SON DAKİKA
Hava Durumu

İP’in bildiği ve açıklayamadığı bir şey mi var?

Yazının Giriş Tarihi: 24.02.2021 21:22
Yazının Güncellenme Tarihi: 24.02.2021 21:22


Bursa’da son bir yıldır bulduğu her şey için eylem yapan İP, kamuoyu gündemine fikirlerle değil tiyatral eylemlerle gelmeyi tercih ediyor. 
Kuruluş yapısı itibariyle zaten ideolojik bir sistematiği olmayan, dönem partisi hüviyetindeki İP, siyasette var olmak için ipine sıkı sıkıya sarıldığı CHP ve onun başını çektiği Millet İttifakı içerisinde kendini var edebilmek için enerji harcıyor.
 Bu nedenle de aslında yola çıkış ilkelerini bir kenara bırakarak ne olursa olsun bir yerde duralın çabasıyla yoluna devam ediyor. Bakalım bu yol onları nereye kadar götürecek. 
İP son eylemini Kestel’de yaptı dün. Burada hobi evi olan bir kısım vatandaşın yapı kayıt belgelerinin iptal edilmesi ve yıkım kararı alınmasını protesto ettiler. 
İmar Barışı ile ilgili süreç gayet açık ve net yürümüştü. Devlet herkesin başvurabileceğini ancak eksik ya da yalan bilgi verilmesi durumunda verilen belgelerin iptal edileceğini duyurmuştu. Ayrıca yine mera, sit benzeri alanlar için de istisnaları ortaya koymuştu. 
Tabi burada bir haksızlık varsa herkesin protesto etme hakkı var. Buradaki vatandaşların da mağdur olmuş olabileceklerini göz ardı etmiyoruz.
Zaten takıldığımız nokta da tam burada başlıyor. 
İP İl Başkanı yaptığı açıklamada, "Yasaların, yönetmeliklerin güçsüzlere gelince acımasızca uygulanması kabul edilemez. Burada bir rant söz konusu mudur ki, vatandaş göz göre göre mağdur ediliyor? Devlet hobi bahçelerindeki barakaların peşine düşeceğine, Bursa Ovası'nda tarım alanlarına yapılan devasa sanayi tesislerini görsün" şeklinde konuştu. 
Ama İP o kaçak olduğu iddia edilen devasa sanayi tesislerinin önünde daha bugüne kadar eylem yapmadı. Ne kadar ilginç değil mi?
Ama daha ilginci Kestel İlçe Başkanı Emin Elüstü’nün sözleriydi…
Kestel Belediye Başkanı Önder Tanır’a seslenen Elüstü, "Sn. Başkan sen kaçak yapılarla mücadele edeceksen, önce kaçak villa ve şatolardan başla, sıradan vatandaşın üç kuruşluk hobi bahçelerindeki konteynerlerinden değil” ifadelerini kullandı.
Kaçak villa ve şatolardan bahsediyor İP’in temsilcileri, kimlerin o villa ve şatolar? Bu eylemi mesela o söyledikleri kaçak villa ve şatoların önünde yapsalar daha etkili olmaz mıydı? 
Belli ki şatoların sahiplerini biliyorlar ama isim zikretmekten imtina ediyorlar. 
Örneğin oradaki villalardan biri Alinur Aktaş’a ait olsa dünyayı ayağa kaldırırdılar. Ya da mesela Davut Gürkan beyin memleketi Kestel. Davut beyin şatosu olsa kıyameti koparırlardı. 
Mesela Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ağzına geleni söylüyor İP temsilcileri. Kestel’de kimin şatosu var onu söyleyemiyor. Mahcup mahcup kaçak şato ve villa tanımıyla yetiniyor.
Belli ki o isimleri açıklamak istemiyor dillendirme niyetleri yok İP’lilerin. Ama iki baraka için kıyamet koparırken onlardan bahsetmemek ayıp olacak utanmışlar mahcup bir şekilde sadece öylece bir geçmişler. 
Ne diyordu İP İl Başkanı, “Gücünüz güçsüze mi yetiyor”. Evet, o halde biz de soralım; “ İP’in göçü de Kestel Belediye Başkanı Önder Tanır ile Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’a mı yetiyor?”
Maden kaçak villa ve şatolar var siyaseten milletin hakkını hukukunu arıyorsunuz, o halde kanun tanımaz villa ve şato sahiplerini de açıklayın da millet bilsin!
Ya da bu baraka işini belki de o kaçak şatolar yıkılmasın diye köpürtüyor olabilir mi İP? Malum şeytan ayrıntıda gizlidir! Buradan da bakılınca hiç de fena bir yöntem gibi gelmedi iyi mi?



Genel merkez Karaca’yı yok mu sayıyor! 
CHP Bursa’da İsmet Karaca ile vekiller arasındaki bazen gizli bazen açık savaşa Ankara’da dâhil oldu ya da öyle görünüyor. 
Nereden çıktı bu da şimdi? 
Anlatayım…
Bursa Milletvekili Erkan Aydın’ın organizasyonuyla CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Bursa’daki hemşehri derneklerinin temsilcileriyle video konferans yöntemiyle bir araya geliyor. Bu durum İsmet Karaca ve yönetimini oldukça rahatsız ediyor.
İddia şu…
Bu buluşmadan Karaca ve il yönetiminin hatta Lale Karabıyık’ın haberi yok! Lale hanımın bu durumdan haberdar olmadığına pek inanasım gelmedi. 
Gününün büyük kısmını başkanlık makamı civarında geçiren Lale hanımın genel başkanın programından haberdar olmaması öyle inanılacak gibi bir iddia değil. 
Ancak Lale Hanım mücadeleci siyaseti sevmiyor. Tıpkı üniversitede olduğu gibi saatli üzerine düşen görevleri tamamlayıp akşam 5’te memuriyetten gelen alışkanlıkla evinin yolunu tutmayı seviyor. 
Bu nedenle de bu tartışma ve kavga ortamlarına girmektense bilmiyorum duymadım yöntemini sık sık uyguluyor. 
İl başkanının bu durumu bilmiyor olması ise kabul edilemez. Bu öncelikle genel merkezle iletişiminin en azından başkanlık katıyla iletişiminin olmadığını gösterir. Genel merkez böyle bir organizasyonu il başkanlığıyla teyitleşmeden yapıyor. 
Bu durum İsmet Karaca’ya git demek. Gitmezsen seni alacağız demek anlamına da gelebilir. Zaten 5 milletvekilinden 4’ü ile arası olmayan ve sadece Nurhayat Kayışoğlu ile iletişim kurabilen Karaca, Bursa’da örgütünü toparlamakta oldukça zayıf kalıyor. 
İktidara aday bir partinin il başkanı mevcut 5 vekilden 4’ünü il başkanlığına getiremiyor. Güler misin ağlar mısın? Gerçekten trajik bir hikaye. 
Ancak tabi İsmet Karaca asla istifa etmez. Bu durum sürdürülebilir mi bilinmez. Milletvekilliği için var gücüyle koltuğa sarılan Karaca’yı gerçekten zor bir süreç bekliyor. Bakalım vekiller ve örgüt mü Karaca ve ekibi mi kazanacak bu savaşı?

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.