SON DAKİKA
Hava Durumu

Hürriyet Köyü gerçeği!

Yazının Giriş Tarihi: 18.01.2023 20:54
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.01.2023 20:54

Hikâye aslında TEKNOSAB’la başlıyor. Daha önce bir itiraz yok. TEKNOSAB gelip araziler değerlenince eski defterler açılıyor. Vatandaş eski defteri açmaz, ama emlakçı açar. Neyse Karacabey Hürriyet Mahallesi ile ilgili bir süredir vatandaşların tepkileri zaman zaman basın yayın kuruluşlarında yer alıyor. 


Karacabey Belediye Başkanı Ali Özkan,  uzun zamandır hedef olmasına rağmen iddialara ve hedef almalara karşı sessizliğini koruyordu. Ta ki Ankara’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a konu ayaküstü ulaşana kadar. Artık bir açıklama yapması gerekiyordu ve o açıklama geldi. 


Ali Özkan’a geçmeden önce konuyu şöyle bir özetleyelim.

Bulgaristan göçmeni 201 aile 1951 yılında bu bölgede arazi satın alıyorlar ve köy kurmaya başlıyorlar. Kuralları var tabii köy oluşturmanın. Meydanı olacak, mezarlığı olacak, okulu camisi vs. Tıpkı şehirde arazinin arsaya dönüşmesi sırasında olduğu gibi ortak alana terk edilmesi gereken alanlar var. Hürriyet köyü halkı da alanın yarısını içinde otlaklar da dâhil olmak üzere terk etmiş geri kalan bölüm de 201 hane arasında pay edilmiş. 


Tarih 1978 yılını gösterirken bölgeye kadastro gelmiş. Kadastroya da bu ortak alanlar işlenmiş.

Ve 2014 yılı.

Bütünşehir yasasıyla birlikte köy tüzel kişiliğine ait araziler, tüzel kişiliğin ortadan kalkması nedeniyle ilçe belediyelerine geçti. Şu kamuoyunda sık sık tartışılan belediyelerin sattıkları araziler var ya? Hah işte belediyeler köylerden gelen arazileri satıyor genel olarak. 


Neyse kanun çıkıyor, araziler belediyelere devroluyor. Aradan bir müddet geçtikten sonra TEKNOSAB tam da bu köyün yanına geliyor. Araziler değerleniyor. Bu arada bölgede yeni yerleşim için arsa gerekiyor, TEKNOSAB için de arıtma kuracak bir alan. Karacabey Belediyesi, yasal olarak mülkünü satışa çıkarıyor. 


Tam da bu noktada Hürriyet Köyü halkı bir anda ayağa kalkıyor. Üstelik köyde yaşayanlardan önce köyde yaşamayanlar başı çekiyor iddiaya göre. Dernek kurup yargı yoluna başvuruyorlar. Yargıdan ret kararı geliyor. Basın yayın kuruluşları devreye giriyor ama sonuç yok. Bir şekilde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ulaşıp kameralar önünde ayaküstü isteklerini aktarıyorlar. Erdoğan’da Hakan Çavuşoğlu’na dönüp sorunla ilgilenmelerini istiyor. 


Konunun Cumhurbaşkanına ayaküstü anlatılmasının ardından Karacabey Belediye Başkanı siyaseten bir kez daha hedef haline geldi. Oysa kanunen bu arazileri devretme hakkı bile yok. Üstelik sadece Hürriyet köyü’nde değil birçok örnekte bu ortak alanların vatandaşın terk alanları olduğu gerçeği de ortada. Hürriyet Köyü halkına bu alanların devredilmesi ancak kanunla olabilir. Fakat 2014 yılından beri uygulamada olan kanuna göre belediyeler bir sürü arazi sattı. Yani fiilen geri dönüşü neredeyse imkânsız bir hal almış durumda. 


Neyse geçelim…


Ali Özkan geçen gün konuyu özetleyen bir açıklama geçti. Başkan Özkan, “Karacabey’de merkezi hükümet, Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Karacabey Belediyesi’nin yaptığı bu ortak çalışmalar birilerini rahatsız etmiş olacak ki Sayın Cumhurbaşkanımıza kadar Karacabey Belediyesi ile ilgili çeşitli spekülasyonlar yapılmıştır. Şikâyette bulunan kişilerin hiçbiri şu an Hürriyet Mahallesinde yaşamamaktadır. Aynı zamanda söz konusu araziler, tarım ve hayvancılıkla hiçbir alakası olmayan, marjinal arazilerdir. Karacabey Belediyesi olarak yaptığımız tüm faaliyetler; yasalara, yönetmeliklere, usule, esasa uygun olarak gerçekleşmektedir” ifadelerini kullandı.

