vuruluyor ve birkaç avukata yönelik operasyonla ilişkilendirilerek onurlu bir tarihe sahip Bursa Barosu’nun terör örgütüyle birlikte anılmasının haksızlık olduğu vurgulanıyor. Baro’nun seçilmiş yönetimine yönelik bir operasyon olsaydı belki o başlık kullanılabilirdi tadında açıklamalar da var aynı metinde. Ancak tekzip isteyen Bursa Barosu’nun tekzip metninde Şehir Gazetesi ile başlayan metin Olay Gazetesi olarak devam ediyor. Kurumsal kimliğinden şüphe etmediğimiz Bursa Barosu’nun böylesi ciddi bir metinde böylesi bir hata yapmasına çok şaşırdığımızı ifade edelim. Umarız Bursa Barosu gönderdiği bu tür metinlerde bundan sonra daha dikkatli olur.

-------------------------

 
Osmangazi bu hatayı nasıl yapıyor?


Soğanlı Kuş Pazarı, Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü tarafından kapatılmış. Pazar nerede kurulmuyor Osmangazi Belediyesi’nin Soğanlı Kapalı Pazar Alanı’nda. Burada Pazar kurulmasına izin veren kim devletin bir kurumu olan Osmangazi Belediyesi. Avrupa çapında barınağı olan, Veterinerlik Müdürlüğü olan Osmangazi Belediyesi nasıl oluyor da böyle bir pazarın kurulamayacağı bilmiyor. Ve nasıl oluyor da burası kuş pazarı olarak faaliyet gösteriyor. Gerçekten ilginç ilginç olduğu kadar da düşündürücü bir durum.

------------------

 
Mudanya Meclisi’nde oturma krizi


Mudanya Belediye Meclisi dün Uğur Mumcu Kültür Merkezi’nde toplantı. Uzun zamandır devam eden krizin ardından mahkeme kararı ile geri dönen 4 meclis üyesi de oturumda yerini aldı. Gözler hep halihazırda bağımsız olan 4 meclis üyesindeydi. Meclis üyeleri önce MHP ve AK Parti’nin arka sırasına oturdular. Ancak orada oturmalarına izin verilmedi. Israrla CHP Grubu arkasındaki sıraya oturtmak istendiler ancak bunu kabul etmedi. Bir sıra arkaya geçerek seyircilere yakın bir yerde oturdular. Bağımsızların grup kurarak seçime kadar bu haliyle gidecekleri yaygın kanaat.  Mudanya Belediye Meclisi’nde Baykan Hayri Türkyılmaz ve CHP Grubu’nun bundan sonraki süreçte uzlaşma aramadıkları hiçbir isteğinin geçmeyeceğini söyleyebiliriz. Yani son iki yıl CHP ve Türkyılmaz için oldukça zor geçecek.

 

 

,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.