SON DAKİKA
Hava Durumu

'Evet' diyen ünlülere linç…

Yazının Giriş Tarihi: 26.01.2017 22:36
Yazının Güncellenme Tarihi: 26.01.2017 22:36
Rıdvan Dilmen, Arda Turan, Burak Yılmaz, Ahmet Çakar ve diğerleri… Anayasa değişikliği referandumu için “Evet” kampanyası başlattı. Başlatır başlatmazda hem olumlu hem de olumsuz tepkiler birbirini izledi. Ancak özellikle hayırcı kesimden inanılmaz hakaretler ve küfürlerle adeta bir linç kampanyası başlatıldı. Utanç verici hakaretler, tehditler, iftiralar birbirini izledi.



Her şey eski Milli Futbolcu ve Futbol Yorumcusu Rıdvan Dilmen’in paylaştığı bir video ile başladı. Twitter’da bir video yayınlayan Dilmen, “Vatanımız, ülkemiz çok zorlu bir süreçten geçiyor, adeta bir İstiklal Savaşı. Güçlü bir Türkiye istiyoruz. Güçlü bir Türkiye için evet ben de varım” dedi. Sonra pası Barcelona’da oynayan Milli Futbolcu Arda Turan’a attı. Zincir böylece yayılmaya başladı.

Hür düşünce, sosyal demokrasi, insan hakları gibi düşünceleri dile getirenleri bu kez hayretle bu isimlere hakaret ederken, hatta küfür ederken gördük. Aşağılama, iftira, linç girişimi. Edep sınırlarını aşan bir propaganda sosyal medyadan sürdürülüyor. Bir futbolcunun, bir sanatçının “Evet” deme hakkı ‘yoktur’a getiriliyor adeta konu. Madem “Evet” diyeceksiniz, hakarete, iftiraya, küfre layıksınıza getiriliyor. Normal sosyal medya kullanıcılarını bir kenara bırakıyorum, CHP’li milletvekilleri, bazı gazeteciler, sanatçılar, sporcular da bu hakaret ve linç tamtamlarına alkış tutuyor.

HAYIR, DİYENLER DE VAR

Birçok sanatçı, eski sporcu, akademisyen de “Hayır” diyeceklerini açıklayıp kampanyalar düzenliyorlar. Meltem Cumbul, Levent Üzümcü, Yekta Kopan, Ahmet Ümit, Barış Atay, Haluk Levent,Boksör Ünal Arık, televizyoncu Fatih Portakal gibi onlarca isim de “Hayır” kampanyası düzenliyor. Ancak onlar için linç kampanyası düzenlenmiyor, hakaret edilmiyor, iftira atılmıyor. Öyle de olmalı zaten. İsteyen istediği kampanyayı açmakta hür olmalı. Herkes kendi kararını vermeli. Küfür ederek sonuç alınmayacağı ortada. Bu tür küfürlü, tacizli, hakaretli ve iftiralı hareketlerin halkı ikna etmeye daha fazla ihtiyacı olan “Hayır” kanadına yarardan çok zarar getireceği ortada. Hakareti de iftirayı da linçi de kabul etmek mümkün değil.

-----------------------

 
Halk Günü ve düşündürdükleri…


 

Uludağ’dan geniş halk kitlelerinin pahalılık nedeniyle yararlanamadığı yıllardır çok konuşulan, çok eleştirilen bir konudur. Dün İhlas Haber Ajansı Büyükşehir Belediyesi kaynaklı bir haber yayınladı. Habere göre Büyükşehir Belediyesi, Bursalıların ateş pahası Uludağ'dan yararlanamadığı eleştirileri üzerine herkesin yararlanabileceği bir kış şenliği düzenlemeye karar vermiş. İlki 28-29 Ocak tarihinde düzenlenecek kış şenliği kapsamında gidiş dönüş teleferik bileti, sucuk ekmek, salep, çay fiyatı 40 lira olarak belirlenmiş. Şenlik kapsamında da dağ bisikleti, atlı kızak yarışı, geleneksel kızak yarışı, zipline, snow tubing gibi eğlencelerin ücretsiz hizmet vermesi planlanıyormuş.  Şenliklere katılmak isteyenler için bilet fiyatları da belirlenmiş. Öğrenci bileti 30 liradan, normal biletler 40 liradan satılırken, 0-6 yaş çocuklar ise teleferikten ücretsiz yararlanacak. Şenlik biletinin içerisinde teleferik gidiş dönüş ulaşım hizmetinin yanı sıra, sucuk ekmek ve içecek, salep ve sıcak çay olacak. Kış şenliğine katılacaklar için kafeterya sıcak mekan ve sosyal tesisler de ücretsiz hizmet olacağı da ifade edilmiş.