Tüm faaliyetlerin, yasalara ve yönetmeliklere uygun olarak gerçekleştiğini aktardı Ali Özkan ve devamında, “Yaptığımız tüm faaliyetler, dostlarımızı sevindiriyor, hasımlarımızı üzüyor. Şu anda iddia ediyorum ki Türkiye’deki ilçeler arasında aldığı yatırımlarla birinci sırada yer alıyor. Bu çerçevede çeşitli spekülasyonlar da oluyor. Hızlı tren inşaatı sırasındaki faaliyetler, köy tüzel kişiliğinden geçen bir miktar arazimiz, kamulaştırma yoluyla, bedeli Karacabey Belediyesi’ne ödenerek yürütülüyor. Bir taraftan trompet kavşak çalışmaları var, İstanbul-İzmir otoyoluna bölgemizi bağlıyor. Devasa bir proje. Bu çalışmalar için de yine köy tüzel kişiliğinden Karacabey Belediyesi’ne geçen bir miktar arazi, kamulaştırma marifetiyle Ulaştırma Bakanlığına aktarılacak. Daha önceleri de TEKNOSAB’ın arıtma ile ilgili problemleri vardı. Bunun çözülmesi için de herkese açık bir ihaleyle satışını gerçekleştirdiğimiz ve en yüksek teklifi veren TEKNOSAB’a satılması noktasında bu faaliyetler gerçekleşiyor. Ancak Karacabey’de merkezi hükümet, Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Karacabey Belediyesi’nin yaptığı bu ortak çalışmalar birilerini rahatsız etmiş olacak ki Sayın Cumhurbaşkanımıza kadar Karacabey Belediyesi ile ilgili çeşitli spekülasyonlar yapılmıştır. Açıkça ifade etmek istiyorum; Hürriyet Mahalle Muhtarımız Ahmet Kaçar da yanımızda. Ankara’da bu söylemleri gerçekleştiren vatandaşlardan bir tanesi olan ve dernek başkanı olduğunu iddia eden Bayram Efe isimli kişinin, Hürriyet Mahallesi ile tek bağlantısı, daha önce burada ikamet eden bir hanımefendi ile evli olmasıdır. Ayrıca kendisinin emlakçılık faaliyetleri yaptığını duyuyoruz. Yine Ankara’da Bayram Bey ile olan vatandaşların hiçbiri şu an Hürriyet Mahallesinde yaşamamaktadır. Daha önce ailesinden birileri veya kendileri bu mahallemizde yaşamış olabilir ancak şu anda yaşamlarını Bursa’da veya Bursa dışında idame ettirmektedir. Aynı zamanda söz konusu arazilerin, tarım ve hayvancılıkla hiçbir alakası olmayan, marjinal araziler olduğunu ifade etmek istiyorum. Hiçbirinin şu anda burada tarım ve hayvancılıkla ilgili faaliyetleri bulunmamaktadır. Şöyle bir algı oluşturmaya çalışıyorlar: Kendilerini burada zirai faaliyetler yapıyorlar, hayvancılık faaliyetleri yapıyorlar ve Karacabey Belediyesi de onların arazilerine el koyuyor, bunları da yasalara aykırı olarak, üçüncü şahıslara satıyor, ellerinden alıyor şeklinde. Böyle bir durum olmadığını özellikle ifade etmek istiyorum. Karacabey Belediyesi olarak yaptığımız tüm faaliyetler; yasalara, yönetmeliklere, usule, esasa uygun olarak gerçekleşmektedir. Bunu da kamuoyunun bilgisine saygılarımızla arz etmek istiyorum.” ifadelerini kullandı.


Şimdi sesi çıkanın hak aldığı sesi çıkmayanın ayazda kaldığı bir sistemi kimse kabul edemez. Burada konu sadece Hürriyet Köyü değil, Türkiye'deki birçok köyde benzer uygulamalar var. Hürriyet Köyünü farklı kılan durum ise arazilerin bir anda astronomik şekilde değer kazanması. Burada bir başka hedef ise siyasi. Hürriyet Köyü üzerinden Ali Özkan’ın yıpratılması. Bu kadar büyük arazilerin kanunsuz bir şekilde bir belediye başkanı tarafından satılacağını düşünmek bile ahmaklık olur. Tabii ki kanuna nizama göre yapılmıştır bu işlemler. Ancak özellikle konunun sol basın tarafından ve sol siyasetçiler tarafından köpürtülmesi maksatlı olduğunda gözler önüne seriyor.

Sol Belediyelerin köylerden gelen arazileri haraç mezat nasıl sattıkları ortadayken, Hürriyet Köyü üzerinden bir belediye başkanını hedef almak da siyasi kalpazanlıktan başka bir şey olmasa gerek. 
Sonuç olarak herkes görmek istediğini görüyor.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.