SON DAKİKA
Hava Durumu

İhanet değil de ne?

Yazının Giriş Tarihi: 15.09.2021 19:45
Yazının Güncellenme Tarihi: 15.09.2021 19:45

Türkiye’yi silahla işgal edemeyenler içerdeki algı ajanlarıyla kültürel işgal için elinden geleni ardına koymuyor. 
Yıllardır İslam’a ve Türk kültürüne yönelik sistematik saldırılar son günlerde çok daha hızlı bir şekilde yükselmeye başladı.  Günlerdir Diyanet üzerinden İslam’a saldıranlar saçma sapan argümanlarla Türk milletinin sinir uçlarını kaşıyarak o çok istedikleri iç savaş ya da karmaşaya yönlendirmek kaos planlarını gerçekleştirmek için büyük gayret gösteriyor. 
İşte daha birkaç gün önce Edremit’te bir grup azgının Türk kadınına ve Türk milletine resmi bir törende yaptıkları çirkin benzetme ve saldırırın yankıları bitmeden bu kez İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin direkt Türk kültürünü hedef alan rezilliği gündeme bomba gibi düştü. 


Semazenler ve Sema İslami bir ibadet ya da gösteri değildir. Tamamen Türk kültürünün bir rengidir. Yani İslam dininin bir ritüeli değildir. 
Mevlana ve onun felsefesi üzerine yüzyıllardır gelen bir geleneksel renktir. Muhtemelen bu tezgâhı kuranlar konuyu İslam’la bağdaştırmak istediler. Bir taşla çok kuş vuracaktılar.  
Türk kültürüne saldırı da dinimize olan saldırılarla eş değerdir. Toptan Müslüman Türk milletini inancıyla ve kültürüyle hedef alıyor. Ve bu saldırıların altından hep CHP’yi işgal eden ve asla CHP’nin tabanının temsil etmeyen dar grubun çıkması da şaşırtmıyor kimseyi. 
İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen Yerel Yönetimler Dünya Teşkilatı Kültür Zirvesi'nin gala gecesinde semazen temasıyla yapılan ve üzeri çıplak dansçı sahne alıyor. 
Türk kültüründe onlarca sahnelenecek renk varken ve semazen gösterilerinin orijinali zaten başlı başına devasa bir kültürel değerken… Çıplak semazen gösterisinin tek bir hedefi var.

Türk kültürünü değersizleştirmek!


İzmir’in kurtuluşunu valsle kutlayan, Yunan kültürünü kente hâkim kılmaya kalkan Tunç Soyer ve ekibinden başka bir tavır beklemek de ahmaklık olur zaten. 
Şimdi şunun altını çizerek devam edelim. CHP’de görev alan ya da gönül vermiş bir çok mert, dürüst ve milletin değerlerine inançlarına bağlı insanlarımız var. 
Tabanın önemli bir kısmı da bu insanlardan oluşuyor. Ancak ne yazık ki CHP üst yönetimini esir alan çarpık zihniyetli grubun ortaya koyduğu bu rezillikler en çok da o insanları aslında hedef alıyor. Yıllardır partilerinin iktidara gelmesi için mücadele eden bu insanlar ne yazık ki bu zihniyetin partilerini esir alması yüzünden kendilerini anlatmakta bile zorlanıyorlar. 
Şimdi zihniyeti anlamak için azıcık açalım. 
Her adımıyla hem Türk kültürü hem de bu ülkenin inançlarını hedef alan İzmir’in belediye başkanı Tunç Soyer,   12 Eylül 1980 darbesi döneminde Ankara Sıkıyönetim başsavcısı Nurettin Soyer'in oğlu. İşkenceleri ile anılan Nurettin Soyer’in oğlu da belli ki dibine düşmüş. Ülkücü düşmanı ve işkencesi Soyer’in oğlu da her defasında Türk’e olan düşmanlığını bu şekilde gösteriyor. 
CHP’nin tabanı ve bu ülke bu zatları hak etmiyor. İzmir seçmeninin ve CHP tabanının bir sonraki seçimde bu zihniyete iyi bir şamar atması şart! 
İslam’a ve Türk kültürüne yönelik bu saldırılar ihanet değil de ne? 



Osmangazi’de kira krizi!


Pandemi döneminde en büyük sıkıntıyı çeken sektörlerin başında hiç şüphesiz esnaf geliyor. İşte sene başında İçişleri Bakanlığı belediyelere genelge göndererek kiralar noktasında gereken kolaylığın sağlanmasını istemişti. 
Osmangazi Belediyesi’nin 225 kiracısı bulunuyor bu kapsamda. Dükkanı kapatanlar için kira alınmaması, paket servis yapan ya da açık olanlardan da yüzde 50 kira alınması kararlaştırılıyor. Komisyon kurularak kiracılarla ilgili durumun tespiti yapılıyor ve konu meclise geliyor. Mecliste bu yönde bir karar alınıyor. 
Durum buraya kadar normal görünüyor. Ancak Mayıs ayında 17 günlük tam kapanma da göz önünde bulundurularak yeniden bir tespit yapılması gündeme geliyor. Tespit yapan iki zabıtadan biri aynı olmasına rağmen Mayıs ayında yapılan tespitte tam 117 esnaf çalışmıyor olarak rapora yansıyor. 
3 ay arayla yapılan iki tespitte bu kadar değişimin olması çok normal görünmüyor. Muhalefet itiraz ediyor duruma tabi. Bu geçerse yarın öbür gün sıkıntı olur dahası vatandaşlar arasında adaletsizlik oluşur diyorlar. İtirazla konu meclis gündeminden çekiliyor ancak son mecliste yeniden aynı şekliyle gelip oy çokluğu ile çıkıyor karar. 
Osmangazi’de esnafın dükkânında sinek uçsa yıllarca zabıta müdürlüğü yapmış ve bugün de zabıtadan sorumlu başkan yardımcısı olan Erkan Albayrak bunu bilir. Net bir şekilde Osmangazi’deki tüm esnafa hakimdir. İsim isim, sokak sokak hepsini bilir ve ne yaptığını da bilir. Erkan Albayrak’ın 3 ayda ne değiştiğini çıkıp anlatması ve izah etmesi gerekir. 
Belediye Başkanı Mustafa Dündar’ı böylesi tartışmalı bir konunun içinde bırakması doğru olmaz. Malum Osmangazi’de yaşanan her şey belediye başkanına fatura edilir. Ancak Mustafa Başkanın hangi esnaf kapalı hangisi açık bilmesine imkan yok. Görev verdiği kişilerin hassasiyet içinde bu işi yapmaları gerekir. Kapalı olarak gösterilen esnaflar arasında otopark ve eczane gibi hiç inandırıcı gelmeyenlerin olduğunu da aktaralım.  Soru çok basit ve cevap beklediğimiz kişi Erkan Albayrak!

Bakalım yanıt gelecek mi?


 

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.