HALK GÜNÜ NE ANLAMA GELİYOR

Halk Günü uygulamalarını oldum olası anlayabilmiş değilim. Belli günlerde imkânlardan halkın yararlanmasını amaçlayan saçma sapan bir hareketten öteye geçmeyen bir şey. Bu son yıllarda çok yaygın kullanılan bir isim. Sinemalarda, tiyatrolarda, marketlerde, lokantalarda vs bir çok alanda kullanılıyor. Ayın bir günü halk günü ilan ediliyor ve indirimler uygulanıyor. Bir anlamda önüne halk ismi konularak bir popülizm yapılıyor. Asıl yapılması gereken ise halkın imkanlardan tam olarak faydalanmasını sağlamak. Örneğin Uludağ’da Büyükşehir Belediyesi halk günü yapacağına, o bölgeyi geniş halk kitlelerinin de 365 gün faydalanacağı imkanlara kavuşturması çok daha doğru olacaktır. Belediyecilik imkanların gerek şehir için de gerekse bu tür yerlerde en fazla kişinin yararlanacağı şekilde kullanılmalıdır. Yılda iki gün halk günü yapıp, sucuk ekmek dağıtmakla, ya da iki b.ardak çay söylemekle halk Uludağ’dan yararlanmış olmaz. Ayda bir gün sinema biletini yarı fiyatına indirmekle de bir sonuç alınmış olmaz. Süslü bir lafın altında özünde ufaktan bir aşağılama kokan bu uygulamaların tamamına son verilmelidir.

 

 

-------------------------------------------
Bu ülkenin güzel insanları…
Konuyu bir arkadaşım anlattı. O kadar sevimli ve o kadar güzeldi ki buraya almak istedim. Her şeyin meta olduğu günümüzde, metayı maddeyi aşan değerler olduğunu gösteren bu sıcacık yaşanmışlığı arkadaşımın ağzından aktarayım:

“Hangimiz yapabiliriz. Kısa süre önce bir ihtiyaçtan dolayı borç para istemiştim arkadaşımdan, ne kadar lazım demişti. 1000 dolar olarak geri ödeyeceğim zarar etmeni istemiyorum o günün dolar kuru ne ise o kadar para vermen yeterli demiştim.  O da çıkarıp hiç tereddüt etmeden buyur arkadaşım ihtiyacını gör ne zaman istersen ödersin demişti. Bende elime geçtiği ilk fırsatta ödemek için yapmış olduğum 1000 doları kendisine takdim ettim.  Acele etmene gerek yoktu kalsaydı dedi. Kendisine çok teşekkür ettim. Arkadaşım cebinden çıkardığı 300 TL’yi buda senin deyip bana uzattı.  Nedir bu diye sorduğumda ise bende senin zarar etmeni istemiyorum o günün dolar kuru ile bugünün kuru arasında 600 TL fark var.  Bu farkı ikimiz bölüşelim.  Hem sende zarar etmiş olmazsın. Kabul etmezsen hem beni kırmış olursun hem de içim hiç rahat etmeyecek dedi. Kendisinin bu iyi niyetinden dolayı tebrik ettim ediyorum iyi ki varsın iyi ki varsınız.”

-----------------------
Hakemlere görülmemiş tepki

Türk futbolunda hiç şüphe yok ki son birkaç yıldır en fazla tartışılan konuların başında hakemler geliyor. Süper Lig’den en alt liglere kadar hakem hataları, takımların isyanları hemen hemen her hafta futbolun ana gündemi. Zaman zaman da futbol sahalarında ilginç protestoların konusu oluyor hakemler. Birkaç yıl önce Trabzonspor-Galatasaray maçında Trabzonspor forması giyen Salih Dursun’un hakeme kırmızı kart göstermesi uzun süre kamuoyu gündeminden düşmemişti. Trabzonspor kulübü tepkisini bu görüntüyü tişört olarak bastırarak da göstermişti.  Ancak sahalarda bugüne kadar hiç rastlanmayan bir protesto Bursa’da yaşandı.  Bursa’da 1. Amatör Lig 2. Grup'ta mücadele eden Kemerçeşme Kanaryaspor takımı oyuncuları çok ilginç bir eyleme imza attı.  Cihanspor maçının seremonisinin ardından hakemin ilk düdüğü ile birlikte sahada bir ellerini havaya kaldıran, diğer elleriyle ise maçın hakemi Onur Elçin’i gösteren oyuncular saha içinde 1 dakika boyunca bu şekilde durdu. Ardından hakem üçlüsünü alkışlayan oyuncular, sahadan çekilerek soyunma odasının yolunu tuttu. Protesto Türk futbol tarihine geçerken, Kemerçeşme Kanaryaspor’un bu protestosunun kulübe neye mal olacağı ise merak ediliyor.

,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,







 
Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.