SON DAKİKA
Hava Durumu

Kaymakamlar nerede?

Yazının Giriş Tarihi: 03.06.2020 20:25
Yazının Güncellenme Tarihi: 03.06.2020 20:25

Kaymakamlar…

Devletin millete en yakın görevlileriydiler. Dağ başındaki Mehmet Efendi de kasabanın en önde gelen adamları da aynı saygı ile aynı rahatlık ile kapılarını çalar, dertlerini iletir çare bulmasını ister ve çare bulurlardı.

Kaymakam makamında oturmaz köy köy gezer ilçenin tüm sokaklarını bilir, yaşlısını gencini tanır, onlarla geçirir tüm gününü. Ama artık maalesef böyle kaymakam tiplerine rastlamak mümkün değil.

Muhabirliğe başladığım 1990’lı yılların ikinci yarısından Bursa’nın her ilçesinde görev yapan kaymakamları kamuoyu tanırdı.

Kaymakamları ilçedeki vatandaşların da kahır ekseriyeti tanır, başı dara düştü mü soluğu onun yanında alırdı.

Bugün geldiğimiz noktada kişisel ikbal kaygısı milletin derdiyle ilgilenme arzusunun ve görevinin önüne geçmiş durumda maalesef.

Düşünün ki Bursa’da kamuoyu gündemine gelmiş son yıllarda öne çıkmış ve halkın gönlünü kazanmış bir isim hatırlamakta güçlük çekiyoruz.

Milletin en çok ihtiyaç duyduğu dönemde salgın sürecinde sokakta milletin yanında Kaymakam gören oldu mu?

Önümüzde ajanslardan gelen haberler, sosyal medya internet hepsini tarıyorum. Yok Allah yok.

Bugün kaymakamlık makamında görev yapanların büyük bir kısmının tek düşüncesi hiçbir sorun olmadan süresini tamamlayıp olası ilerideki valiliğinin önüne geçebilecek bir durum oluşmasın diye adeta yürekleri oynuyor.

Bugün halka ilgilenen onlarla sevinen onlarla üzülen bir halk adımı kaymakam tipi görmek gerçekten zor.

Yakın bir gelecekte Valiler kararnamesi bekleniyor. Bursa’da da bildiğimiz bazı kaymakamların valilik beklentisi var.

Millet ıstırap çekerken ortalarda görünmemeleri, bu durumları idare ederek geçiştirmelerinin ana nedenlerinden birisi maalesef bu.

Oysa milletin gönlünü kazanan, milletin derdiyle dertlenen kaymakamlardı efsane olan. Yüzlerce vali görev yaptı bu ülkede on binlerce kaymakam. Ancak millet için mücadele edenler hoş seda bıraktı.

Bugün hala Recep Yazıcıoğlu ismi dillerden düşmüyorsa bunun yegane nedeni devletin kaymakamı ve valisi olarak milletin yanında millet için görev yapmış olmasından başka bir şey değil.

İkbalini düşünüp daha üst görevler için sessizliğe bürünse ve etliye sütlüye dokunması bugün o dönem görev yapan birçok vali gibi ismi bile okunmayacaktı.

Oysa o hep milletten yana millet için devlet için ikbal kaygısı duymadan hareket ettiği için ölümünden yıllar sonra bile milletin sevgilisi durumunda.

Bugün geriye dönüp bakıldığında eskilere sorunca size bir nefeste bir çok vali ve kaymakam ismi sayarlar hizmetleriyle birlikte.

Oysa maalesef son birkaç yıllık süreçte Bursa’da hizmet etmiş isim saymak mümkün olmayabilir bile.

Bugün hangi ilçeye giderseniz gidin yoldan çevirdiğiniz her on kişiden bir tanesi ya bilir ya bilmez ilçe kaymakamının ismini. Bir kez görmemiştir.

Devlet kaymakamdır oysa. Millet bir belediye başkanını bilir bir de kaymakamı. Ve millet en nihayetinde Kaymakamdan bekler derdine dermanını.

Yasak savma tadında yapılması gereken toplantıları yapıp, iki görüntü vererek iz bırakmak mümkün değil. Olmuyor da.

Keşke kaymakamlarımız hep sokakta hep milletin yanında hep milletin dertleriyle meşgul olsa.

Keşke o ilçenin velisi de delisi de Kaymakamın kankası olabilse…

Keşke o kentin büyükleri kalkın kaymakama kahve içmeye gidiyoruz diye çat kapı gidecek samimiyeti görse. Keşke öğrenciler oyun oynarken onlara kaymakamları da eşlik etse.

Keşke yeniden kaymakamlarla halk bütünleşip birlikte imeceler yapsa, sıkıntıları el birliği ile çözebilse…

Kaymakamlar hareketlendiğinde kamu kurumları da koşar…

Devletin kişisel ikbal uğruna sadece protokol etkinliği yapan kaymakamlara ve bürokratlara değil milletle uzum omuza yürek yüreğe bilek bileğe mücadeleye omuz veren adamlara ihtiyacı var!

Urganı göze alamayan boyun tasmaya mahkumdur!

Ölümü ağlatan yiğitler... Selam darağacı...

Koğuşta 22 tane Ülkücü var, ceplerindeki para bir kefen almaya bile yetmiyor.. Ceza evi terzisi geliyor "Bu gece Halil Esendağ ile Selçuk Duracık'ı asacaklar, haberiniz olsun!" diyor..

Koğuş sessiz, çıt çıkmıyor; diller lâl olmuş, yüzler donuk..

Toplanıyor tüm koğuş, dillerde Kur'an, gönüllerde iman..

Yürüyorlar darağacına, yanyanalar; savaşırken de, ölürken de..

Kur'an-ı Kerim okudu ikisi de, helallik istediler, tekbirler getirdiler. Sonra Selçuk'a döndü Halil: "Önce seni assınlar Selçuk, sen bana dayanamazsın!"

Önce Selçuk yürüdü yağlı urgana; mertçesine, yiğitçesine, Türkçesine, dirilircesine.. Tabureye çıktı, yağlı urganı geçirdiler boynuna. Arkasına döndü, helallik istedi celladından. Sonra vurdular altındaki tabureye.. Sallanıyordu Selçuk, ölürken dirilircesine, dirilirken yiğitleşircesine.. Sallandı, sallandı; Kıble'ye doğru dönmüştü ki yüzü, o an durdu.. Herkes şaşkın, tesadüf diyenler, dalga geçenler çoğunlukta..

Sonra Halil geldi, dilinde "Allah-u Ekber" sesleri, yürürken attığı vakur adımları.. Yağlı urganı geçirdiler boynuna, sonra Kelime-i Şehadet getirdi.. Celladına döndü, o da helallik istedi.. Ve bir tekmeydi bir koç yiğidin daha ebediyete göç etmesine sebep olan.. Sallanıyordu Halil de, Başbuğ'u görürcesineydi yüzündeki tebessüm.. Sallandı, sallandı; Kıble'ye döndü yüzü ve bir bıçak gibi kesildi hareket edişi.. Kıble'ye dönmüştü artık, Selçuk gibi durmuştu cansız bedeni..

İnfaz erkanı şaşkın, titrek, tedirgin..

"Nasıl olur bu?" sorusu ile inliyor her yer, içlerinden birisi çıkıyor bir adım ileri, işaret parmağını kaldırıyor havaya ve avazı çıktığı kadar bağırıyor, meraklı gözlerle bakanların suratına:

"Vallahi bunlar ŞEHİT, Vallahi bunlar ŞEHİT!" Ruhları şâd olsun mekanları cennet olsun

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.